HACI BAYRAM-I VELİ
HACI BAYRAM-I VELİ

“Ben, 1919 yılı mayıs içinde Samsun’a çıktığım gün elimde, maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk Milleti’nin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete,Türk Milleti’ne güvenerek işe başladım…

Milletimiz çok büyüktür.Hiç korkmayalım.O, tutsaklık ve aşağılığı kabul etmez…””her şeye rağmen muhakkak bir nura doğru koşmaktayız.Ben de bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız memleket ve milletim hakkındaki sınırsız muhabbetim değil; bu günün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik gördüğümdendir.”24 Mayıs 1918 Mustafa Kemal

Mustafa Kemal ,19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak bastığı zaman, vatanın kurtuluşu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için en çok güvendiği ve inandığı, Türk gençliği ve tarih boyunca bağımsızlığına önem veren Türk Milleti olmuştur.
Kurtuluş Savaşımızda verdiğimiz Millî Mücadele ruhunu,Türk Milleti’nin vicdanını dolduran yüksek ve manevi kuvveti, bütün derinlikleriyle anlamak için, Mustafa Kemal Atatrük’ün Büyük Söylev’ini, baştan sona duyumsayarak, defalarca okumak,anlamak ve anlatmak gerekmektedir.
İngiliz yazar Arnold J.Toynbee, Ekim 1929 ‘ da “Ayın Tarihi’ne yazdığı bir yazıda şöyle demekte: “Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarını 1920-1922 savaşındaki pek çok nispetsizliklere karşı zafere eriştiren kahramanca ruhun, bugün başka yönlere çevrilmiş olarak güçlülüğünü koruduğunu ’da hissettim.Yeni ruh ,varlığını ’da coşkunca sürdürüyor.”
“Ulusal varlığımıza düşman olanlarla dost olmayalım… İnancımıza,ülkümüze ve geleceğimize yan bakan her bireyi düşman saydığımız gün, ulusal benliğe uzanacak her eli şiddetle kırdığımız, ulusumuz önüne dikilecek her engeli derhal devirdiğimiz gün,gerçek kurtuluşa erişeceğiz. Ve sizler gibi aydın ,kararlı,imanlı gençler sayesinde bu kurtuluşa ulaşacağımıza inanabiliriz.” 1923 (Atatürk’ün S.D.II.s.143)
Atatürk ,I9 Mayıs 1919 ‘dan itibaren 1927 yılına kadar olan sürede ,Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve gelişme aşamalarına ait temel bilgi ve belgeleri, 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında, toplam 36.5 saatte Ankara’da verdiği söylev’de toplayarak tarihimize ışık tutan temel kaynağı sayfalarla yazmıştır.
“Ulusum için ve gelecekteki evlatlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem, kendimi mutlu sayacağım” diyerek; Gençliğe Hitabesi’nde gençlerin üzerine düşen görevleri ifade ederek Söylev’ini tamamlamıştır:
Ey Türk Gençliği ! Birinci vazifen Türk istiklâlini ve Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir…Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, Türk gençliğinin kutsal andıdır. İlk iki cilt bilgiler, üçüncü cilt belgelerden oluşan SÖYLEV, tüm yurttaşlarımızın ve özellikle gençlerimizin görev ve sorumluluk belgesidir.Ulusumuzu yarınlara taşıma sorumluluğu olan gençlerimizi, ulusal bilgi, bilinç,yetenek ve onurla donatmalıyız.
“Memleket ve nillet hizmetinde baş olmak isteyenlerin ilham kaynağı,milletin gerçek duyguları ve emelleridir. Her türlü başarı sırrının ,her çeşit kuvvetin,gücün gerçek kaynağının milletin kendisi olduğuna inancımız tamdır.”
Milletine inanarak ve güvenerek 19 Mayıs 1919 ‘da Samsun’a çıkan ve Kurtuluş Savaşı’nı başlatarak zaferle sonuçlandıran büyük önder, “bizim yolumuzu çizen ,içinde yaşadığımız yurt,bağrından çıktığımız Türk milleti ve bir de milletler tarihinin binbir felâket ve elem kaydeden yapraklarından çıkardığımız sonuçlardır” diyen Mustafa kemal ,hayatı boyundaca Türk Milleti’nin vicdanından aldığı ilhamla ilerlemiş ve “Giriştiğimiz büyük işlerde, milletimizin yüksek yetenek ve yüksek sağduyusu başlıca rehberimiz ve başarı kaynağımız olmuştur.” diyerek, halktan gördüğü sevgi, itimat ve güven karşısında mutlu ve bahtiyar olduğunu ifade etmiştir.
MÇD Çankayşek, Atatürk’ün hayatı ve eseri yalnız Türkiye için değil,dünyanın bütün hür ulusları için de ilham kaynağı olmakta devam edecektir” demiştir.
“Gençler! Vatanın bütün ümidi ve geleceği size,genç kuşakların anlayış ve enerjisine bağlanmıştır”…Milletin bağrından temiz bir kuşak yetişiyoır.Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkada kalmayacak!”
Manevi kızı Sabiha Gökçen, Atatürk için diyor ki :” Son derece duygulu ve nazik bir kişiliği vardı.Çocuklar ve gençleri çok sever, zaman zaman onlarla çocuklaşırdı; ama her kelimesi, her cümlesi eğitici bir mesaj taşırdı.”
H.Nusret Zorlutuna “Gazi” şiirinde, Türk çocuklarına seslenmekte:”Türk Çocuğu! iyice bak ve tanı;/İstiklâl güneşi bu baştan doğdu…/Türk kızı, yüksel de göklere kadar,/Altın yıldızlardan işle bir çelenk;/Ayın bahçesinden çiçekler kopar,/Gazi’nin önüne ser,ışık ve renk.”
Daily Telgraph (İng.) gazetesinde 13 Kasım 1938’de,”Atatürk,Türk ulusunun ruhunda Türk bayrağı gibi dalgalanan bir baştı” ifadesi yer almıştır.
Fransa Cumhurbaşkanı C.De Gaulle, 25.10.1968’de Anıtkabir şeref defteirne şunları yazmış: “Bütün ünlüler arasında Atatürk,en büyüğüne nail oldu. Ulusunu çağdaşlaştırma ünü…”
ANITKABİR’de, Ulusumuzun ve devletimizin var oluşunu belgeleyen kavramların anlatıldığı on adet kuleden ilki olan “İSTİKLÂL KULESİ”nde, elinde kılıçla ayakta nöbet tutan bir genç ve kayaya konmuş bir kartal kompozizyonu ile Atatürk’ün “YA İSTİKLÂL, YA ÖLÜM” sözü yer alır.
Bütün dünyada, devlet adamlarına ve uluslara ilham kaynağı olan Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi sonrasında Mazhar Müfit ile yaptığı sohbette şunları söylemiştir: ” Başımıza neler örülmek istenildiği ve nasıl mukavemet ettiğimiz ve daha doğrusu milletin arzu ve emellerine uygun ve onun yardımlarıyla nasıl çalıştığımız görülmeli ve gelecek nesiller için ibret ve intihabı mucip olmalıdır.Zaten her şey unutululur.Fakat biz her şeyi gençliğe bırakacağız, o gençlik ki hiç bir şeyi unutmayacaktır; istikbâl ümidinin parlak çiçekleri onlardır…
BÜTÜN ÜMİDİM
GENÇLİKTEDİR.”
” Her çeşit spor faaliyetini, Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lazımdır. Ben sporcunun zeki,çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim “diyen Atatürk, Cumhuriyetin Onuncu Yıl Nutku’nda,yaptıklarını özetleyerek geleceğe yönelik hedeflerimizi ve görevlerimizi de belirlemektedir:”…”Millî kültürümüzü,muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir.”
Türk tarihinin dönüm noktası olan 19 Mayıs günü, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı , “Gençler! Cesaretimizi takviye ve devam ettiren sizsiniz” diye seslenen , büyük önderimiz ATATÜRK’ü anlama , anlatma ,ulusal bilgi ve bilincimizi gönül birliği ile bayraklaştırma zamanıdır. Ulusal ve ülkesel birlik ve bütünlüğümüze güç versin.Kutlu olsun.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...