Ana Sayfa Politika Bunların tamamı seçim öncesi atraksiyondur

Bunların tamamı seçim öncesi atraksiyondur

52
PAYLAŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ne Kürt sorunu, artık böyle bir şey yok”  açıklamasını değerlendiren Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Şunu merak ediyorum Kürt sorunu yoksa hükümet  hangi adımları niye atıyor, bu süreci niye yürütüyor? Onları da Başbakanın, Cumhurbaşkanına sorması lazım. Kendi aralarında nasıl bir rol dağılımı yaptılarsa artık, birisi Kürt sorunu yok diyor, öbürü Kürt sorununu çözmek için adım atacağız diyor. Bunların tamamı seçim öncesi atraksiyondur” dedi.

Demirtaş, HDP Genel Merkezi’nde Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu heyetini kabul etti. Kabul öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ne Kürt sorunu, artık böyle bir şey yok” şeklindeki açıklamalarına ilişkin, “Hiç bir etnik grup sorununu dile getrimesin düşüncesindedir. Fakat ülkenin özgürlük, demokrasi sorunları var. En büyük sorun da bugün tekleşme, diktatörleşme, baskı ve otorite sorunudur. Bu sorunun adı da sorunudur. Bize göre  şu anda Türkiye’nin en acil en ciddi sorunudur bu. İnşallah 7 Haziran’da bu sorunu biz çözeceğiz” dedi. Öcalan’ın, 21 Mart’ta Diyarbakır’da Nevruzda okunacak olan mesajına yönelik Demirtaş, “Nevruzda hangi kapsamda bir çağrı yapılacak onu henüz bilmiyoruz. Nevruzdan önce yazılı bir metin hazırlanacak. Zaten  İmralı’da bu konuda bir tartışma yürütüldü. Nevruz mesajı Nisan ayında bir kongre toplanılması gibi bir çağrı içermiyor.  Bugüne kadarki niyet beyanlarının çok daha güçlü bir şekilde vurgulanmasını bekliyoruz. Başka ne çağrılar içerir bunu metin okunduğunda göreceğiz” dedi. Öcalan’ın 21 Mart’ta okunacak olan mesajının yazılı mı görüntülü mü olacağı tartışmalarına değinen Demirtaş, şunları kaydetti:
“Hükümet bütün bu tartışmaları bizim ortaya attığımızı iddia ediyor. Oysa İmralı’da aylardır tartışılan bir mevzuydu be bu bizim bir beklentimiz, bizim bir talebimiz, bizim bir dayatmamız ve ısrarımızdan çok İmralı’da konuşulan bir mevzuydu. Dolayısıyla HDP sanki bu konularda zorluk çıkartıyor gibi yansıtılması haksızlıktır. Sonuçta mesaj nasıl verilirse verisin bizim içiçn mesajın içeriği önemlidir .Ama görüntülü ve sesli olması kamuoyunda bu mesajın etki gücünü arttıracaktır. Biz bunu desteklemiştik. Hükümet karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar misali İmralı’da söylenen her şeyi İmralı çıkışında  inkar ediyor. İmralı sonrası toplantılarında, kapalı toplantılarda çoğu zaman mutabık kalınan konuları kamuoyunun huzuruna çıktıklarında red ediyorlar. Bu da hükümetin güvensizlik mevzusunda kendi durumunu daha da derinleştiriyor. Daha da ciddi bir kriz haline dönüştürüyor. Biz her şeye rağmen barış sürecinin ilerlemesi gerektiği kanaatindeyiz. HDP olarak buna  katkı sunacağız. Çünkü bu ülkenin her şeyden önce barışa ihtiyacı var. Akan kan durmuşken bunun kalıcı hale getirmek hepimizin boynunun borcudur. Biz AKP’nin eksiğine, gediğine, samimiyetsizliğine rağmen, süreci seçime kurban etme niyetine rağmen, seçim dönemi milliyetçi söylemlere sarılıp oy devşirme niyetine rağmen barış bu süreci yürüteceğiz. AKP’ye güvenerek bunları söylemiyorum. AKP’ye dönük  güvensizliğimizin yeni olmadığını herkes biliyor. Bu güvensizliğimiz sürüyor. HDP olarak biz AKP’nin barış, özgürlük konusunda hiçbir politikasına güvenmiyoruz.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam