– Boksun sporla filan alakası yok. İki kişinin binlerce seyirci önünde birbirini kıyasıya dövmesi spor değil, polisiye bir olaydır. Sokakta iki kişi birbirine böyle girişse taammüden adam öldürmeye teşebbüsten yargılanırlar.

– Aynı şekilde tekvando ve judo karşılaşmalarını izlemekten de hiç zevk almıyorum. Tekmelerin havada uçuşmasından herhalde birileri bir şeyler anlıyordur. Bu kulunuz hiçbir şey anlamıyor. Televizyonda karşıma böyle karşılaşmalar çıktığında uzaktan kumanda aleti yardımıma koşuyor hemen.

– Ata sporumuz diye yere göğe koyamadığımız güreş de sanırım miadını çoktan doldurdu. İki kişinin birbirine sarılarak dakikalarca itişip kakışmasını güreşçilerin antrenörleri ile aileleri dışında merakla izleyen bir kişi var mıdır Allah aşkına?

– Ve tabii halter… Böyle spor mu olur kardeşim? Yüzlerce kilo ağırlığındaki demir parçaları ıkına sıkına, çoğu zaman mosmor olarak ( ve elbette bazen ciddi şekilde sakatlanarak) kaldırmaya kalkışmayı kim spor diye icat ettiyse İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargılanması gerekir.

– Kılıçla yapılan dövüşe eskrim diyorlar biliyorsunuz. Ortaçağdan günümüze gelen bir sözde spor. Bizde bile koskoca federasyonunu kurmuşlar. Ne olimpiyat ruhuyla, ne barış-kardeşlik duygularıyla ilgisi var. Bu manasız sporla da vedalaşmak zamanıdır artık. Ortaçağın tıbbını, hukukunu uyguluyor muyuz ki, sporuna bu kadar merak duyuyoruz?

++

Devletin elinde hazır kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi varken, bu sporları hayatımızdan çıkarmalı…

Bu sporların yapılması için kurulan federasyonlara ülkenin sınırlı kaynakları zorlanarak dev bütçeler ayrıldığını da unutmamak gerekiyor.