ABD’nin -PYD’ye makineli tüfek, bomba ve füzelerle donatılma özelliği taşıyan 200 adet zırhlı araç göndermesi ve bu yardımların süreceğini açıklaması beni hiç şaşırtmadı.

Bu ülkenin amacı, Ortadoğu’da kendine bağlı Kürdistan devletini kurmaktır. Bunun için de Türkiye, Suriye, Irak ve İran’ın bölünmesini istiyor.
Önümüzdeki aylarda PKK-PYD’ye en gelişmiş uçakları ve helikopterler göndermesi de sürpriz sayılmamalı.
Söz konusu zırhlı araçlar, makineli tüfekler, bombalar, füzeler ile gelmesi muhtemel savaş uçakları ve helikopterler, Suriye’deki operasyon tamamlanınca emin olun Türkiye’ye karşı kullanılmaya başlanacak.

Kendimizi, “PYD-PKK’ya yapılan yardımların kararı Trump öncesinden alınmıştı. Trump bunları önleyecek. Sakin olup bekleyelim” diye kandırmanın manası yok.
ABD’de esas olan devlet politikasıdır. Başkanların yönetim açısından üslup farkları olsa da nihai hedefleri değişmez.
Ortada yıllar önce ABD’nin ortaya koyduğu BOP yani Büyük Ortadoğu Projesi var. Bu proje gereğince Ortadoğu haritası yeniden çizilmek isteniyor.
Söz konusu haritada Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz elimizden alınıyor.

80 milyon nüfusa ulaşan, güçlü ekonomisi ve askeri varlığı olan Türkiye’nin bir şekilde küçültülmesi, kabuğuna çekilmesi, etkin, sözü geçen ülke olmaktan çıkarılması amaçlanıyor.
PKK-PYD’yi yıllardır beslemelerinin, bizi durup dururken Esad rejimine karşı kışkırtmalarının, Rus uçağını düşürmemize yol açmalarının, 15 Temmuz darbe girişiminin, Yunanistan’ın darbeci askerleri geri vermeyişinin arkasında hep bu anlayış var.

Peki, ne yapılabilir?
ABD düşmanlığı, ABD-PKK-PYD işbirliği ayan beyan ortadadır.
Öyleyse, bir düşmana karşı nasıl hareket edilmesi gerekiyorsa öyle hareket edilmelidir.
İlk yapılacak hamle, İncirlik Üssü’yle ilgili tasarrufa gitmek olabilir.
Bunun ardından ABD’den silah alımını durdurmak gelebilir.

Talihsizliğe bakın ki, böyle kritik bir dönemde biz referandum derdindeyiz, evet-hayır kavgasındayız.