Ana Sayfa Yazarlar Bugün yazarak değil susarak anlatmak istiyorum

Bugün yazarak değil susarak anlatmak istiyorum

54
PAYLAŞ

Bu haftaki yazımın konusunu “’ten Türkiye’ye Bakış” oluşturacaktı. Bulunduğum ’te yaşamını tarımdan ve hayvancılıktan sağlayan kesimin ve Brüksel’deki eylemlerini konu edinecektim.

Ancak, önce Dağlıca’dan gelen ve sonrasında da Iğdır ve Tunceli’den gelen otuz asker ve polisimizin şehit olması ve çatışmanın açıktan savaş biçimine bürünmesi, tasarladığım yazımı ertelememe neden oldu.

Bu yetmezmiş gibi, Hürriyet Gazetesi’nin arka arkaya iki gün örgütlü ve açıktan yapılan çağrı üzerine yönlendirilen yaratıklar tarafından saldırıya uğraması ve Hürriyet Gazetesi çalışanların can derdine düşürülmesi gerçekleştirildi.

En ufak bir demokratik protestoyu, gösteriyi acımasızca gazla, copla, fişekle, basınçlı suyla darmadağın eden, adam öldürmeden bile sakınmayan güvenlik güçleri nerede?

İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü halen görevde nasıl durabilirler ve yurttaşlara nasıl güven verebilirler?

Durumdan görev çıkartmak için bekletilen hazır taburlar HDP Genel Merkezi başta olmak üzere, parti binalarına ve Kürt Yurttaşlarımıza ve işyerlerine saldırdı. Bütün bunlara karşın, muktedirin kışkırtma ve saldırılarını sürdürürken, devletin can ve mal güvenliğini korumakla görevli olan kurumlarının, yetkililerinin ortada görünmemesi, yurttaşların kendi can ve mal güvenliklerini sağlamak amaçlı olarak silahlandıklarına ilişkin haberler, yazılacakların artık anlamsız olduğu duygusunu bende yarattı.

Ancak, şu soruyu da sormaktan kendimi alamıyorum.

Bu memleketin istihbarat güçleri nerede ve ne yaparlar?

Onca silah ve patlayıcılar nereden sağlanır, nasıl depolanır ve sonrasında da yollara nasıl döşenir ve patlatılır?

Yardıma giden güçlerin, on kilometrelik uzaklığı on saatte almaları ve tuzağa düşmeleri nasıl anlaşılabilir?

MİT özel hizmete mi özgülenmiştir?

Hiç kimsenin aklına, musalla taşının başında timsahın gözyaşlarını akıtmak yerine, istifa diye bir kurumun varlığı akla gelmiyor mu?

Ve bu haftaki yazımı bitirmeden önce, önce, 6-7 Eylül Vandalizmin altmışıncı yılında, zamanın iktidar partisinin devamı olduğunu söyleyen bugünkü iktidar partisi sorumlu ve yetkililerin üç maymunu oynamalarından dehşet üzüntü duymaktayım.

Paris’ten Türkiye’ye bakışı, eğer olağandışı başka gelişmeler araya girmezse, haftaya sizinle paylaşmak istiyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam