İran İslam Cumhuriyeti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Küba Cumhuriyeti, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, (Kuzey Kore) Çin Halk Cumhuriyeti, Ermenistan Cumhuriyeti. Yönetim rejimlerinde parlamenter demokratik yapı hangisinde var? Demek ki tek başına Cumhuriyet yetmiyor.

“Türkiye’de Cumhuriyet rejimi değişiyor mu?”

sorusu kuşku yok ki Anayasa değişikliğinin en çarpıcı konusu oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, “Cumhuriyet yerinde duruyor, değişmiyor” dediler.
Ben de bizdeki gibi ülke adında “Cumhuriyet” olan ülkeleri araştırdım.
Günümüzün çocukları hiç bilmez, gençler belki hatırlar ama siyasetçiler ve orta yaş üstü vatandaşlarımız bilirler Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğini.
Birliğin 15 ülkesinde de “Tek Parti” vardı devlet yönetiminde.
1991 yılında yıkılan Berlin Utanç duvarı ile birlikten kopan 15 ülkesinden birçoğu parlamenter rejimi benimsedi. Hatta Avrupa Birliği üyesi oldular.
Suriye Arap Cumhuriyeti’ne bakalım. Devlet Başkanı Başar Esad’ı Türkiye “katil diktatör” olarak adlandırmıyor mu? Suriye’de Cumhuriyet olması diktatörlüğü engelliyor mu?

ÇİN HALK CUMHURİYETİ

Cumhuriyet açısından önemli bir örnektir. İktidara ülkenin tek siyasi partisi olan Komünist Parti hâkimdir. Ülkede yasama ve yönetim 1227 üyeli senede bir defa toplanan Milli Halk Kongresi’nin elindedir. Seçmen yaşı 18’dir. Yürütme yetkisi başbakan, 12 temsilci, 32 bakan veya bakan seviyesindeki komisyon başkanları ve genel sekreterden teşekkül eden hükûmete aittir. Yürütmenin bir kolu olan devlet başkanı kongre tarafından dört yıl için seçilir. İdari bakımdan 28 eyalete ayrılmıştır.

İRAN İSLAM CUMHURİYETİ

İran’da çok geniş yetkilere sahip “Dinî Lider” bulunur. İran İslâm Cumhuriyeti’nin genel politikalarının tanımlanmasından ve denetiminden sorumludur. Din adamlarından oluşan Uzmanlar Meclisi tarafından “Ömür Boyu” görevde kalacak şekilde seçilir. Dini lider, Ordunun Başkomutanıdır, askeri istihbaratı ve güvenlik operasyonları ve savaş açmada veya barış kabul etmede tek yetkilidir. Yargının, devlet radyo ve televizyonunun, polis kuvvetlerinin, silahlı kuvvetlerin baş yöneticileri ve 12 üyeli Anayasa Koruma Konseyi’nin altı üyesi Dinî Lider tarafından atanır.
Danışmanlar konseyi liyakat ve sahip olunan itibara bağlı olarak İran dinî liderini seçer ve görevinden alır. Konsey dinî lideri seçer ve dinî lideri her zaman görevden alma konusunda anayasadan kaynaklanan yetkisi vardır.
İran Devlet Başkanı dinî liderden sonraki en yüksek devlet otoritesi olarak tanımlar. Devlet Başkanı dört yıllığına genel oy ile seçilir ve yeniden yalnızca bir kez daha seçilebilir. Başkan adayları, İslâm devriminin ülkülerine bağlılıklarından emin olmak üzere mutlaka Anayasa Koruma Konseyi’nden onay almalıdır.
Devlet Başkanı Bakanlar Kurulunu atar ve onlardan danışmanlık alır, hükümet kararlarını yönlendirir ve yasamanın önüne konacak hükümet politikalarını seçer. Devlet Başkanı’na bağlı olarak sekiz kişilik yardımcılar kurulu ve yirmi iki kişiden oluşan ve meclis tarafından onaylanması gereken bir Bakanlar Kurulu vardır. İran Meclisi 4 yıllığına seçilen 290 üyeden oluşmaktadır. Meclis yasama faaliyetini yürütür, uluslararası antlaşmaları değerlendirir ve ulusal bütçeyi onaylar. Tüm meclis üyeleri ve Meclis’teki tüm yasama çalışmaları Anayasa Koruma Konseyi tarafından onaylanmalıdır.

TÜRKİYE YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İLE
HANGİ ÜLKEYE BENZEYECEK.

İşte size 4 örnek yazdım. Yerimiz müsait olsaydı;
Ermenistan Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Kore Cumhuriyeti, Uganda Cumhuriyeti, Libya Halk Cumhuriyeti, Küba Cumhuriyeti, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, (Kuzey Kore) gibi ülkelerin yönetim şekillerini de yazacaktım.
Teokrasi ile yönetilen Vatikan’ı, tek parti rejimi ile yönetilen Laos Demokratik Halk Cumhuriyetini, Sahra Demokratik Arap Cumhuriyetini, Demokratik Kongo Cumhuriyetini incelemenizi isterim.
Son olarak, Diktatörlükle yönetilen Orta Afrika Cumhuriyeti ile Türkiye’nin diplomatik ilişkilerini askıya aldığı darbeci Sisi yönetiminin bulunduğunu Mısır Arap Cumhuriyeti’nde de vurgulayayım.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ile başta Anayasa teklifinin mimarı Burhan Kuzu olmak üzere, “ Cumhuriyet yerinde duruyor, Cumhuriyet rejimi değişmiyor” diye demeçler veriyorlar.
Ben de soruyorum; Türkiye “Türk tipi” yeni Anayasa ile yukarıda saydığım ve adlarında Cumhuriyet olan hangi rejime yelken açıyor?