Tüm dünyaya ’cüleri anlatmak, iadelerini, okullarının kapatılmasını istiyoruz. Ama aşağıdaki tabloya bakınca öncelikle bizim, memleketin ikna olması gerekiyor.

Biz ikna olalım ki dünyaya söyleyecek sözümüz olsun: İşte FETÖ’cü üst düzey devlet görevlilerinin sayıları:
Yargı:“İki Anaya Mahkemesi, 131 Yargıtay,, 43 Danıştay, 5 Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi, 2 bin 522 hakim, bin 183 savcı,
: İki orgeneral, 10 korgeneral, 6 tümgeneral, 148 tuğgeneral, 11 diğer rütbeli general, 474 askeri hakim, 15 askeri Yargıtay hakimi, 8 bin 445 değişik rütbelerde subay, bin 589 astsubay,
Emniyet: On bin 294 rütbeli, 26 bin 704 rütbesiz, 12 bin ihraç ,

Mülki idare: 24 vali, 101 vali yardımcısı, 115 kaymakam,
Üniversite: 712 profesör, 837 doçent, bin 356 yardımcı doçent,
Kurumlar: Bir müsteşar, 4 müsteşar yardımcısı, 2 kurum başkanı, 2 kurum başkan yardımcısı, 8 üst kurul üyesi, 8 genel müdür, 230 daire başkanı, 122 müşavir, 2 bin 647 uzman, bin 635 müfettiş, 925 müdür, 22 bölge müdürü, 15 bölge müdür yardımcısı, 62 il müdürü, 54 il müdür yardımcısı, 45 ilçe müdürü.
Demek ki FETÖ’cüler, devletin haritasını çıkarmışlar, makam makam, oda oda, masa masa belirlemişler, her yere sistematik olarak yerleşmişler, yerleştirilmişler. Bir değil, iki değil yüz binlerce.

Bu rakamları açıklayan Başbakan Yardımcısı Sayın Canikli’ye sormak lâzım: “Tutuklu, gözaltında, açığa alınmış, ihraç edilmiş, bazıları firari FETÖ’cü üst düzey kamu görevlileri bu yerlere ne zaman, kimlerin onayı, aracılığı, tavsiyesi, referansı ile geldiler? Atamaları, tayinleri nasıl yapıldı? Nasıl çalıştılar, hangi kritik kararlara imza attılar, sizlerle çalışmalarında hangi uygulamaları önerdiler veya önlediler?

Biliyoruz ki devlette üst düzey görevlere atama yapılırken MİT ve Emniyet soruşturma yapar, adamın yedi sülâlesini araştırırlar ve dosyasına iliştirler. Hele orduda, generallerin soruşturulmasına aylar öncesinde başlanır ve Yüksek Askeri Şuraya getirilir. Herkes bir şeyleri pas geçmiş, gizlenmiş, saklanmış, dahası bilinenlere göz yumulmuş, memur deyişiyle “sumen altı” edilmiş.

Diyeceksiniz ki soruşturmayı da araştırmayı da yapan FETÖ’cü. O zaman söylenecek bir şey yok. Gözaltına alınan FETÖ’cü hâkimi sorgulayan savcı bile FETÖ’cü çıkıyor. Koca devlet aşamalı ve derin plânlarla bunlara teslim olmuş. Üstelik verilen ifadelere göre, hücre gibi çalışmışlar, birbirlerinden haberleri ve ilişkileri yok, üstteki imamlar sadece bağlantıları biliyor. Tümünü kim biliyor, bilmiyoruz.
Bunu biz anlamakta zorluk çekiyoruz, dünya alem nasıl anlayacak? “İadesini istediğiniz kişiler bir yana en kritik yerlerinde görev yapan, generaller, valiler, hakimler, savcılar, yüz bini aşan bu kişiler devletin her kademesine nasıl yerleşmişler? Önce bunu anlatın, anlayalım, bilelim” dediklerinde ne cevap veriliyor acaba?

PAYLAŞ
Önceki İçerikYa tamam, ya devam!
Sonraki İçerikEkonomik krizin fotoğrafı
İsmet Hazardağlı
1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz'de ekonomi yazıları ile sizlerle!