Bu petrol paralarını yedirtmezler

0
284

Irak, petrol gelirlerinin yüzde 40’ını kuzeydeki Kerkük bölgesinden sağlıyor. Bu petrol, Adana’nın Ceyhan İlçesine pompalanıyor, buradan dünya pazarlarına çıkıyor.

İki borudan oluşan Kerkük-Ceyhan hattından bu yılın Ocak-Temmuz döneminde taşınan petrol geliri aylık ortalama 850 milyon, toplamda 6 milyar dolar. Ham petrolün spot piyasa varil fiyatı kaba hesapla 50 dolar olarak ele alındığında, Ceyhan’a, geçen yıl 9.47, bir önceki yıl da 9.62 milyar dolarlık petrol taşınmış. Son 10 yılda gönderilen petrol miktarı yaklaşık 1,4 milyar varile, değeri de 70 milyar dolara ulaşmış.

Türkiye’nin bir yıllık ihracatının yarısı olan bu para nerede, ne yapılıyor derseniz; konu ve bugünkü kavga ABD’nin 2003’deki işgaline gidiyor.
İşgalden sonra ABD, Irak’ın tüm petrol gelirlerini, bir Amerikan bankasında, “Irak Kalkınma Fonu” adıyla toplanmasına karar veriyor. Irak, yıllık ihtiyacına göre bu fondan para talep ediyor, ABD uygun görürse bu parayı gönderiyor. Bağdat yönetimi de, kendi anayasasına göre bu paranın yüzde 17’sini, örneğin geçen yıl 1,6 milyar dolarını, Barzani Efendiye vermek zorunda. “Para geldi gelmedi” derken zaman içinde Bağdat’tan kopan Barzani işi büyüterek bölgesindeki petrol sahalarını aralarında Türklerinde bulunduğu çok sayıda yabancı firmalara açıyor.

Gelelim işin kırılma noktasına. Yıl 2013–2014, Barzani, “Bağdat bana para vermiyor, K. Irak petrolleri benimdir” diyerek Kerkük-Ceyhan hattı üzerinden tek başına dünyaya petrol satmaya başlıyor. Gelişmeler üzerine, “Türkiye K. Irak petrolünü alıyor, satıyor” gibi iddialar ortaya atılıyor, Ankara, “biz Irak’ı biliriz, gelen petrolün kime ait olduğuna karışmayız” diyor, vanalar kapatılıyor. 2013’de Kerkük’ten gelen petrol 55 milyon varilde, 2.5 milyar dolarda kalıyor.

Bu arada petrol paralarına “başka ülkeler el koyarlar” kaygısıyla Barzani Türkiye’nin kapısını çalıyor, Halk Bankası’nda açılacak bir hesapta toplanması öneriyor, bunun karşılığında yüzde 70’ini maaşa bağladığı bölgedeki nüfusa dağıtılmak üzere iki milyar dolar kredi alıyor. Ancak devreye giren ABD’ye karşı koyamayan Barzani, petrol satışından vazgeçiyor ve paraların yine ABD kontrolüne girmesine razı geliyor, vanalar tekrar açılıyor.

Bugüne gelelim; geçmişte birkaç ay tek başına petrol satıp buradan tatlı para kazanan Barzani, gelecekte, bölgesindeki yıllık 8–9 milyar dolarlık petrol gelirine güvenip devlet kurma hayalini referandumla somutlaştırmaya girişiyor.

Olay hangi mecralara gider, nasıl şekillenir bilinmez ama farz edin Barzani bir yol buldu, petrolü 20 dolardan satmaya başladı. Karşısında bir anda varil fiyatının düşmesiyle ekonomileri zora giren petrol üreticisi Arapları, Azeriler, İranlıları, Orta Asyalıları, Latin Amerikalıları bulur. Bu ülkeler ve örgütleri OPEC (Petrol Üreten Ülkeler Örgütü) başkalarına benzemez, adamı ezer geçerler.
Onun için çok güvendiğin petrol gelirlerini başta komşuların olmak üzere kimse sana yedirtmez Barzani Efendi. Bugünlerin yarınları da var, mevcut gelirden de mahrum kalırsın, eskiden olduğu gibi katır sırtında Türkiye’den gelecek iki ekmeğin yolunu gözlersin.

Reklam