Ana Sayfa Yazarlar Bu nasıl bir ceza?

Bu nasıl bir ceza?

74
PAYLAŞ

Şu Galatasaray’a akıl sır erdirebilen var mı acaba. Ne kadar ilginç işler oluyor gerçekten şaşkınlık içindeyim. Geçtiğimiz yıl sezonun hemen başında yaşanan, üç kupalı teknik adam Hamza Hamzaoğlu’nu apar topar gönderen Dursun Özbek yönetimi şimdi de benzeri bir oyunu Wesley Sneijder olayında sergiliyor.
Ekonomik anlamda dibin de dibine vuran Sarı Kırmızılı yönetim, dünya futbol tarihinde görülmemiş komiklikte bir ceza verdi Hollandalı oyuncuya; Tam 2.2 milyon EURO ceza kesti. Üstelik bu cezayı, geçtiğimiz yıl gördüğü kartlar ve geçtiğimiz ay verdiği bir röportajda yönetime dair söylediği sözler nedeniyle aldı Hollandalı.
Acaba ne yapsam, neremle gülsem acaba diye düşünüyorum. Bu nasıl bir ceza arkadaş? Kadroda yer alan futbolcu gurubunun çok büyük bölümünün yıllık transfer parası kadar bir para bu. Böyle bir ceza olabilir mi?
Bir futbolcuya bu kadar prim ödenebilir mi ki, bu kadar ceza olsun. Dünya basınının makaraya aldığı bu cezayı ödemek şöyle dursun, iddia ediyorum bu karar Galatasaray yönetimini hem UEFA’lık yapar, hem de neredeyse o kadar ceza ödettirir.
Çok büyük bir olasılıkla bu cezanın altında, ekonomik çıkmaz nedeniyle Sneijder’i gönderme isteği yatıyor. Ancak bu iş böyle, bu yöntemlerle olmaz. Olmamalı da.
Bu arada aklı evvel Galatasaray yönetimi, Sneijder’in ağzını kapatabilmek adına, 13 futbolcuya daha ceza keserek, “Bak, yalnızca sana değil, başkalarına da ceza verdik” imajı yaratmış. Yersen tabi ki…
Geçtiğimiz yılın başından itibaren, taraftarlarca infazı verilen Dursun Özbek yönetim bu olayın ardından sosyal medyada yerden yere vuruluyor. Haksız da değiller. Böyle mantıktan uzak bir yönetim sadece Galatasaray’ın değil, hiçbir takımın başına gelmedi. İnşallah da gelmez.
Sneijder meselesini bir kenara bırakıp, transfer politikasına da bir bakalım kısaca. Bursaspor’dan Serdar Aziz’i alan Sarı Kırmızılı takımın transferdeki sıkıntısını anlamak mümkün. Ekonomik anlamda yaşanan kriz ve UEFA tarafından konan finansal fair-play yaptırımı Sarı Kırmızılı takımın elini kolunu bağlıyor. Ancak geçtiğimiz yıl hiçbir verim alamadığı Hamit Altıntop’a 1 milyon 350 bin EURO vererek sözlemesini yenilemek ne kadar açıklanabilir bir durum bilemiyorum.
Kendisini çok sevip, Galatasaray’a katkılarını ayakta alkışladığım Sabri’yle yenilenen sözleşme de bir ayrı garabet değil mi? Dedim ya Sabri’nin Galatasaray’a kattıklarına ve Galatasaraylılığına asla tek kelime söylemem. Ancak taraftarla bu çocuğun arasındaki durum ortada. Nasıl ve hangi ruh haliyle bu sözleşmeye imza attınız açıklamanız gerekir…
Sözün kısası, Beşiktaş’ı yakaladığı jenerasyon ve motivasyonla tüm takımların önünde gördüğüm, Fenerbahçe’yi ise, görece şanslı bulduğum gelecek sezon için Galatasaray’ın hiçbir anlamda şampiyonluk şansının olacağına inanmıyorum.
Kızmak, darılmak yok. Dost acı söyler. Ben de bu olaylar ışığında gerçekleri, acı gerçekleri söylemek zorundayım.
Hoşçakalın…

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam