Ana Sayfa Yazarlar Bu mitingleri nasıl okumalıyız?

Bu mitingleri nasıl okumalıyız?

67
PAYLAŞ

15 Temmuz Cuma günü başlayan ve bütün gece süren FETÖ kaynaklı olduğu öne sürülen başarısız darbe sonrası Türkiye meydanlarda buluşmaya başladı. Bazı tabular kırıldı.

 

Taksim Meydanı bile dev bir mitinge ev sahibi oldu. Su atan polis Tomalarını ilk defa görmedik. Türkiye bu meydanlarda tek yürek tek vücut oldu. İşte İstanbul Yenikapı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde dev bir mitinge de hazırlanıyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli bu mitinge katılacakmış. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bu yazıyı yazdığımda yanıt bekleniyordu. Ancak o bir heyetle katılacağız mesajı vermişti. Bu arada Kemal Kılıçdaroğlu İzmir çevresinde mitinglerde buluşmayı da sürdürüyor. Benim yazlığım Ayvalık-Dİkili arasında olduğu için CHP liderinin miting anonsunu gördüm. Başlık Cumhuriyet ve Demokrasi olarak öne çıkarılmştı. Yani Cumhuriyet ve demokrasi birlikte. Ak Parti mitinglerinde daha çok milli irada ve demokrasi öne çıkıyor.

DEMOKRASİ-MİLLİ İRADE-
CUMHURİYET-LAİK CUMHURİYET
Ben Cumhuriyet ve Atatürkçü bir gelenekten geldiğim için benim için öncelik bu mitinglerde ilk önce laik Cumhuriyet ve Demokrasi olarak görürüm. Sadece Laik bir Cumhuriyet değil ise sadece milli irade ve demokrasi benim için bir hiçtir. Bilmiyorum, ben de böyle bir hassasiyeti var. Bana sadece Cumhuriyet’te yeterli değil. Sapına kadar laik bir Cumhuriyet var ise ben Türkiye için varım. Yoksa o Atatürk Türkiye’si değildir. İşte önce bunda anlaşmalıyız.
ATATÜRKÇÜ LAİK
CUMHURİYET’TE ANLAŞMALIYIZ
Hep yeni Türkiye diye konuşuluyor ya, işte neyin yeni Türkiyesi olarak bunu algılamalıyız. Hep kapalı kapılar ardından bir mesaj verilmek isteniyor. İşte Türkiye’yi cemaat Türkiye’si yapmak isteyen tezgah bozuldu. Bunun sonucunda Türkiye’de alel acele birşeyler değiştirilmek isteniyor. Oluşturulan mili irade rüzgarı ile de bunlar hızla yapılmak isteniyor.
NEREDEN NEREYE
KADAR MUTABIKSINIZ
İlk önce Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda oturan bu dörtlünün nasıl bir mutabakat yaptığını bilmek hakkımız. Nereden nereye kadar uzlaştılar. Türk halkı bunu merak etmiyor mu? İşte mitinglerin başlıkları bile milli irade- demokrasi, Cumhuriyet-Demokrasi peki hani Laik Cumhuriyet.

TÜRKİYE’NİN
KAÇINILMAZI LAİKLİK’TE
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları daha Cumhuriyet kurulurken, Laik Cumhuriyet vurgusu yapmışlar. Bugün bu laik düşmanlarının ne kadar tehlikeli olduğunu 15 Temmuz darbe girişiminde görmedik mi? Bunlar, dini kullanıp, insanları kandırarak güçlenmediler mi? Artık bunlar ap açık ortada iken, hala neden Laik Cumhuriyet diye direnmenin bir anlamı var mı?

BIRAKIN BU AŞK MUMİN İLE
ALLAH’I ARASINDA KALSIN
Nedir bu siyasetçilerin derdi. Devleti, yönetmek için dini kullanarak bu inançlı insanlar ile niye oynarsınız. Herkes dini ile dinlensin. Bugün batılı ülkelerde dini kullanarak bir siyasi parti iktidara gelmiyor. Onun için 15 Temmuz gibi korkulu rüyalar ile yıllarca yatıp kalkmıyorlar. Sizin işiniz, çiftçinin, köylünün, işçinin, emeklinin, öğrencinin, ev hanımının dertlerine deva bulacak politikları devreye sokmak için uğraş vermek olmalıdır..

GELİN SÜTÇÜ AŞKIN’I DİNLEYİN
Dün 100 tane koyunu ve bir o kadar da büyükbaş hayvanı olan bizim sahilin sütçüsü Aşkın’ı dinledim. Aşkın, atalarından ona miras kalan bu hayvancılığı yapıyor. Aşkın, bugünden ve gelecekten umutsuz. Kimse bizi dinlemiyor diyor. Hep diyoruz ya, niye et’,i pahalıya yiyoruz diye, gelin Aşkın’ı dinleyin.  Türkiye için milli irade, demokrasi, Cumhuriyet ve Laik Cumhuriyet’te gerekli ama, sütçü Aşkın’nın da yaşaması bir o kadar gerekli.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam