CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, Hükümetin OHAL kapsamında çıkardığı son kanun hükmündeki kararname (KHK) ile terör suçlarına müdahale sırasında suç işleyen sivillere cezasızlık getiren kararına tepki gösterdi. Aksünger, bu kararın ‘Cellatlığa özendirme’ olduğunu öne sürerek, “Uygulanması mümkün değil, uygulanırsa iç çatışmalar çıkar” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, partisinin KHK’ların iptali için Anayasa Mahkemesi’ne itiraz edeceğini açıkladığı saatlerde DHA’ya yaptığı açıklamada, TBMM’nin kapandığı gün KHK çıkarmakla Meclisi’n hükümsüz sayıldığını öne sürdü. Aksünger, şöyle dedi:

“Bu adaleti, hukuğu kaldırır. Bu ülkenin kolluk gücü, jandarma- polisi yok mu? O zaman iki seçenek var. Birincisi; Milis gücü kuruluyor. Bu, ‘Ben bu seçimi kaybetsem de yasal olarak buraları terk etmem’ demektir. Muhalif basit bir gösteride çatışma çıktı. Ali İsmal Kormaz’ı yerde tekmeleyip öldürenleri legalize eden bir kanundur bu. İkincisi; ülkeyi iç savaşa götürecek parlamentoyu, toplumsal barışı öldüren iç savaşı körükleyen KHK’dır. Hukuk devletini ortadan kaldıran KHK’dır. Uygulanması mümkün değil, uygulanırsa iç çatışmalar çıkar.”

AK Parti’nin kendisine uygun kişileri yönetim katmanlarına koyduğunu ancak, buna rağmen muhalefetin büyüdüğünü öne süren Aksünger, KHK ile demokratik seçimlerin de önünün kapatıldığını öne sürerek, 2019 seçimlerinde muhalefetin kazanması durumunda yaşanılacak kaotik ortamların hazırlandığını iddia etti. Aksünger, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Milis güçleri legalize edecek kalkan bu kanunda var. Türkiye’de milis güçler oluşturmakla ilgili altyapı hazırlanıyor. Bu durum, hukuk devletinin kabul edeceği bir uygulama değil. Hukuk devletinde böyle bir tanım yok. Hükümet 1980 öncesini yaşatacak gibi. Karşıtlıklar üzerinden yönetilen bir ülke var; Ya yanımdasın, ya teröristsin. Memleketi yalanlar üzerinde yönetiyorlar. Kim karşı çıksa, terörist ilan edilecek. Ne zamana kadar? 2019’un sonuna kadar. Biz OHAL’le yönetileceğiz. Neden? Bunun amacı seçimlere giderken bunu kullanmak, insanları birbirlerine düşürmek. Seçimde kullanmak istediği açık. İki yıl boyunca OHAL olacak. Yoksa neden böyle bir karar alırsın? Senin elinde askeriye, MİT var. Bu ülkede 1 milyon kişiden fazla kolluk güçleri var. Peki bu ne? Buna neden ihtiyaç var? İnanılmaz bir kamplaşmaya gidiyoruz. Şundaki yasalar 80 öncesinde bile yok. Şimdi, Kenan Evren’i mumla aratacak işler var. Ahmet Şık’ın cemaatle ne lakası var? Yarın tutuksuz yargılansa ve birisi terörist diye öldürse, hakim karşısına gittiği zaman ‘Terörist diye öldürdüm’ dese, kim suçlu? Bu kanun hukuktaki yargılama düzenini ortadan kaldırıyor. Sen bunun cezasını vermezsen, hem yargı, hem cellat oluyorsun. Cellatlığa özendirmedir bu. Ülkeyi tek adam yönetiyor. 16 Nisan’da söylenenlerin de ötesinde yapılıyor filli durum. ‘Evet’ dediğinin çok üzerinde bir durum var. Karanlıklar büyür.”

‘ZAPT-U RAPT ALTINA ALINMASI GEREKEN BİR İKTİDAR VAR’

Aksünger, 696 sayılı KHK kapsamında, ‘Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar’ nedeniyle cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanların, duruşmalara badem kurusu ve gri renginde tulum giydirileceğini de hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Tek tip kıyafetler ABD filmlerinde gösterilir. Recep Tayyip Erdoğan ne yapmak istiyor? Muhalefetin sembol isimlerine turuncu kıyafet giydirmek istiyor. Selahattin Demirtaş’a öyle bir kıyafet giydirmek istiyor. Ayaklarına pranga vurdurmak istiyor. Düşünün; Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı. Ona böyle bir kıyafet giydirildiğini. O geçmişte tutuklanmıştı ama zihniyet aynı. Bu bir aşağılanma, güç gösterisidir. İçeride olan gazeteciler aşağılanmak isteniyor. Gazeteciler semboldür bunlara o muamele yapmak isteniyor. Olağandışı olaylar yaratan bir iktidar var. Zapturapt altına alınması gereken bir iktidar var.”