’nın, çeşitli suçlardan 10 yıldan az ceza alanların kapalı cezaevlerinden adeta pansiyon niteliğindeki açık cezaevlerine nakledilmesine imkan veren yönetmelik değişikliği örtülü af niteliğindedir.

Söz konusu değişiklikten, terör örgütü mensupları, cinsel istismar ve suçu işleyenler değil ama örneğin adam öldürenler, yaralayanlar, hırsızlar, gaspçılar, dolandırıcılar, fuhuşa teşvik edenler, tehdit ve şantajda bulunanlar başta olmak üzere çeşitli suçlardan hüküm giyenler yararlanabilecektir.
++
Adalet Bakanlığının ilgili yönetmeliğinde açık cezaevi şöyle tanımlanmaktadır:
“Hükümlülerin iyileştirilmesi kapsamında çalıştırılmasına ve meslek edinmesine öncelik verilen, firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan ceza infaz kurumlarıdır.”
Açık cezaevinde bulunanlar, kurum dışındaki iş alanlarında çalışabilmekte, serbestçe telefonda konuşabilmekte, kurum dışındaki etkinliklere katılabilmekte, izin alıp günlerce dışarıda kalabilmektedir.
++
Adalet sisteminde cezanın en önemli işlevi, suç işlemeye meyilli kişiler üzerinde caydırıcı etki yapmasıdır.
İnsanlar, suç işledikleri takdirde, ağır infaz koşullarının olduğu kapalı cezaevlerine değil, rahatça girip çıkabildikleri, işte çalışıp para kazanabildikleri, ekmek elden su gölden yaşayabildikleri yerlere konulacaklarını bilirlerse orada suç patlaması yaşanması kaçınılmaz olur.
++
Peki, ne yapılabilirdi?
Ben yetkili makamda olsam, öncelikle hırsıza uğursuza kesinlikle böyle bir örtülü af çıkarmaz, TOKİ’nin tüm imkanlarını kullanarak yeni cezaevleri yapılmasını sağlardım.
Binlerce mahkumu açık cezaevlerine nakletmek yerine geçici prefabrik kapalı cezaevleri yaptırırdım.
Ve en önemlisi de şu:
Cezaevlerinin sık sık tıklım tıklım dolmasına yol açan sosyal ve ekonomik sorunları çözmeye çalışırdım.