Ana Sayfa Yazarlar Bu acılara nasıl dayanıyorsunuz?

Bu acılara nasıl dayanıyorsunuz?

121
PAYLAŞ

Suriye ile savaş riski, Rusya ile kavga, PKK terörü, Şehitler ve ailelerinin dramları, vatandaşın geceleri yakılan araçları, kadın cinayetleri, trafik kazalarının neden olduğu acı ölümler, yanan, çöken binalar, trafik ışıklarında sokaklarda dilenciler, mezarlığa dönen Ege denizi, sahillerde çocuk cesetleri, atanamayan öğretmenler, çevre için direnen köylüler, Meclis’te kavgalar, siyasi liderlerin hakaretleri, tarafsızlık yemini eden Cumhurbaşkanının taraflılığı. YAZ YAZ BİTMİYOR Kİ…

İsveç’ten Türkiye’ye nasıl bakıyoruz, tabii ki ilerleyen teknoloji sayesinde Türk televizyonları ile olup biteni anında izliyoruz.
Eskiden bu şansımız yok idi Cem Uzan ve ekibinin kurduğu ilk özel Star TV ile özel televizyonlar açıldı Anayasa ile yasalar değişti. Bu sayede bizler de çok sayıda özel televizyon ile Türkiye’de yaşanan gelişmeleri izlemeye başladık.
Peki, yavru vatan olarak gördüğüm İsveç’ten anavatan Türkiye’ye Türk haberlerine baktığım zaman nasıl mı görüyorum?
İnanın ürperiyorum ve neler oluyor 85 milyonluk kocaman Büyük Türkiye’de diyorum.
BUNLARDAN BİRİ BURDA OLSUN DİŞİMİ KIRARIM
Bırakın, savaş ve terörü, ona gelmeden de önce bir sürü olumsuz tablolar var. Yasak aşk kurbanı ölümler, TBMM bütçe komisyonunda milletin vekilleri, ağıza alınmayacak kelimelerle sövmeler ve sille tokat birbirlerine saldırılar.
Halkın yaşadığı yerlerde araçları yakmalar ve molotoflu saldırılar
Devletin, askeri, polisi ve kamu taşıtları en acısı da ambulanslar hep hedefte. Mahkemelere götürülen bir sürü suçlu ve bağıran tavırlar ile kollarına girmiş polisler. Bir maden ocağı önünde protesto ve protestocular ile polis karşı karşıyalar. Tartışma ve itişme, müdahale, biber gazı, tazyikli su.
Sanki bir savaş alanı ve büyük kargaşa.
Sonra bir kamyonet bir gecekondunun üzerine uçuyor. Allah korumuş ki bir ölüm yok. Şiddete uğrayan bir kadının ölüm haberi ve sokakta ağıt yakan ailesinin yakınları medyada 1. . Bir başka sokağın ortasında yasak aşk cinayeti işleniyor. Arabalarında kurşun yağmurunu tutulan ve yaşamlarını kaybeden 2 gencin haberi.
Ünlü bir reklamcının alkollü oğlunun yaptığı kazada ölen polis ve cenaze töreni.
En acısı Şehit haberleri ve geride kalan çocuklarının, eşlerinin, anne ve babaları ile ailelerinin içimi parçalayan dramları.
RUH SAĞLIĞI BU GÖRÜNTÜLERLE NASIL OLUR
Yurtdışında yaşayan biri olarak gerçekten baktığımda kendimi ruhsal olarak kötü hissediyorum. İsveç’te o kadar yıldır haberleri, büyük bir zevkle izler, en azından yaşadığım ülkenin güzel haberlerini duyarak mutlu oluyorum.
Neden doğduğum ülkem bir İsveç kadar olamaz. Avrupa’da yaşayanlar bilir. Bu manzaralar bu görüntüler, Avrupa’da yok ve de haberi de yok. Türkiye bence öyle söylendiği gibi ilerlemiyor, gerçekten geri gidiyor. Ben Türkiye’yi 30 yıl önce bıraktığımda inanın Türkiye’de bu kadar kötü manzaralar yoktu.
BİRİ DE GÜZEL OLSUN YOK
Her şeyin bir dengini insanlar arar. Ama dün gece baktığımdaki haberlerin hepsi, karamsar, geleceğe güvenle bakmaya imkan kılmayan haberlerdi. İnsan ister, istemez, bu ülkede güzel şeyler olmuyor mu? Şu toplumu ayağa kaldıracak, yarına umutla bakacak bir haber yok mu diye aradım. Çıkmadı.
Ya gazeteciler, reyting için takmışlar kafayı böyle acı ve umutsuzluk veren haberlere. Güzel haberleri unutmuşlar diye düşündüm. Gazeteciler tarafsızdır, güzel haberde onların için güzeldir dedim. Ancak demek ki, yok ki, böyle bir habere rastlamadım.
BU NE KADAR DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR
Bu haberleri o ülkede yaşayan insanların ruh sağlığı konusunda düşünmeye başladım. Her gün, bu tip haberleri izleyen Türk televizyon izleyicilerinin Türk halkının ruh sağlığını merak ettim. Bu haberler sürekli olur ise bu insanlar, nasıl dayanır diye bir düşünce aldı.
Gerçekten, Türkiye’de doğmuş ancak 30 yıldır İsveç’te yaşayan bir gazeteci olarak bile kaldıramadım. Hemen İsveç kanallarını açmak istedim. İnsan bir yere kadar dayanıyor, ancak bu haberlerde o kadar çok insanın ruh sağlığını bozacak görüntülü haber var ki, “yeter” dedirtiyor.
Türk halkı bu acılara nasıl dayanıyor?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam