Zengin halk kültürümüzün en önemli temel taşı olan türkülerimiz,sosyal ve kültürel yönleriyle tarihimize ışık tutarlar. Halkın ortak sesi, nefesi ve umudu olarak, dilden dile ve gönülden gönüle akarlar.

Söz sanatını öz güzelliği ve ses özelliği ile yankılandıran türküler, aşk, sevgi, umut ve heyecanla halk edebiyatımıza renk katarlar. Yaşamı anlatırlar…
Turnaların katar katar geçtiğini gören bir insanlar, memleket hasretini dizelerde bulurlar:
“Yel vurdukça açılıyor sırmalar
Mor zülüfler ak gerdanı tırmalar
Katar katar olmuş gökte giden turnalar
Turnam ben mahkûmum avcı değilim
Beri gel beri de küçük sıtkı bütünüm
Yanarım yanarım çıkmaz tütünüm
Elleri koynumda ben bir yetimim
Turnam ben mahkûmum avcı değilim…”
Sevdiği ağa kızına yüklü bir başlık parası istenince, yedi yıl evlenemeyen bir çobanı ile kızın karşılıklı duyguları türkülere yansır:
Çoban :

“Eline de al kınalar yakmışlar
Beline de altın kemer takmışlar
Biliyom da kız gönlünü yıkmışlar
İn atından da gel Mevlâ’nı seversen.”
Kız :
“Elime de al kınalar yakmadım
Belime de altın kemer takmadım
Yedi yıldır ben kimseye bakmadım
Yol ver beyim yol ver eğletme beni
Sağmenler içinde söyletme beni.”

Arpalar ağarıpta yolunmaya yüz tuttuğu zaman söylenen bir (arpalar kısa boylu olduğu için tırpanla biçilmezler, ancak orakla yolunurlar ) :
“Arpalar ağardı da girdik yolmaya
Üç güzel de geldi suyu dolmaya
Sordum suallendim kimin nesisin
Bir saat naz etti cevap vermeye…”

“Yüce Dağ Başında Biter Ot Olur” türküsünde, yöresel ifadelerle sevginin hasını,ayrılığın acısını, yüreklerin derdini, sevdaların akılları baştan aldığını buluruz:
“Yüce dağ başında biter ot olur

Sevdaya yelenin aklı kıt olur
Bir güzel de sevdiğinden ayrılsa
Ölenece yüreğine dert olur
Garşıdan geçiyor ceylanın ucu
Melek mi kesildin canımın için
Cebimde saklarım verdiğin saçı
Belki cenazeme ilazım olur.”

Uzun havalarla başlayarak, kırık havalarla devam eden YOZGAT TÜRKÜLERİ- I kitabı, türkülerin ,oyunların,bozlakların sözleri, notaları ve kaynak kişiler hakkından bilgilerle 365 sayfayı bulmakta. Her gün bir sayfa okunsa,üzerinde düşünülerek yorumlar, makaleler, tahliller ve övgüler yapılsa kitap 365 günde/bir yılda ancak tamamlanacak bir kapsama sahip bulunmaktadır.
Her sayfada bir türkü, bozlak,sürmeli,ağıt ve oyun havası insanı ,ayrı ayrı sarmakta, alıp bozkırın yer yer yanık, sıcak , kurak ve az yağışlı ortamına sürüklemektedir.
Anadolu halk kültürünün zenginliği, ve özelliği ile başbaşa kalmak için bu eseri mutlaka okumalı ve okutmalıyız.Özellikle öğretmenler ve öğrenciler bu zenginliği yakından tanımalıdırlar. Geçmişi bilemeyenler ve anlayamayanlar, günü ve geleceği yakalayamazlar.

Akdağımadeni yöresinden derlenen “Ağ Keçi Gelmiş” türküsü , oğlan çoçuğu isteyen bir gelinin duygularını anlatmakta:
“Ağ keçi gelmiş oğlağın ister /No’lu Allahım no’lur bir oğlan göster /Oğulsuz gelini kınar mı eller/Aynalı beşik sallamadı kollarım /Nen çalmadı çürüyesi dillerim./
Bir elekçi gelse eleğin alsa /Uğrünü uğrünü höllük elesem/ Aynalı beşiğe de oğlan belesem/ Aynalı beşik sallamadı kollarım/Nen çalmadı çürüyesi dillerim…”
Yozgat türkülerinden yürek var yaralı,söz ve öz var kırık,doğa, tarih ve insanla kaynaşmış hayat öyküleri var. Halk kültürümüz bütün y önleriyle bu türkülerde harmanlanmış.Ne mutlu bu harmandan nasibini alanlara.

Habib Coşkunsoy, Erdem Ilkaz ve Savaş Akbıyık tarafından büyük bir emek, özveri, bilgi ve beceriyle hazırlanmış olan YOZGAT TÜRKÜLERİ-I kitabı ANKARA 2012 basımlı olup ,KÜLTÜR AJANS YAYINLARI NO: 168 (Kültür Ajans Tan. Org.Ltd.Şti. Konur sok. 66/7- Bakanlıklar-Ankara) olarak kültür ve sanat dünyamızda özgün, saygın ve verimli yerini almıştır.
Hazırtlayanları ve çok değerli baskıyla bu eseri çıkaran KÜLTÜR AJANS’ı ve Tüm emeği geçenleri kutluyorum. Yozgatlıların ,Yozgat Dernekleri ve Fedaerasyonu ile vakıfların ve Yozgat yöneticilerinin bu kitaba sahip çıkmalarını gönülden temenni ediyorum.

Ayrıca Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ‘da bu kitapları alarak okul kütüphanelerinde ve halk kütüphanelerinde bulundurmalıdır.Öğrenciler, bu tür kitaplarla halk kültürümüzün zenginliğini daha geniş ve bilinçle öğrenmiş olacaklar.

Asya bozkırlarından gelerek Tarihi İpek Yolu’nun acı tatlı anılarını, adet ve ananelerini İç Anadolu bozkırına taşıyan Türk boyları-kavim ve kabileleri , köklü, renkli,ahenkli,zengin özgün , sözlü ve uygulamalı halk kültürlerini gözleri gibi koruyarak yaşatmaya devam etmektedirler.
YOZGAT TÜRKÜLERİ-I kitabı, önsözle başlamakta, Yozgat’ın Türk Halk Müziğindeki Yeri ve Önemi anlatılmakta, Yozgat ‘ta Bozlaklar ve Yozgat Sürmelisi hakkında çok değerli bilgilere yer vermektedir.

Araştırmacı sanatçı kimlikleri ile çok değerli yazarlar Habib Coşkunsoy, Erdem Ilkaz ve Savaş Akbıyık’ın öz geçmişlerinin yer aldığı kitapta, çok yerinde ve haklı olarak kaynak kişiler, derleyiciler,sanatçılar ve mahalli sanatçıla da özel olarak öz geçmişleri ve çalışmaları ile saygın yerlerini almışlar.

Adem Kurtul, Ahmet Akşitoğlu, Ahmet Baran, Ahmet yanalak,Ali Can, Altan Güvenç, Ayşe sezer Tüfekçi, Ayşe Gökdemir, Bayram Bilge Tokel, Binali Yürekli, Boğazlıyanlı Mesude, Candeniz Eroğlu,Cemal Bakır, Cihan Barış Akbıyık, Dönüş Baygül,Durmuş Göç, Edip Tüfekçi, Elif Eser, Emine İlkaz, Faik Civelek, Ferhat Mutlu, Feride İlkmen, Fikriye Kadın, Filiz Çeliksu, Gazi Özdemir, Hacı Özkan, Hafız Süleyman Dereli, Halime Tunç, Hamdi Tüfekçi, Hamza Kayhan, Hasan Basri Dumlupınar, Hasan Kaplan(Kaplanî), Hasibe Koçak, Hüseyin Doğan, İbrahim Bakır, İlhan Koldemir,Kazım Yıldırım,Kermal İstiklal Akbıyık, Lüder Zeki, Mehmet Dolgunyürek, Mehmet Nida Tüfekçi, Mehmet Özdiş, Mustafa Can, Mustafa Taşkaya, Mustafa Uslu, Muzaffer Şahin, Münire Karacabey, Nahide Tokgöz, Nazi, Nazik Coşkunsoy, Nedim Akdağ, Nuran Coşar, Nuri Bektaş, Nursal Zeren, Osman Duran, Osman Köseoğlu, Özlem Özdemir, Durak Demirkapı, Zeki Akşitoğlu, Ramazan Karasu, Mehmet Kayhan, Sabiha Kubilay,Sabri Saygılı, Sait Dağkıran,Selahattin Bölük, Serhat Bölük,Seyit Akbıyık,Siyami Taştan, Soner Özbilen, Süleyman Sökmen,Süreyya Özer,Şahin Karamani, Şakir Öner Günhan, Veli Yıldırım, Zarî…

Kaynak kişilerin , derleyicilerin ve sanatçıların çokluğu kitabın içeriğinin ve bilgi kaynaklarının zenginliğini de göstermektedir.Bozkırın nefesi, bozlaklara ve türkülere yansır.
Bir köşe yazısına sığmayacak bir zenginliğe sahip olan YOZGAT TÜRKÜLERİ-I kitabı, başka illere de örnek olmaldır. Bu temel eser ,bütün vatandaşlarımızın, türkü bilen ve sevenlerin ayrıca öğrenci ve öğretmenlerin baş ucunda bir kaynak eser olarak bulunmalıdır.

PAYLAŞ
Önceki İçerikKadın da insan ama
Sonraki İçerikGuinness’e giren rekorlar
Yahya Aksoy
Yozgat Boğazlıyan'da doğdu. İlk ve orta öğrenimi takiben iki ayrı fakülteden ve Askeri Akademiden mezun oldu. MEB , Kültür ve Turizm Bakanlığında üst düzey yönetici ve genel müdür olarak görev yaptı. İngilizce bilen, şair ve "Tarihi İpek Yolu" kitabı yazarı, evli ve üç çocuğu bulunan Aksoy, Ankara'da yaşamaktadır.