TBMM Anayasa Komisyonu’nda kabul edilen 18 maddelik Anayasa değişikliği teklifi için, “Hayırlara vesile olsun” demek çok zor… Kabul edilen maddeler şu açılardan Türkiye için ciddi sorunlar yaratır:

-Yargı bağımsızlığı diye bir şey kalmayacak. Çünkü hakim ve savcılar üzerinde her türlü tasarruf hakkına sahip olan Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 13 üyesinden 4’ünü Cumhurbaşkanı, 7’sini de Meclis belirleyecek. Yani iktidar partisi yargıyı tamamen kontrolü altında tutacak.

-Değişiklik, Cumhurbaşkanına olağanüstü yetkiler tanıması bakımından da sorunlu.
Cumhurbaşkanı aynı zamanda başbakan olacak. Partisiyle ilişiği süreceği için kimlerin milletvekili olacağına karar verecek.
Hükümeti kuracak, üst düzey devlet görevlilerini atayıp görevden alabilecek, olağanüstü hal ilan edebilecek. Yukarıda belirttiğimiz gibi Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 4 üyesini belirleyecek.
Bu yetkiler demokrasinin ayrılmaz parçası olan kuvvetler ayrılığı ilkesini tümüyle ortadan kaldırmak, tek adam sistemi getirmek anlamına gelir.

-Milletvekili sayısını 550’den 600’e çıkarılması açısından da yapılan değişiklik yanlış.
Her şeye cumhurbaşkanının karar vereceği bir ülkede milletvekili sayısını yükseltmenin bir anlamı yoktur.
Üstelik daha geçenlerde Başbakan Binali Yıldırım, kamuda ciddi tasarrufa gidileceğini söylemedi mi?

-Değişiklik teklifiyle milletvekilliği iyice güçsüzleştirilip adeta sembolik bir görev haline getirilse de 18 yaşındakilerin milletvekili seçilme hakkına sahip olması yine de doğru değildir.
Bıyığı yeni terlemiş çocukları Meclis’e getirmek hata olur.

Anayasa değişikliği teklifi şimdi Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek. 330 veya daha fazla oyla benimsenirse referanduma gidilecek.
İnşallah sağduyu hakim olur ve Türkiye böyle bir Anayasa ile yönetilme şansızlığını yaşamaz.