Ana Sayfa Güncel Böyle bildiri mi olur?

Böyle bildiri mi olur?

130
PAYLAŞ

1.128 akademisyenin Güneydoğu’da terör eylemlerine karşı güvenlik güçlerinin başlattığı operasyonları kınayan ve bunu “katliam” ve “kıyım” olarak nitelendiren bildirisi tek kelimeyle söylemek gerekirse skandaldır.

Bildirinin en talihsiz kısmı, Güneydoğu’yu cehenneme çeviren teröristleri hiç kınamaması, olan-bitenden, meydana gelen ölümlerden tümüyle devleti sorumlu tutmasıdır.
++
Bildirinin bir paragrafında şöyle diyor:
“Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan hakları ihlallerinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını talep ediyoruz.”
Bildirideki şu ifadeler de dikkat çekici:
-Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırmaktadır.
-Bu kasıtlı ve planlı kıyım Türkiye’nin kendi hukukunun ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası antlaşmaların, uluslararası teamül hukukunun ve uluslararası hukukun emredici kurallarının da ağır bir ihlali niteliğindedir.
-Devletin vatandaşlarına uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesini talep ediyor, bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak sessiz kalıp bu katliamın suç ortağı olmayacağımızı beyan ediyoruz.
++
Aralarında Esra Mungan, Ahmet İnsel, Koray Çalışkan, Nazan Üstündağ, Gençay Gürsoy ve Murat Paker’in de imzalarının yer aldığı metin, Türkçe ve Kürtçe olmak üzere iki dilde hazırlanmış.
++
Ben metne imza atan akademisyenlerin öğrencisi olsam onlara şu soruları sorardım:
-Operasyonlar durup dururken mi başladı?
-Hangi üniter devlet, topraklarının bir kısmında yeni bir devlet kurulmasına izin verir?
-Hendekler kazarak, barikatlar kurarak, bombalar döşeyerek, ağır silahlar kullanarak yüzlerce askerimizi, polisimizi şehit eden teröristleri bildirinizde neden hiç eleştirmediniz?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikNATO ülkeleri ‘Saltanatlık’ istiyor
Sonraki İçerikTek yürek olmalıyız
Nuri Kayış
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.