Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, böbrek fonksiyonlarında, üre veya kreatinin değerinde yükseklik saptanan pek çok hastaya neden araştırılmaksızın bol su içmelerinin önerildiğini belirterek, “Bu da ciddi sodyum düşüklüğü gibi hayati tehdit yaratacak sorunlara yol açıyor. Topluma da sürekli ‘bol su için’ mesajı veriliyor. Oysa bol su içmek herkes için uygun değil” dedi.

Böbrek hastalıklarının en sık nedenlerinin günümüzde şeker hastalığı ve hipertansiyon olduğunu belirten İzmir Kent Hastanesi Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, ayrıca kalp ve damar hastalığı olanların pek çoğuna da çeşitli derecelerde böbrek fonksiyon bozukluklarının eşlik ettiğini söyledi.

Sıvı ya da su alım azlığının çok nadiren böbrek hastalığına yol açtığını belirten Doç. Dr. Ok şunları söyledi:”Bu durumlar arasında deprem veya göçük altında kalma gibi suya ulaşamama durumları, aşırı miktarda ishal, terleme, kusma veya kanamaya bağlı sıvı kayıplarının yerine konamaması ve Alzheimer gibi hastalıklarda beyindeki susama merkezinin bozulması nedeniyle kişinin sıvı almaması gelir.

Bu gibi özel durumlar dışındaki çoğu böbrek hastalığı, susuzluktan kaynaklanmadığı için su veya sıvı alımı ile düzelemez. Böbrek fonksiyonlarında, üre veya kreatinin değerinde yükseklik saptanan pek çok hastamıza sebep bilinmeden ne yazık ki bol su alımı önerilmekte ve bu da ciddi sodyum düşüklüğü gibi hayati tehdit oluşturma potansiyeline sahip bozuklukları oluşturmaktadır.

Çünkü böbrek fonksiyonları bozulduğunda, fazla alınan suyun da atılımı bozulmaktadır, bu da vücuttaki suyu arttırdığından, kan sodyum (tuz) ölçümleri yanlış olarak düşük çıkmaktadır. Bu gerçek bir tuz kaybı değil, aslında su fazlalığının bir göstergesidir.

Hastada bulantı, kusma, halsizlik hatta bilinç değişikliği ve komaya giden ciddi tablolara sebep olabilir, ‘su zehirlenmesi’ olarak da bilinir. Bu durum en çok da belli bir yaşın üzerinde, kalp hastalığı veya şeker hastalığı olan bireylerde ortaya çıkmaktadır. Bu gruptaki hastalar, böbrek fonksiyonları hafif derecede normalin üstünde bulunsa bile, gerçekte daha ciddi böbrek hastası olabilirler. Mutlaka bir uzman görüşü almaları gerekir.”