Ana Sayfa Güncel Boksör ve güreşçi adayların şansı arttı

Boksör ve güreşçi adayların şansı arttı

43
PAYLAŞ

Bir siyasi partinin lideri olsaydım, Haziran’da yapılacak milletvekili genel seçimi için aday listelerinde, bilim adamlarına, öğretim üyelerine, doktorlara, mühendislere, bürokratlara, hakimlere, savcılara, avukatlara, gazetecilere, yazarlara, müteahhitlere, işadamlarına filan katiyen yer vermez, listelerin seçilebilecek sıralarını boksör, güreşçi, judocu ve tekvandocularla doldururdum. İstanbul, Ankara, İzmir gibi illerin birinci sıralarında ise mutlaka sumo güreşçileri olurdu.
Benim düşündüğümü koskoca liderler de düşünüyorlardır herhalde. Bakın, göreceksiniz, aday listelerinde fikir gücüyle değil fizik gücüyle ayakta olanlar azımsanmayacak bir oranda yer bulacaktır. Nitekim, milli güreşçi ve Güreş Federasyonu Başkanı durumdan vazife çıkararak milletvekili adayı olduğunu açıklamış bulunuyor. Onu başka güreşçiler ile boksör, judocu ve tekvandocular izleyecektir.
Aday listelerinde serbest güreş tarzında güreşenlerin grekoromencilerden, ağır sıklet boksörlerin hafif ve orta sıklet boksörlerden daha şanslı olacaklarını sanıyorum. Judo ve tekvandocu adaylar arasında kimlerin listeye gireceği ise parti genel merkezlerinde yapılacak müsabakalar sonucu belirlenebilir. Yukarıda da belirttiğim gibi özel yetenekleri nedeniyle sumo güreşçilerinin geçiş üstünlüğü olacak, listelerin en tepe noktalarında gururla oturacaklardır.
++
1980’li ve 1990’lı yıllarda Meclis’te çalışırken gazete merkezine kanun teklifleri, araştırma ve soruşturma önergeleri, komisyon çalışmaları ile ilgili haberler geçerdim. Bugün Meclis’ten gazetelere geçilen haberleri inceleyince aradan geçen zamanda Meclis muhabirliğinin polis muhabirliğinden pek de farkı kalmadığını görüyorum.
Şu başlıklara bakar mısınız?
“Genel Kurul’da bir milletvekilinin kaburgaları kırıldı”
“Muhalefet milletvekilinin kaşı açıldı”
“Meclis’te 5 milletvekili yaralandı”
“Bir milletvekili merdivenlerden yuvarlandı”
’de yumruklar, tekmeler havada uçuştu”
“Meclis’te bize kılıç mesafesinden fazla kimse yaklaşmasın”
++
Meclis’teki şiddet iklimi dalga dalga tüm yurda yayılıyor.
Bu böyle devam edemez.
İktidar partisinin, “Benim çoğunluğum var, Meclis’ten istediğim kanunu geçiririm” ısrarından vazgeçerek uzlaşma arayışına girmesi, muhalefetin de, “Kanunların geçmesini kalkan parmaklarla önleyemezsek çakılan yumruklarla, atılan tekmelerle önleriz” anlayışından dönmesi gerekir.
Meclis’e barış gelmeden ülkede şiddetin duracağını düşünmek hayal kurmaktır, abesle iştigaldir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam