Ana Sayfa Gurme Boğaziçi Lokantası:Kuşaklardan günümüze

Boğaziçi Lokantası:Kuşaklardan günümüze

766
PAYLAŞ

Ankara’nın tarihiyle anılan Boğaziçi Lokantası, 60 yıldır damakları çatlatıyor

Ulus semtinde, Denizciler Caddesi’nde 59 yıldır hizmet veren Boğaziçi Lokantası neredeyse başkentin simgelerinden birisi oldu. Rumeli kökenli Mehmet Recai Boyacıoğlu’nun İstanbul’dan kalkıp gelerek kurduğu Boğaziçi Lokantası, dört kuşaklık geçmişiyle yıllara meydan okuyarak Türk ve Osmanlı lezzetlerini konuklarına sunuyor.

kurucularKurucu Halil Boyacıoğlu, İstanbul’dan 59 yıl önce Ankara’ya yerleşiyor ve Denizciler Caddesi’nde lokantasını açıyor. Boğaziçi Lokantası’nda bugün bayrağı Halil İbrahim Boyacıoğlu ve oğlu Sefa Boyacıoğlu taşıyor.

Ankara’ya ilk kez “Açık mutfak” sistemini getiren Boğaziçi’nde müşteriler siparişlerini vermeden önce camekandan mutfağı da görerek sıra sıra dizili birbirinden lezzetli yemekleri seçebiliyorlar.

Mevsimine göre, mekanda sebzesinden et yemeklerine 70’e yakın yemek çıkıyor. Çorbasından, zeytinyağlısına, pilavına, etine, köftesine varana kadar lezzetler sunuluyor.

tatlıolarBoğaziçi Lokantası çok temiz ve her şey, masalar, sandalyeler yerli yerinde. Tabii ki 59 yıllık tecrübeden de bu beklenir. “Hayat tecrübedir” derler ya, burada da yaşananlardan gereken dersler çıkarılmış, eksik göremiyorsun.

“Türk mutfağının lezzeti damak hafızamızda taze tutulacak”

Mekanın sahibi Halil İbrahim Boyacığoğlu, önceliklerinin yeni neslin Türk ve Osmanlı mutfağını tanımaları olduğunu vurguluyor.

Gençlerin, çıkan yemekleri tanımadığını, adını sanını bilmediklerini de anlatan Boyacıoğlu, Hünkar Beğendi’yi, Ankara Tava’yı gelecek nesillere taşımanın derdinde. Boğaziçi Lokantası’nın en büyük çabası da fastfood furyasının Osmanlı mutfağına karşı hakimiyet kurmasını önlemek ve unutulmaya yüz tutan lezzetleri damak hafızamızda taze tutmak.

“Yiyebileceğimiz yemeği müşteriye sunmalıyız”

Halil İbrahim ve oğlu Sefa BoyacıoğluMerhum babasından öğrendiklerini yaşamında rehber edinen Boyacıoğlu şöyle devam ediyor:

“ Babam her sabah 06.00’da dükkana gelir, başımızda dururdu. Bize verdiği öğretileriyle bugünlere geldik. İşimize zevkle, heyecanla, aşkla sarılmalıyız. Yiyebileceğimiz yemeği müşteriye sunmalıyız ve öyle de yapıyoruz. Evinde nasılsa burada da öyle olacaksın.

Aslında bu işi bilmezsen ateşten gömlek giyersin. Günde 70 çeşit yemek çıkarıyorsun. Bakımı, temizliği, lezzeti, doğallığı, eti, sütü, yoğurdu, yağı, her şeyi ayrı bir uğraş ve bunu başarmalısınız. Konuğunuza içeceği bir tas çorbayı, bir tabak yemeği gönül rahatlığıyla sunabilmelisiniz. “

Bu arada mekanın Ankara Tava’sı, Enginar’ı, sütlaç ve kabak tatlısı en çok tercih edilenlerin başında geliyor. Sütlaç’ın sütü de özel. Ankara’nın çevresinde yerleşik bir çiftçinin inekleri, sadece Boğaziçi Lokantası’na çalışıyor. Kuru fasulye ise Çamlıdere’den geliyor. Kullanılan her ürün doğal ve tazeliği, katkısızlığına önem veriliyor.

Ankara tavsaAnkara Tava’nın yapımı da ayrı bir ritüel. Resmen ders konusu. Eti Balıkesir kuzusu. Ankara Tava, kuzunun gerdan ve kol pirzola kısmından yapılıyor ve anlatıldığı kadarıyla da çok zahmetli ve yapımı uzun süren bir yemek. Sanırım lezzeti de bu emeğin karşılığı. Denedim, pilavı belki biraz daha etinin yağını çekmeliydi diye düşünüyorum ama tavsiye ederim.

Boğaziçi Lokantası’nda porsiyonlar da bol ve doyurucu. Öyle ki bazı müşteriler yarım porsiyon istiyor.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, CHP eski genel başkanı Deniz Baykal, bakanlar, milletvekilleri, sanatçılar, akademisyenler, öğretim elemanları, çevre hastanelerin doktorları mekanın müdavimleri arasında sayılıyor.

“Lokantacılık bir sanat”

fırın sütlaçTürkiye’nin en iyi lokantaları arasına giren Boğaziçi’nin sahibi Halil İbrahim Boyacıoğlu, “ Çalışanlarımız ve müşterilerimizle koca bir aile gibi olduk. Lokantacılık bir sanat ve biz de bunu en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz” diyor.


27 kişinin hizmet verdiği mekanda personelin de işin devamlılığı açısından sıklıkla değiştirilmediğini öğrendik.

kelle paça çorbaBoğaziçi Lokantası her sabah 07’de tavuk suyu, şehriye, bamya, işkembe, ayak paça çorbalarıyla konuklarını karşılıyor. Akşam saat 21’e kadar da hizmetini sürdürüyor. Lokanta, sadece dini bayramlarda kapalı.

Mekanda bir kişi çorbası, eti, tatlısıyla 25-35 lira hesap ödeyerek karnını doyurabiliyor.

“Geleni geri çevirmeyiz”

Boğaziçi Lokantası’nın sosyal sorumluluk çerçevesinde katkıları da büyük. Yenilmeyen ve kalan yemekler israf edilmeden anında çevredeki çeşitli yurtlara dağıtılıyor.

Mekanın sahibi Halil İbrahim Boyacıoğlu, geleni geri çevirmediklerini de belirtiyor ve “ Bu, bize babamızdan miras kaldı. Gelen garibanların karnını doyurur, para almayız” diyor.

Dile kolay, 59 yıllık bu güzel mekana bir şekilde yolunuzu mutlaka düşürün, pişman olmayacaksınız. Afiyet olsun.

Boğaziçi Lokantası
Denizciler Caddesi No: 1/A- Ulus-ANKARA
0312-311 88 32- 311 49 64

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam