ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması kararına karşı Türkiye ve Yemen’in öncülüğünde BM Genel Kurulu’na getirilen tasarı kabul edildi.

Böylece ABD’nin kararı 128 ülkenin oyuyla hükümsüz sayıldı.
Bu kararın şu sonuçları olacaktır:

1-ABD büyük yara aldı. Gücün haklı olmak anlamına gelmediği ortaya çıktı.
2-Başkan Trump’ın karizması çizildi. Aldığı kararların ve yaptığı öngörülerin süper bir devletin liderine yakışmadığı tüm çıplaklığı ile görüldü.
3-İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya’nın Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasını reddetmesi Avrupa’da ABD yönetimine karşı duyulan güvensizliği gözler önüne serdi.
4-Trump’ın, “hayır” oyu kullanmayan ülkelere karşı tavır alacakları, yaptıkları yardımları kesecekleri şeklindeki tehdidi pek işe yaramadı, ABD ve İsrail dışında Guatemala, Honduras, Mikronezya, Nauru, Palau, Marshall Adaları ve Togo “hayır” oyu kullandı.
5-ABD’den önemli ölçüde maddi yardım alan Mısır, Afganistan ve Irak son derece onurlu bir duruş sergiledi, Trump’ın tehditlerine aldırmayarak tasarıya olumlu oy verdi.
6-İsrail’in, arkasına ABD’yi aldığı sürece istediğini yapacağına ilişkin inancına darbe vuruldu. Bu ülke, bölgesinde kalıcı barış için Filistin’le anlaşmak zorunda olduğunu büyük hayal kırıklığı yaşayarak gördü.
7-Tasarıyı BM Genel Kurul gündemine Türkiye ve Yemen götürmüştü. İki ülkenin de haklı olduğu alınan kararla tescillendi ve bunun sonucu itibarları arttı.
8-Bosna Hersek oylamada çekimser oy kullanan ülkelerden biriydi. Bu tutumu başta Türkiye olmak üzere İslam ülkelerinde hayal kırıklığı yarattı.
9-BM, uzun süredir varlığı ile yokluğu arasında fark olmayan bir örgüt durumundaydı. Genel Kurulu’nda aldığı son kararla güç ve itibar kazandı.
10-BM Güvenlik Konseyi’nin ABD dışındaki 4 daimi ülkesi Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’nın ABD karşıtı oy kullanması anlamlıydı, “Bu dünyada sadece siz ve İsrail yaşamıyor” mesajı taşıyordu.