Başbakan ’ın bir konuşması sırasında “abidik gubidik” ifadesini kullanması yadırgandı. Oysa, bizim siyasetçimiz öteden beri argo sözcükler kullanmaya bayılır.

Birkaç örnek vermekte yarar var:
Recep Tayyip Erdoğan, bir miting sırasında laf atan dinleyicilerden birine, “Artistlik yapma lan!” diye bağırdı.
Turgut Özal bir konuşmasında, “Yengemin şeyi olsa eniştem olurdu” dedi. Bir diğer konuşmasında, muhalefeti kastederek, “Biraz da küçük Turgut’la uğraşın” ifadesini kullandı.
Bülent Arınç, “Şeyini şey ettiğimin şeyi” diyerek siyasi argo sözlüğümüzü zenginleştirdi.

Tansu Çiller, bir rakip parti lideri için “istikrarsız” diyeceği yerde “iktidarsız” deyiverdi. Çiller’in aynı muhalefet lideri için söylediği “şerefsiz onbaşı” sözünü hatırlatmakta da yarar var.
Halen HDP sözcülüğü yapan Osman Baydemir’in bazı eleştiriler karşısında “Has…. Gidin” ifadesi siyasi küfür ile siyasi argo arşivlerine bir arada girdi.
Eski bakanlardan Cavit Çağlar’ın “Yavşak”, eski Rize Belediye Başkanı ve milletvekili Şevki Yılmaz”ın “Pezevenk adam” sözlerini de bu arada analım.
++
tutanakları ve gazete arşivleri tarandığında söz konusu örnekler çoğaltılabilir.
Peki, siyaset adamlarının argolu, küfürlü konuşması doğru mudur?
Kendilerine sorarsanız, muhtemelen, “Halkın diliyle konuşuyoruz” savunması yaparlar.
Ama bu doğru bir yaklaşım olarak kabul edilemez.
Siyaset adamı aynı zamanda topluma rol model olmak zorundadır.
Onların konuşmalarını nezaket içinde yapmaları,
Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde, “argo”nun şöyle tanımlandığını unutmamaları gerekir:
“Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken, çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim.”