Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hem kadınlara hem çocuklara yönelik saldırıların izini inancımızda ve kültürümüzde arayanlar art niyetlidir. Adını tam olarak koymak gerekirse bu tür eylemlerin her biri birer insanlık suçudur.

Bazılarının çıkıp dikkat çekmek, popüler olamak amacıyla kavramları eğip bükerek asıl mesajını gizleyerek söyledikleri sözlerin kıymeti harbiyesi yoktur. Çözmemiz gereken mesele, bir takım piskopatlara, cani ruhlulara, sapıklara harekete geçme cesareti veren iklimin ortadan kaldırılmasıdır. Bunu da hep birlikte yapacağız. Son dönemlerde karşımıza sıkça çıkan haberler kadına yönelik şiddet ve çocuğa yönelik taciz konusunda milletimiz ile medyada oluşan hassasiyetin ifadesidir. Eskiden adeta yapanın yanına kar kalan şiddet ve istismar eylemleri artık ne milletimiz ne de devletimiz tarafından görmezden geliniyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen HAK-İŞ Dünya Kadın Günü Programı’nda konuştu.

“KADIN VE ERKEK ARASINDAKİ AYRIMCILIKTAN DAHA TEHLİKELİSİ KADINLAR ARASINDA AYRIMCILIK YAPMAKTIR”

Erdoğan, “Bizim annelerimiz, kadınlarımız dünyanın en fedakarlarıdır. Yeri gelir Erzurum’da Kara Fatma olur. Balkanlardan Kafkaslara kadar cephe cephe dolaşır. Yaşanan bir takım hadiseler nedeniyle bugünlerde kadına şiddeti konuşuyoruz. Okulunda, sınıfının kapısı önünde, mezuniyet töreninde, hak aramak için çıktığı sokaklarda şiddete maruz kalan kadınları hatırlıyor muyuz? Eğer kadın meselesini tüm boyutlarıyla konuşacaksak önce samimi olmamız gerekir. Kadın ve erkek arasındaki ayrımcılıktan daha tehlikelisi kadınlar arasında ayrımcılık yapmaktır. Maalesef Türkiye bu sıkıntıları yaşamıştır. Dünyanın başka yerlerinde de özellikle son yıllarda benzer utanç manzaralarına rastlıyoruz. Önce kadınlar arasındaki ayrımcılığı ortadan kaldırdık. Kadını her alanda hak ettiği konuma çıkartacak çalışmaları yaptık. Bunun için bize çok saldırdılar. Sırf bu sebepten partimizi kapatmaya dahi kalktılar. Milletimizin desteğiyle bu zorlukların üstesinden gelmeyi başardık. İnsanları bölmeye yönelik her tartışma yeni bir zulüm kapısının aralanması anlamına gelir. Kadınalrımız hayatın her alnındfa olduğu buradaki gibi dimdik ayaktalar. Erkekle kadın arasındaki üstünlük tartışması beyhude bir tartışmadır” diye konuştu.

“KADINLARI TÜM KÖTÜLÜKLERİN KAYNAĞI OLARAK ŞEYTAN, İBLİS OLARAK GÖREN …”

Erdoğan, “Şu anda dahi Asya’nın izbe köşelerinde daha çok ve ucuz üretim için en kötü şartlarda çalıştırılan kadınların varlığını biliyoruz. Kadınları tüm kötülüklerin kaynağı olarak şeytan, iblis olarak gören bunun için onları çarmıha geren işkence eden, yakan güya dini anlayışlar asırlarca bu dünyada hüküm sürmüştür. Dün çarmıha gerdikleri kadınları, bugün farklı yöntemlerle aşağılamaya, metalaştırmaya çalışanların cilalarını kazıdığımızda altından yine aynı zihniyet çıkıyor” dedi.

“SURİYE, DOĞU GUTA’DA KATLEDİLEN BİNLERCE KADIN İÇİN TEK BİR SÖZ ETTİKLERİNİ DUYDUNUZ MU?”

Erdoğan, “Bugün kadın hakları diye ortalığı inletenlerin siz hiç Suriye, Doğu Guta’da katledilen binlerce kadın için tek bir söz ettiklerini duydunuz mu? Suriye’de çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 1 milyon insanın alçakça katledilmesi karşısında kıllarını kıpırdatmayanların kadın hakları konusundaki sözlerinin ne anlamı olabilir? Hepsine soruyorum hadi bu konuda da konuşun. Siz Afrin’e Türk ordusunun girmesini konuşamazsınız. Biz Afrin’e işgal gücü olarak girmedik. Biz Afrin’deki teröristleri temizlemek için girdik, durumumuz bu. Teröristlerden temizleyip sahiplerine teslim etmek için oradayız. Biz 3.5 milyon Suriyeli kardeşimize ev sahipliği yapıyoruz. Ey dünya, siz ne kdar Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyorsunuz? Sizin konuşmaya hakkınız yok, bizim çok şey var” ifadelerini kullandı.

“BUNLAR SADECE ŞOVMEN, ŞOVMEN. ASLA KADIN HAKLARI SAVUNUCUSU DEĞİL”

Erdoğan, “Akdeniz’in karanlık sularında kaybolup giden on binlerce kadın ve çocuğun arkasından timsahın gözyaşlarının döküldüğünü gördük. Samimi ortamda gözyaşı dökmeyenlerin, gerçek birer kadın hakları savunucusu olduğuna nasıl inanabiliriz? Bunlardan kadın hakları savunucusu olur mu? Bunlar sadece şovmen, şovmen. Asla kadın hakları savunucusu değil” dedi.