Ana Sayfa Güncel Biz girmeden AB dağılır mı?

Biz girmeden AB dağılır mı?

85
PAYLAŞ

Türkiye tam üye olmak istiyor ama Avrupa Birliği’nin () biz girmeden dağılma ihtimali hiç de az değil.
Gelin, AB’nin yaşadığı sorunlara kısaca bakalım:
-Birliğin ekonomik bakımdan en güçlü ülkeleri İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya’da halk Birliğin kendilerine yarar sağlamadığını, aksine yeni üye olan yoksul ülkelere yardım etmek zorunda kaldıkları için zarar gördüklerini belirtiyor, bu duruma son verilmesini istiyorlar.
-İngiltere, tüm ısrarlara karşın ortak para birimi Euro’yu benimsemedi, Sterlin’de kalmayı tercih etti. Diğer yandan Euro’ya bağlanan umutlar boşa çıktı. Bu para birimi özellikle son aylarda Dolar karşısında hızla erimeye başladı.
-AB, ekonomik anlamda dünyaya kafa tutar bir konuma ulaşamadı, birçok sektörde Çin’e ezilmekten kurtulamadı.
-Yunanistan’da geçtiğimiz Pazar günü yapılan seçimde AB’ye son derece mesafeli olan Radikal Sol Koalisyon birinci parti oldu. Koalisyonun sosyalist lideri Aleksis Çipras’ın başbakanlık koltuğuna oturunca AB ile ilişkileri yeniden gözden geçireceği, ilk etapta Euro’dan çıkma kararı almasa bile AB’nin istediği ekonomik önlemleri uygulamaktan kısmen vazgeçebileceği belirtiliyor. Bu da AB’yi yaralayabilir.
-AB, siyasi ve ekonomik bir örgütlenme olarak hayata geçmişti. Ne var ki siyasi alandaki beklentiler de gerçekleşmedi. AB vatandaşlığından kimse söz etmezken hemen tüm AB üyesi ülkelerde milliyetçilik prim yaptı.
-Tam üye ülkeler arasındaki vizesiz geçişler güvenlik sorunu yarattığı gibi, özellikle zengin AB ülkelerinde işsizliğin artmasında rol oynadı.
-Üye ülkeler arasında dil birliği olmadığı gibi (AB ülkelerinde tam 24 ayrı dil konuşuluyor) din alanındaki farklılıklar da zaman zaman sorun yarattı. (Birlik içinde Katolikler, Ortodokslar, Yahudiler ve Müslümanlar yer alıyor.)
-Birlikteki her ülkenin ayrı ayrı kendi savunma gücüne sahip olması uluslararası sorunlara müdahalede güçlü bir aktör olarak ortaya çıkmasını engelledi.
++
Sonuç olarak uzun vadede AB’nin varlığını sürdürmesi zor görünüyor.
Ancak bu durum AB’nin temel felsefesini oluşturan Kopenhag Kriterleri’ni uygulamamıza engel olmamalıdır.
Türkiye, hukukun üstünlüğüne inanan, insan haklarına saygı gösteren, istikrarlı bir demokrasiye sahip olan, ekonomisi sağlam temeller üzerinde oturan bir ülke olduğu takdirde çağdaş dünya arasında yerini rahatça alabilir.
Bunu yaptığımız takdirde AB hâlâ varlığını sürdürüyorsa ona tam üye olup olmamamız da hiç önemli değildir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam