Yunanistan Başbakanı Çipras, İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman ordularının ülkesini işgal ettiğini, binlerce kişiyi öldürdüğünü, büyük acılar yaşanmasına yol açtığını belirtti, bu nedenle Almanya’nın kendilerine 279 milyar Euro savaş tazminatı ödemesi gerektiğini söyledi.
Dünya gündemine oturan konuyu siyaset adamları, tarihçiler, hukukçular tartışıyorlar.
Bu tartışma devam ederken Türkiye’nin bir atak yapması ve Osmanlı’nın son döneminde ülkemizi işgal eden Yunanistan, İngiltere, Fransa ve İtalya’ya karşı tazminat taleplerinde bulunması gerekir. (Sevr Anlaşması’na göre Doğu Anadolu’da bazı vilayetler Ermenilere bırakılmıştı. Tazminat taleplerine Ermenistan da eklenmelidir.)
++
Sonuç alınır mı bilemem, ama konuyu gündeme getirmenin Türkiye’ye şu yararları olur:
1)Bugün insan hakları, demokrasi, barış, kardeşlik dersleri veren AB ülkeleri geçmişte ordularıyla işgal ettikleri ülkelerde dehşet saçmış, sivilleri bile acımasızca öldürmüştü. Bunların belgeleriyle, delilleriyle ortaya konulması uluslararası camiada Türkiye’nin elini güçlendirir, saygınlığını artırır.
2)Ermenilere karşı soykırım iddialarını Papa dahil bir çok dünya lideri seslendiriyor. Böyle bir dönemde geçmişte Anadolu insanının yaşadığı dramları anlatmak soykırım iddiasında bulunanları yeniden düşünmeye sevk eder, özellikle onların kamuoyları üzerinde ciddi etkiler yaratır, vicdan muhasebesine gitmelerini sağlar.
++
Futbolda bazı teknik direktörlerin adeta tutkuyla sarıldığı bir taktik vardır:
“En iyi savunma hücumdur.”
Kalelerinde gol tehlikesi yaşamak istemeyen teknik direktörler futbolcularına oyunu rakip sahaya yıkmaları talimatı verirler.
Bu taktiği artık dış politikada da ana ilkemiz yapma zamanı gelmiştir.
Soykırım iddialarına karşı “Siz ne diyorsunuz yahu… Esas soykırıma uğrayan, öldürülen, yaralanan, aç kalan, perişan olan, büyük mağduriyetler yaşayan biziz. Bunun sorumlusu sizlersiniz ve hesabını vermek zorundasınız” deme zamanıdır.
Aksi takdirde maç sürekli olarak kalemiz önünde oynanır ve çok gol yeriz…

  • ETİKETLER
  • AB
PAYLAŞ
Önceki İçerikBiri hoş, diğeri nahoş!
Sonraki İçerikDSİ Spor şampiyon oldu
Nuri Kayış
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.