Ana Sayfa Yazarlar Biz bu filmi daha önce görmüştük!

Biz bu filmi daha önce görmüştük!

108
PAYLAŞ

Almanya Başbakanı Merkel ülkemize apar topar geldiğine göre, başta ülkesi olmak üzere Avrupa Birliği, Halep’ten kaçarak ülkemize ulaşmaya çalışan Suriyeli göçmenlerin yaratacağı sorunlarla bir an önce yüzleşmek arzusundadır.

Bu niyet, soruna uzun süre boyunca ilgisiz davranıp Türkiye ile ortak bir dayanışmaya girmeyen Avrupa ülkelerinin nihayet bir ders almış olduğunu gösterir sanırım.

Merkel’in ziyareti, şimdi yeni göçmen dalgasının boyutunu ve olası maliyetini hesaplamak amacıyladır kuşkusuz. Ancak daha önce de yazdığımız üzere, bu dalganın bir tsunamiye dönüşebileceği ve bazı kaynaklara göre beş yüz bin kişiye kadar ulaşabileceği ihtimaline karşı hazırlıklı olsa iyi olur. Tabii ki Merkel bu hazırlıklarını yaparken, arada geçecek sürede Türkiye’nin bu yeni göç dalgasının maliyetini kendi imkânlarıyla karşılamak üzere sınırlarını açması talebinde bulunacaktır.
resim
Ancak Türkiye’nin de bazı hatalarından ders almış bulunduğu da gözlenmektedir. Nitekim Suriye’de olaylar ilk patlak verdiğinde ve ilk göçmen akını başladığında alması gereken önlemi bu kez almıştır; yani mültecilerin sınırımızın hemen dışında ve Suriye topraklarında tutularak kendileri için kamplar kurulması ve yardımların burada dağıtılması…
Bununla birlikte, önümüzdeki yakın dönemde sadece Avrupa’dan değil, ABD’nden de bu yeni göçmen gurubunun ülkemizde ağırlanması için baskılarda bulunulacağı bir sır değil. Yine de meselenin özü artık yardımseverlik ve konukseverlik, hele dindaşlık falan da değildir.
Hesaba katılması gereken başlıca parametreler; sınır kapılarımızı açmamız durumunda ülkemize mali yardımda bulunulup bulunulmayacağı, göçmenlerin ağırlıklı bölümüne Batılı ülkelerde sığınma hakkı verilip verilmeyeceği ile bunların arasına sızarak ülkemize veya başka bir ülkeye geçerek terörist eylemler gerçekleştirmek isteyecek ruh hastalarının nasıl engelleneceğidir. Hatırlanacağı üzere Suriye’den kaçarak ülkemiz üzerinden Avrupa’ya giden iki IŞİD militanı, geçen yılsonunda Fransa’nın başkenti Paris’te kanlı eylemler gerçekleştirmişti.
İster istemez, yukarıdaki parametreler gözönünde bulundurularak önemli bir pazarlığa girişilecektir Türkiye ile. Bu bakımından yetkililerimizce, yapılacak bu kıyasıya pazarlıktan önce gerekli hesaplar ile alınacak fiziki dâhil tüm emniyet tedbirlerinin saptanmasının gereği ortadadır.
Belirtmeliyiz ki, söz konusu pazarlık öncesi ve hatta sırasında Türkiye’nin, Esat rejimi ve Rusya ile İran’a, Halep ve civarı ile Bayır Bucak Türkmenlerinin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerdeki sivil halkın katledilmesinin hesabının elbette sorulacağı yönündeki uyarılarına devam etmesi yerinde olacaktır.
Biz bu filmi daha önce görmüştük yahu!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam