“İlk kez ülkemizi geri almak için bu kadar yaklaştık. Bu 90 yıl sonraki ilk dönüm noktamız.” diye .başlayan bir Facebook paylaşımı görürseniz, ne düşünürsünüz..?

Herhalde bunun altındaki imzanın, “birden Türkiye’ye büyük ilgi göstermeye başlayan Osmanlı Hanedanı üyelerinden biri” olduğu aklınıza gelir…

…Ve yanılmış olursunuz…

Bu paylaşımın altındaki imza Denizli’nin merkez Pamukkale İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Zekeriya Çamlıbel’e ait…

Bu paylaşımın devamında, “Ya sandıkları patlatıp Osmanlı’nın torunları olarak masaya yumruğumuzu vurup sahaya ineceğiz, ya da bir 90 yıl daha sürünmeye devam edeceğiz. Ne diyordu İmam-ı Şafi Hazretleri, ‘Fitne zamanı, düşman oklarını takip edin, o sizi Hakka götürür’!” sözleri de var…

Türkiye Cumhuriyeti’ni “işgal devleti”, Cumhuriyet’in kazanımlarını da ”sömürü” olarak gören birinin Milli Eğitimin önemli kademelerini işgal edebiliyor olması, dehşet verici… Çünkü “Halkı kin ve düşmanlığa teşvik eden, hatta neredeyse bir iç savaşa çağıran” bu sözlerin bir eğitimciye ait olması asla kabul edilemez…

İnsanın aklına takılan başka bir şey de, üniversitelerin içinin hızla boşaltıldığı bir dönemde; bir eğitimcinin kendini ortaya atıp böyle görüşler yaymaya cesaret edebilmesi…

O makama bir biçimde(!) gelmiş olan birinin, kendi açısından açından “maceranın sonu” olabilecek bir eyleme kalkışmış olmasını izah etmek çok güç… Ancak uzman psikologların uzun çalışmaları sonucunda ortaya çıkarabilecekleri bir şey bu ve mutlaka yapılması gerek… Hele de; Günümüzün Türkiye’sinde sıra dışı davranışların, genelde “kişisel çıkar beklentilerine” dayandığını hatırlayınca…

Yakıcı soru şu: “Böyle davranışları sergileyenler, sonuçları göremeyecek kadar aptal mı; yoksa kendini adamış ve her şeye razı yeni tür canlı bombalar mı?”

Akademisyenlerden “nereye istersen çekilebilecek” bahanelerle kurtulmaya çalışan birileri var Türkiye’de…

…Ve bu birileri; bununla yetinmeyip, ülkenin gençlerini üniversiteye hazır hala getirecek ilk ve orta öğretimi de yok etmeye çalışıyor sanki…

Gerçek FETÖCÜ’leri, dış mihraklar için çalışanları, hatta Cumhuriyeti yıkmaya uğraşanları görmezden gelen bir tezgâhın karşısındayız ve iktidar bir kez daha kandırılmak riskiyle karşı karşıya… Bu “kandırılma” öncekilerin hepsinden daha tehlikeli olacak bu arada… Gerçekleştiğinde emperyalistlerin pis pis ve keyifle güldüklerine tanık olacağız..!