İnsanın okuduğunda “yanlış gördüm her halde” diyip bir kere daha okumaya çalıştığı türden bir haber, bomba gibi patladı…

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz katıldığı fuar açılışında ‘Yeni müfredatta Atatürkçülük kaldırıldı’ eleştirilerine, “Bizim hem ortaokul sonra hem de lise sonda İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersi var. Yeni müfredatta Beden Eğitimi ve Spor dersi zorunludur 9, 10, 11 ve 12’nci sınıflarda burada Atatürk’ün beden eğitimi ile ilgili sözleri öğretiliyor” diye yanıt verdi…

Bakan bu sözlerinin şaşkınlık yarattığımı görmüş olmalı ki, “Yeni müfredatta Beden Eğitimi ve Spor dersi zorunludur 9, 10, 11 ve 12’nci sınıflarda. Burada Atatürk’ün beden eğitimi ile ilgili sözleri öğretiliyor. Atatürk’ün sözlerinden hareketle Atatürk’ün spora ve sporcuya verdiği önemi açıklar. Bir başka kazanım Atatürk’ün sporla ilgili sözlerinden oluşan poster hazırlar. Bir başka kazanım Atatürk’ün ilgilendiğin spor dallarını tanıtan sunu hazırlar.” şeklinde bir ek açıklama da yapmak zorunda kalmış…

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ise, Türkiye’de insan odaklı bir büyümeyi hedef aldıklarını belirterek,”Biz ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı içinde insan odaklı bir büyümeği hedef alıyoruz. Onun için bütün politikalarımızın başında insan gelir. Biz bu ülkenin değerlerine saygılıyız. Bu ülkenin değerlerine sahip çıkıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin ortak değeridir. Dolayısıyla biz Mustafa Kemal Atatürk’ü bu ülkede ayrıştıran unsur olarak kullanılmasına değil, birleştirmesinden yana kullanılmasından yanayız.” diyerek ona destek vermiş…

…Ve ne yazık ki bu haber; kaç kere okunursa okunsun, insanın o ilk tepkisi değişmiyordu…

Bazıları işi gırgıra vurup, örnekleri çoğaltmayı denediler…

Örneğin sosyal medyada “Yaşasın… Cihat derslerini de takip edenler, karşılarına çıkan ‘bugün kaç kâfir öldürdün?’ sorusuyla matematik, ‘şimdi nereye Cihad’a gidiyoruz?’ sorusuyla coğrafya ve ‘dedelerimiz nerelere Cihad yapmıştır?’ sorusuyla da tarih öğrenmiş olacaklar “ türü paylaşımlar başladı…

Bence aynı mantığın eğitim dışında kalan alanlara da uygulanması mümkün pekâlâ…

İktidar Partisi Genel Başkanı’nın milletvekillerine yaptığı konuşmada “bir konu hakkında nasıl verilmesini istediğini” anlatması yeterli olmalı… Artık karar bellidir çünkü…

Ne TBMM’nin toplanmasına, ne komisyonlar kurulup konunun incelenmesine gerek kalmamış demektir… Yapılması gereken tek şey, milletvekillerinin cep telefonundan oy vermesini sağlayan bir sistemin kurulmasıdır…

Düşünürsek; batılıların bizi neden kıskandığını ve ne sebeple dışlamaya çalıştıklarını da kavramış oluruz..!