Batıdaki İslam karşıtı eğilimin giderek kökleşmesi, nasıl oluştu..?

Suç, hiç bir neden yokken, amaçları sırf “Hıristiyanlığı yaygınlaştırmak” olan papazlar ve kardinallerde mi..?

Yoksa Afganistan’da başlayıp önce Pakistan’a, sonra da Arap Baharı’yla karışık Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya yayılan İslami terör örgütlerinde mi suç..?

O örgütlerin ortaya çıkışı, gelişmeleri konusunda kimlerden destek aldıkları ve bugüne kadarki eylemleri, artık açıkça biliniyor… Başta ABD olmak üzere emperyalist ülkelerin “iti ite kırdırmak” amacıyla tohumlarını attıkları bu örgütler, onlardan bekleneni fazlasıyla yaptılar…

İş tam iş “müdahale edip onları yok edilmesi” evresine gelmişti ki, emperyalistler tekrar kendilerini başlangıç noktasındaki durumda buldular… İki süper güçten biri ve o zamanki adı Sovyetler Birliği’ni Afganistan’dan çıkarmak istemişti ABD… Şimdi adı Rusya Federasyonu olan değişen ayrı süper güç, yine ABD ile karşı karşıya gelmiş halde. Değişen tek şey coğrafya…

Trump’ın seçilmesi ve konuşmalarında Rusya’ya göz kırpmakta olması da, bir anlamda bu iki süper gücün dünyayı poylaşmak konusunda anlaşma aradıklarının göstergesi…

Ne yazık ki, Türkiye bu “devler savaşına” asla karışmaması gerektiğini kavrayamadı…

Stratejik derinlik(!) peşine düşüp girilen macera, IŞİD’i “bir grup öfkeli genç” diye tanımlamaya kadar tırmandı… Cumhurbaşkanı’nın Ortadoğu ülkelerine sık sık yaptığı gezilerle de sürüyor…

Tam bu sırada meydana gelen bir olay ise Batı’daki İslam karşıtı eğilimin ekmeğine sadece yağ değil, bal da sürmesine neden oluyordu az daha…

İsmailağa Cemaati’nin üyeleri, Erzurum’da Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı, 13’üncü Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali’ne (EYOF) katılan sporcu ve yöneticilere 3 dilde bastırılan Kur’an-ı Kerim dağıtıp İslam’ı anlatmaya kalkıştı…

Giyimleri ve görüntüleriyle yabancı konuklarda kısa süreli paniğe yol açan cemaat üyeleri, ve özel güvenlik güçlerinin engellemesiyle karşılaştılar…

Kendilerinin cemaatin ‘İrşad ve Tebliğ Ekibi’nden olduklarını belirten Ömer Sert de buna tepkisini “Son Peygamber geldi, gitti. Şimdi İslam’ı insanlara kim anlatacak Başta alimler ve hocalar olmak üzere biz Müslümanlar bu görevi yapmalıyız. Biz de bu iş için Bursa ve İstanbul’dan geldik ama maalesef güvenlik nedeniyle sporcularla görüşemiyoruz. İnsanları imana davet etmek lazım. Bilmiyorlar, bilseler onlar da iman edecekler.” sözleriyle gösterdi…

İktidar’ın “benzer olayların önünü kesmek amacıyla” tavrını açıklıkla ortaya koyması gerekiyor… Kurtlar Sofrası’ra katılmak için “Kurt” olmak gerek… Bunu kavramayanlar, kendilerini “yiyen” değil “yenen” olarak bulurlar…

…Ve sadece Batı’daki İslam karşıtı eğilim biraz daha güç kazanır..!

PAYLAŞ
Önceki İçerikFlynn’in istifasını, Trump istedi
Sonraki İçerikYÖK’te mezun sayısı 8 milyona ulaştı
Mehmet Ali Yula
Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.