Ana Sayfa Yazarlar Bir Rus provokasyonu daha!

Bir Rus provokasyonu daha!

62
PAYLAŞ

Tüm dünyadaki gemicilik faaliyetleri, ister Atlantik veya ister Büyük Okyanus olsun, tüm denizlerde geçerli kurallar çerçevesinde yürütülür.

’ndeki gemiler de, Türk veya Yunan karasularındaki kısıtlamalar haricinde, yani karşılıklı olarak karşıt ülkelerin karasularına izinle girdikleri takdirde uluslararası denizcilik kurallarına bağlıdır.

Bu ve açık denizlerle ilgili kurallara dair en önemli Antlaşma ise Birleşmiş Milletler Denizler Hukuku Sözleşmesi’dir (UNCLOS). Bahse konu Antlaşma da yıllar içinde üçüncü kez gözden geçirilmiş ve dolayısıyla yeni sürümü ortaya uluslararası hukuk açısından ortaya konmuştur (UNCLOS-III).Bu antlaşmaya göre, tüm dünyada, savaş gemisi olsun, balıkçı gemisi olsun tüm gemiler, UNCLOS III kurallarına bağlıdır.
Bu antlaşma, taraf ülkelerin karasularının 12 deniz milini aşan sularının ve hatta gereğinde 300 kilometre açığına kadar oluşabilecek özel ekonomik bölgelerin (exclusive economic zone) dışında meydana gelebilecek kaza vs. sorunların, açık denizlerde gerçekleştiğini karara bağlamaktadır.
Bununla birlikte, Ege’deki karasularının karşılıklı olarak genişliğinin tarafımızca
6 mil olarak kabul edilmekte olduğunu bir tarafa yazalım.
Biliyorsunuz, bir Rus savaş gemisi, Ege’nin uluslararası sularında bir balıkçı gemimizin üstünden bir uyarı atışı gerçekleştirmiş durumdadır. Gemi kaptanının, bu olayı fark etmemiş oldukları yönündeki ifadelerini bir kenara bırakalım; bu olayın geçtiği yer, esasen Türkiye ile Yunanistan arasında sorunlu bir deniz parçasını teşkil etmekle birlikte, tarafımızdan Ege’de açık deniz olarak tanımlanabilecek bir alanında gerçekleşmiştir. Yoksa Yunanlı hücumbotlar zaten o balıkçı gemisini yedeğe alıp yakın bir Yunan adasına götürürdü.
Bir geminin rotası, eğer başka bir geminin rotası ile çakışıyorsa, kullanılacak telsiz frekansları bellidir. Bunun da ötesinde, gerek ışıklı, gerekse sesli uyarı sinyalleri açısından kullanılacak yöntemler bellidir.
Normalde bir başka bir geminin pruvasının (önünden) , bir savaş gemisinin ateş etmesinin amacı da bellidir; o geminin hareketsiz kalmasını sağlamak!
Olay, çok basit gibi anlaşılabilir… Ama gerçek hadise; Ege Denizi’nin uluslararası sularında balık avlayan bir balıkçı gemimizin, Rus donanmasına bağlı bir gemiden atılan bir roketle tacize uğratılmasından başka bir şey değildir.Geçmiş yazılarımda da yazdım: büyük bir devlet olan Rusya’nın, düşen uçağına karşı yapabilecekleri bellidir ve sınırlıdır. Bir Rus provokasyonu daha yaşadık. Bu olay da bir oldu-bitti olarak tarihin kaydına geçecektir; merak etmeyin! Yeter ki tarafımızdan da bu konuda önemli bir ders alınmış olsun!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam