“Müslümanların seslerini duyuracak kudrette olduğunu ispat etti. Kemal Atatürk’ün ölümüyle Müslüman dünyası en büyük kahramanını kaybetmiştir.Atatürk gibi bir önder, önlerinde bir ilham kaynağı olarak dikildiği halde, Hind Müslümanları bugünkü durumlarına hâlâ razı olacaklar mı?” Millet Gazetesi,10 Kasım 1954 Karachi’de orta halli bir ailenin yedi çocuğundan biri olarak doğan Pakistan’ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah (1876-1948), İslam Dünyası’nın son yüzyıl içinde yetiştirdiği en ünlü, saygın ve seçkin devlet adamlarından biridir.

İradesi,sabrı, keskin zekası,sarsılmaz cesareti ile “Bir Milletin Kurucusu” büyük kurtarıcı ve örnek lider olarak tarihin altın sayfalarında yerini almıştır.
Çok çetin ve azimli mücadele sonunda ,milyonlarca Müslüman hürriyetine kavuşarak 1947 yılında dünya haritası üzerinde yerini almıştır. Onun ileriyi gören siyasi dehası sayesinde Pakistan’ın kuruluşu sağlanmıştır.
1892 yılı başlarında Karachi’den Avrupa’ya doğru yola çıkan ve 1893 yılında Londra’da ünlü hukuk okullarından biri olan Lincoln’s Inn’de hukuk öğrenimine başlayarak mezuniyeti sonrasında avukat olarak çalışan Cinnah. Öğrencilik yıllarından itibaren İngilizlerin sömürgesi olan büyük Hindistan’da yaşayan Müslümanların ayrı bir millet karakteri gösterdiğini ifade ederek, öncü görevini yerine getirmek için üstün bir çaba içine girmişitir.
Cinnah, hukuk tahsili için Lincoln’s Inn’e giriş sebebini 1947 ‘de Pakistan Devleti’nin kuruluşundan bir süre önce yurda dönüşünü kutlamak üzere Karachi Barosu’nun düzenlediği toplantıda şöyle aşıklamakta:
“Lincoln’s Inn’i ziyaretimde, orada giriş salonunda ” Dünyanın büyük kanun koyucuları arasında, Peygamberimizin isminin bulunduğunu görmek, benim hukuk öğrenimi için oraya gitmeme sebeb oldu.”
Büyük Hindistan’ın çeşitli coğrafi bölgelerinde çeşitli diller konuşan 100 milyon müslümanın kalbini ve gönlünü hür Pakistan ideali etrafında birleşiteren Cinnah azmi,cesareti ve önder devlet adamı anlayışı ile başarıya ulaşmıştır.
Her zaman barış ve dostluktan yana olan Cinnah, Hindistan ile Pakistan arasında, daha iyi bir anlaşma ,devamlı ve tatminkâr bir ilişki kurulmasını sağlayacak her şeyi memnuniyetle yapmaya hazır olduğunu tereddüt etmeden liderler görüşmesinde ifade etmiştir.
Cinnah ve taraftarları , İngilizlere karşı protesto gösterilerinde bulunmaktaydılar.Bu toplantılar ve gösterilerle ilgili olarak B.D.Lam,Bombay Chronicle isimli gazetede çıkan bir yazısında şöyle demekteydi: ” Toplantının sonucu olarak,eğer adına bir abide dikilmesi gerekli olan biri varsa, o da bu güzel önderliği ve cesareti sayesinde Bombay’daki toplum hayatında büyük bir devir açan bay CİNNAH’tır.”
Türk Milleti için büyük kurtarıcı ve kurucu Mustafa Kemal Atatürk ne ise, Pakistan için de Cinnah odur. İki Büyük liderin yaptıkları tarihin altın sayfalarında yerini almıştır. İlham kaynağı olarak Atatürk’ü göstermesi, “Güneşin doğduğunu nasıl görüyorsam, şark uluslarının da birgün özgürlük ve bağımsızlıklarına kavuşacaklarına öyle inanıyorum” diyerek geleceği gören ufku yüce liderin buluşmasıdır.
Yazar G.Allana, ” Bir Milletin Yaratıcısı Cinnah” eserinde şöyle demekte:
“Henüz bir yaşında olan Pakistan’ın, Cinnah’ın ölümüyle öksüz kaldığını anlamıştım. Bütün milletin duyduğu acıyı dile getiren yaşlı bir kadın, kuran-ı Kerim’den dualar okuduktan sonra şöyle seslandi :” Rabbinden geldi ve yine,Rabbine döndü.”