Ana Sayfa Yazarlar Bir gurbet türküsü

Bir gurbet türküsü

84
PAYLAŞ

Ben bir gurbet türküsünün hicran
yüklü ilk mısrası,
Ayrılığın uzun ince yollarından kalbe düşen son göz damlasıyım,
Adım gurbet ya benim, hep seher yeline
sordular nerdeyim diye,

Hep bir köşeye sığındım, dardayım diyemedim bir gün bile kimseye
Yanık kaval sesi gibi ağlamaklıydı uzaklardan duyulan sesim,
Oysa ben hasretten yanıyor inliyor
ölüyordum da
İnandıramıyordum halime bir Allahın
kulunu bile,
Bağrımda çöle dönüyordu yokluğun,

Ben bir hasret türküsüydüm, gurbetçi bir işçinin sekiz çocuğundan biri
Tahta sofraya bağdaş kurup bir çanak çorbaya iştahla sallanan tahta bir kaşığın sesiydim.
Burnuma sisli kokusu sinen kömür ocağının tuğladan bacası
Köy evini andıran tek katlı fabrikanın dişlileri kırılmış müstamel makinesiydim.
Gurbetçi bir balıkçı çocuğu gibi kirli sakallı
Ağzında dumanı tüten sigarasıyla teknesini
yüzdürmeye çabalayan bir garibandım.

Ben yalnızlıklar rıhtımında umutsuzca bekleyen bir karşılıksız sevda
Ben gurbet türküsünün gönül sahilinde dalgalara meydan okuyan bir kaya parçası
Ben çölleri mesken tutan kara gözlü bir ceylan yavrusu muydum?

Artık bitsin bu çile diyerek isyan eden asi bir duygu muydu ruhumu ele geçiren
Ağlama gözlerim derken fısıltıyla ettiğim
duanın son âmini miydim,
Yoksa feleğin ecel oku gibi tenime saplanan zehirli sillesi miydim,
Hazan yeli esmiş gonca gül gibi solan
ömrümce,
Kulağımda çınlayan gurbet türküsü müydüm?

Hep feleğe yıkmıştım başımda dönüp duran karabulutların yaptıklarını ,
Bahar yağmurunun ardından bağımı bahçemi sele vermiştim,
Nazlı yârin o vefasız gülüşüne neler vermezdim,
Sevdasından saçlarımı yolduğum,
Bir yok deyişiyle perişan olduğum umurunda mı?

Feryatlarla ardından küle döndürdüğün,
Bir gurbet türküsüyüm ben,
Hiç bilmezdim kara bıçak gibi
Bu kadar derinlere işlediğini,
Narındayım bu aşkın ey sevgili,
Ben sendeki gözü yaşlı türküyüm.

Bunca dolaşıp durdum da uğruna bomboş
kaldı ellerim,
Gözlerimde yaşlarla artık gurbetindeyim,
Kırıp kalemi yaktım gemileri,
Yok bir daha dönüşüm.

Bitmez tükenmez mi hiç hasretin,
Sabrım kalmadı artık vuslata
Ben bir hasret türküsüyüm,
Senin kavruk dudaklarında.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam