Ana Sayfa Yazarlar Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramıyor misalindeyiz

Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramıyor misalindeyiz

71
PAYLAŞ

Türkiye ne zaman fazla konuştuğu zaman başı derten çıkmıyor. İcraatın olduğun, kalkınmanın olduğu yıllara bakın hep böyle olmuştur. Son tarihe baktığımız zaman Özal’lı yıllar, hamle yılı değilmiydi.

 

Her ay vatandaşına seslenen rahmeli Turgut Özal gözümün önünde canlanıyor. Eline almış kalemi, kalkınan Türkiye görüntüleri, barajlalar, tüten fabrika bacaları, yollar, buram, buram kokan tarlalar, köylüler. Tam bir Türkiye fotoğrafı yok muydu? Benim gençlik yıllarımdı, 12 Eylül’den çıkmış bir Türkiye, yatırıma ve kalkınmaya ihtiyacı var. İşte o dönemleri hatırlayınca, o insanların inşaa ettikleri bu Türkiye’ye bu miras yediciler ihanet etmiyor mu? diye düşünüyorum. Türkiye’de döviz bürolarının dahi olmadığı, dövizin karaborsada alış ve satışının yasak olduğu bir Türkiye’den bugünlere gelen Türkiye’yi acaba bugünkü efendiler mi? yapmıştı. O yıllar zorlu yıllardı. Askeri vesayetin kol attığı bir dönemde, bu yatırımları yapan hem askeri, hem ülkeyi hem de milleti idare eden bir Türkiye idi. Bugün böyle her alanda kalkınmış bir Türkiye resmi var ise bunu sadece bugünkü siyasi iradeye ya da yeni adı ile uzun adama maal etmek doğru olmaz.
ESKİ LİDERLER NİYE BU KADAR POLEMİKTEN UZAKTI
Evet bugünkü Türk siyasetçileri kadar hergün ülke gündemini gereen, polemik yaratan bir siyasi dönem görmedim. AK Parti’nin ilk yıllarında işte kalkıma döneminde dahi bunlar yoktu. Şimdi görünen köy kılavuz istemez. Bırakın Türkiye’deki toplantıları, yurtdışı gezilerinde bile iç siyasete yönelik medyaya açıklamalar yapılıyor. Eskiden bir yurtdışı gezisinde çok önemli değil ise, konuk olduğun ev sahibinin evinde iç siyasete yönelik açıklama yapmaz, böyle sorularda gelmezdi. İşin bir de edep tarafı vardı. Şimdi Türkiye’de birisi hapşırsa, Afrika’dan yanıtını alabiliyorsunuz.
PEKİ BU KADAR GERİLİM İLE NE KADAR GİDELECEK
İnanın, belki hergün aynı şeyleri yazmaktan bizlerde yorulduk. Ancak, ülkeyi yönetenler, ülkenin vizyonunu, öyle bloke ediyorlar ki, bizde onların bu barajlarından kurtulamıyoruz. Bakın işte Türkiye’nin tüm yazarlarına bu siyasi liderlerin açıklamalarını önlerine alarak günlerdir hep onların değerlendirmelerine kendi bakışlarıyla yanıt veriyorlar. Peki, bu yazılımlarda, Türkiye için birşey var mı? Hani derlerya bir de bir deli bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış diye işte bütün Türkiye bununla uğraşıyor. Burada hani sokaktaki vatandaş, hani Türk çiftçisi, hani, fabrika işçisi, hani gençlik, hani, emekli, hani Türkiye.
SİLKİLENMEYE GEREK
VAR AMA NASIL?
Onun için Türkiye’de artık bir silkilenmeye gerek var. Bu kavganın, bu zıtlaşmanın artık sona ermesi lazım. İşte bu değişimi niye istiyorum diye soracak olursanız. Türkiye ne zaman birbiriyle didişmeye başladığı zaman geri gidiyor. İşte 12 Eylül öncesindeki manzara, işte bugün. Bir daha askeri darbe olmayacağına göre o zaman birşeylerin olması lazım ki, Türkiye tekrar her haliyle kalkınan ülke olabilsin, yoksa bu kuyudan bu taş çıkmaz. Türkiye’ye de yazık olur. Bir de bırakın benim buradaki söylemlerimi, bakın çevrenize, Türkiye’deki siyasiler kadar boşa konuşan bir ülke var mı? O zaman bana hak verirsiniz. Onlara sorsanız, Türkiye ancak böyle yönetilir. Türk milleti bundan hoşlanır. Sanmıyorum, sokağa çıksanız, herkes benim görüşümü paylaşır. Ben çünkü sokaktayım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam