İZMİR’in Bornova İlçesi’nde eczacı teknikeri olarak çalışan ve zengin olup insanlara yardım etme hayali kuran 26 yaşındaki Nuran Baştan, “Bu bayram bir çocuk da sen giydir” projesiyle, insanlara yardım etmek için ille de zengin olmak gerekmediğini kanıtladı. Onun projesiyle çocuğu olmayan çiftler anne- babalığı yaşadı, özellikle doğuda yüzlerce çocuğun yüzü güldü.

İzmir’in Bornova İlçesi’nde 11 yıldır eczacı teknikeri olarak çalışan Nuran Baştan zengin olup insanlara yardım etme hayali kurarken, geçen Ramazan Bayramı öncesi Haziran ayında “Bu bayram bir çocuk da sen giydir” diyerek eş, dost, akraba çevresinden ayakkabı ve giysi yardımı toplayarak ihtiyaç sahibi çocuklara dağıttı. Nuran Baştan’ın bu projesi umulmadık bir ilgi gördü ve 6 ay içinde 30 bin yardımsevere ulaştı. İhtiyaç sahibi çocukların cinsiyetini, yaşını ve ayakkabı numarasını yardımseverlere bildiren Nuran Baştan, gelen yeni kıyafet, çamaşır, çorap ve ayakkabıları hediye paketi yaparak çocuklara ulaştırdı. Çocukların bu ayakkabı ve kıyafetleri giyerek çektirdikleri fotoğrafları da yardımsevere gönderdi.

DOĞUDAKİ ÖĞRETMENLERDEN TALEP GELİNCE

Ancak ihtiyaç sahiplerinin çok olması üzerine projeyi sadece bayramlarla sınırlayamadı. Kış gelince ülkenin doğusundaki öğretmenler kendisine ulaşıp, “Öğrenciler karda terlikle okula geliyor” deyince yine organize oldu. İzmir’den alınan bir bot, Van Gevaş’ta karda bez ayakkabıyla okula gitmek zorunda kalan 9 yaşındaki Mehmet Kandemir’in ayağını ısıttı. Kandemir öyle sevindi ki, yeni ayakkabılarını giyip dakikalarca onlara baktı. İzmir’den giden paketler Muş, Hakkari ve Şırnak’ta çocukların sırtlarını, ayaklarını. bacaklarını ısıttı. İlk kez hediye alan çockular tepkilerini “Bunlar benim mi?” diyerek gösterirken, çocuğu olmayan bir çift “Anne baba olamadık ama bu proje ile beş çocuğa yardım ederek anlık da olsa kendimizi anne ve baba gibi hissettik” dedi.

ÇİKOLATA, ŞEKER GÖNDERENLER DE VAR

Nuran Baştan, artık eczaneye sığmayan hediye paketlerini kendisine bedelsiz tahsis edilen bir dairede topluyor. Baştan’ın yorgunluğu yardımlarla artsa da o, “Sorumluluğum büyük. Bırakırsam çocuklar üşür diye düşünüyorum. Vicdanım rahat etmez. Elimize para değmeden her iki tarafın da mutlu ve tatmin olduğu bir ilişki biçimi yakaladık. Almanya’dan 150 paket çikolata gönderdiler onları dağıttım. Sadece kıyafet değil vitaminli şeker bile gönderen oluyor” diye konuştu.