Ana Sayfa Yazarlar Bir araya gelemeyenler, bir arada tutamaz…

Bir araya gelemeyenler, bir arada tutamaz…

63
PAYLAŞ

Türkiye’ye İsveç’ten bakmak çok hoş oluyor. Aradaki fark açısından bana hep ilham veriyor. Madem için yani Türkiye için İsveç Penceresi açtık o zaman farkları ortaya koymak lazım değil mi?

İşte İsveç’te yaşananlar;
Öyle sürekli gündem değiştirecek bir lider yok.
Siyasiler arasında seçim sırasında da öncesinde de sonrasında da her saniye atışma yok.
Bir yolsuzluk, usulsüzlük var ise  daha haber medyaya düştüğünde o iş bitiyor. Çünkü
Ülke de istifa mekanizması var.
Başbakan ya da Kral çıkıp da bir kereden bir şey olmaz demiyor.
Her şeyin eşit olması için gayret eden bir sistem var.
Medya adam gibi medya. Körü körüne, partilerin güdümüne girip, gazeteciliği unutmuyor. Öyle geçmişte ülke içerisinde siyasi olarak ne yaşanırsa yaşansın uyduruktan belgeselleştirip, toplumu iki gruba bölmüyor. Sürekli siyasi tartışmalarla ülke gündemi tutulmuyor.
Anayasa mı, iş yasası mı, partiler yasası mı, bir kere de uzlaşılarak hallediliyor ülke çalışır hale getiriliyor.
Allah ile kul arasına kimse girmiyor. Siyaset yapılırken, siyasi mesajlarda Allah adı anılarak topluma mesaj verilmiyor. Kiliselere gidilerek onun önünde siyasi mesajlar verilmiyor.
Başbakanı, Kral’ı kalkıp da şu kadar çocuk yapacaksınız, Allah’ın emrine karşı çıkmayın demiyor.
Yıllardır, akan kan karşısında insanlar 40 yılı aşkın süre kayıtsız kalmıyor. Feci bir kaza sonucu çok sayıda insan öldüğü zaman ülke de yas ilan ediliyor. Başbakan, Kral hemen olay yerine gidiyor. Ülkenin acısına ortak oluyor. Yani siyasi bir açıklama ile olayları istedikleri gibi geçiştirmiyorlar. Olayı politize etmiyorlar.
Hıristiyan bir gençlik yaratacağım diye ortaya çıkmıyorlar. Yüzde 50’i evde zor tutuyorum demiyorlar.
PEKİ, NE YAPIYORLAR
Sadece ülke de kargaşa olmasın, insanların, insanca yaşaması ne gerekiyorsa, o da kafalarına sanki kakılır gibi yapmıyorlar.
Büyük bir siyasi olgunluk ve bilinç ile insan onuruna uygun bir ahlak ile her şeyi yapıyorlar. Zaten onurlu, gururlu, Avrupa kültürünü almış insanlarda bu bilinç otomatik olarak gelişiyor.
Kendi toplumuna güveniyor. Ondan şüphe duymadan yasalarını çıkarıyor.
SURİYELİ MÜLTECİLER NEDEN AVRUPA DİYE DİRETİYOR
İnsanlar, insanca bir yaşam ister. İşte bakın 1960’larda Avrupa’ya göç eden Türklere, Türkiye o kadar gelişti, modernleşti diyorsunuz, yüzde kaçı kesin dönüş yaptı?
İşte son örnek Suriyeli mültecileri televizyonlarda izliyorum. Kendileri gibi Müslüman bir ülke olan Türkiye’de gönüllü olarak kalmak istemiyorlar. Avrupa diye diretiyorlar.
Çünkü onlarda biliyorlar ki, bazı şeylerden daha önemli şeyler var insan hayatında, insan onuruna uygun bir şekilde yaşamak.
HERŞEY VAR HELVA’YI KARAMIYORLAR
Hani halk arasında bir söz vardır. Yağ var irmik var ancak helvayı yapamıyoruz diye. İşte Türkiye’nin bu halini ona benzetirim.
Her şey var. Ancak helvayı yapamıyorlar. Çünkü bir araya gelemiyorlar. Bir araya gelemeyenler, bir arada tutamazlar.
Bırakın  şu beni, biz olmayı öğrenin. Bakın o zaman her şey nasıl çorap söküğü gibi çözülecek.
Türkiye’nin kırmızıçizgileri yok. Çok eski gelenekli, kafalar ile yönetimler ancak bu kadar olur.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam