Adalet Yürüyüşünün başladığı andan itibaren 25 gün boyunca yürüyüşe eşlik eden Cumhuriyet Halk Partisi Etimesgut İlçe Başkanı Ayhan Yılmaz ,” O kalabalığı gördüğümde evet dedim. Çünkü kurtuluş savaşı gibi, yeni bir ruh, yeni bir yapı için en önemlisi adalet isteyen milyonları gördüm. Bu beni gerçekten duygusallaştırdı.

15 Haziran’da “Adalet” yürüyüşüne başlayan Kemal Kılıçdaroğlu, 69 yaşında olmasına rağmen büyük bir özveri gösterip 450 kilometrelik yolu yürüyerek, yürüyüşün bittiği Maltepe’de milyonlara ulaştı. Yürüyüşe küçük bir grupla başlayan Kılıçdaroğlu’nun gün geçtikçe yanında ki kalabalık binlere hatta yürüyüşün sonunda milyonlara ulaştı. CHP liderini Ankara’dan başlayıp İstanbul’a kadar süren yürüyüş boyunca yalnız bırakmayanlar da vardı.
Onlardan bir tanesi de CHP Etimesgut İlçe Başkanı Ayhan Yılmaz’dı. Yılmaz, 25 günlük “Adalet” yürüyüşlerini, yürüyüş boyunca yaşadıklarını, heyecanlarını Gazetemiz Sonsöz’e anlattı.

Kendinizden bahsede bilir misiniz?

AYHAN YILMAZ: Ben Ayhan Yılmaz, 1968 Ardahan doğumluyum. Kamu yönetimi mezunuyum. Siyasete 1987 yılında Cumhuriyet Halk Partisinde başladım. Çeşitli kademelerde bulundum ve en son olarak da 2015 den bu yana CHP Etimesgut İlçe Başkanlığı görevini sürdürmekteyim.

Etimesgut eskiden CHP’nin güçlü olduğu yerlerden biriydi fakat geçen yerel seçimlerde CHP burada kaybetti. Etimesgut Belediyesini kazanmak için ne gibi projeleriniz var?

YILMAZ: Aslında CHP Etimesgut’ta güçlü fakat sandığa yansıtamıyoruz. Bunu gerek yerel gerekse genel seçimlere bakarak söylüyorum. Etimesgut’ta bir algı yaratılıyor CHP iktidar olamayacak diye. Yerel ve genel seçimlere baktığımızda genel seçimlerde 100 bin oyu sabit fakat yerel seçimlerde bu oy 57 bine düşüyor. CHP tabanı kendi partisine sahip çıkarsa eminim 2019 yerel seçimlerinde belediyeyi kazanırız.
Her gün burada çalışmalarımız var. Mahalle temsilcilerini, esnafları, düğünlere, derneklere, çeşitli organizasyonlara gidip geliyoruz. Etimesgut’ta belediye bizde olmadığı halde Ramazan ayında her gün farklı mahallelerde iftar verdik. İmkânı olmayan yeni doğan çocukların ailelerine gerekli tedarikleri yapıyoruz. Biz ilçe olarak gerekli görevleri yapıyoruz. Hedef 2019 da Etimesgut’u CHP’ye katmak.

Adalet Yürüyüşü ilk başladığında bu kadar büyük kitlelere ulaşabileceğini hiç düşündünüz mü?

YILMAZ: İlk bu kararı genel merkez aldığında aynı akşam yönetimi topladım. Zor bölgede bir yürüyüş yapacağız diye. Çünkü bu bölgelerde zayıfız oy olarak. İlk başlarda bu yürüyüşün aşırı derecede ilgi göreceği soru işaretleriyle doluydu. Bolu da binlerce insanla yürüyeceğim hiç aklıma gelmezdi mesela. Yüzde 78 almış iktidar partisinin kalesi olmuş Düzce’de binlerce insanla yürüyeceğim ve ilgi göreceğimiz hiç aklıma gelmezdi. Bu beni olumlu yönde şaşırttı ve ders çıkarmamız gerektiğini sağladı. Etkiye bir tepki oldu. Bu yürüyüşü birkaç noktada toplayabiliriz. Bunlar; yoldaşlık, birlik beraberlik, ilgi ve halkı kucaklamak.
Genel Başkanımızı halk tek başına yürütmedi. Herkes adalet yürüyüşünde haksızlığa karşı yürüdü. Bir grup geldi dinini daha özgür yaşamak için yürüdü, kimi geldi çocuk yaşta gelin olan kişiler için adalet yürüyüşüne katıldı, kimi tarım için adalet, kimi emekli maaşı için adalet yürüyüşüne katıldı. Herkes kendi penceresinden bakarak bu yürüyüşe katıldı. 25 gün süren yürüyüşte ne Cumhuriyet Halk Partisi bayrağı ne afişi taşındı. Tek dediğimiz adalet, hak, hukuk, özgürlükler sloganlarıydı.

Adalet Yürüyüşüne sadece partililer mi katıldı yoksa her kesimden insanlar da katıldı mı?

YILMAZ: Bu yürüyüşe her kesimden ve her partiden katılan oldu. Herkesin özlemini duyduğu adalet için geldiler. Genç, kadın, yaşlı, çocuk herkes geldi. Bu yürüyüşte CHP’ oy vermemiş ama adalet için yürüyen insanlarda vardı. Bu yürüyüş aslında bir başlangıçtır.

Adalet Yürüyüşü amacına ulaştı mı?

YILMAZ: Bir kamuoyu oluştu ve dünya basınında da yer aldı. Hedefine ulaşabileceği yere kadar ulaştı. Baktığınız zaman herkese adalet lazım. Örnek verecek olursam, “Saddam yargılandığında hâkime adil yargılanmak istiyorum dedi. Hâkim de senin getirdiğin yasalarla seni yargılıyorum demiş” onun için adalet, hak, hukuk herkese su kadar gerekli.

Adalet Yürüyüşün de size eşlik eden basın olsun emniyet mensupları olsun ilişkileriniz nasıldı?

YILMAZ: Öncelikle herkese teşekkür ediyorum. Her ne kadar baskı altında olsalar da çok sağduyulu davrandılar. Devletin polisi, jandarması kendi görevini yaptı. Basın da bizle birlikteydi fotoğraf almak isteyen basın mensupları aldıkları kareleri birileri tarafından yayınlatılmadı. Dünya basını daha objektif baktı fakat ülkemizdeki basın o kadar objektif olamadı. Yani güneş balçıkla sıvanmaz.

Adalet Yürüyüşünde yaşadığınız ilginç olaylar var mıydı?

YILMAZ: Duygusal anlamda çok ağlattılar yolda bizi. 90 yaşındaki yaşlı bir teyze sandalyeye oturmuş yol kenarında hakkınızı helal edin diyordu, Diğer bir kardeşimiz elinde çayla bekliyor ve çay ikram ediyordu, Günde 450 tane simit satan bir simitçi kardeşimiz simit getirip ikram etti. Kimi insanlar vardı bizi evlerine davet etti. Anadolu gerçekten başka Anadolu’nun her evinde ve yüreğinde kocaman bir dünya var.

Provokasyonlara karşı ne gibi önlemler aldınız?

YILMAZ: Yapılan provokasyonlara karşı bizim önlemimiz hep alkış oldu. Her aracımızda da anons ediliyordu ”Bir alkış bin yumruktan daha güçlüdür” diye.
Adalet Yürüyüşünde Konakladığınız yerde bir çöp bile bırakılmadı. Bunu görmeyen ve bilmeyen insanlar inanmıyor. Gerçekten de durum böyle miydi?
Sadece konakladığımız yer değil 450 km’lik yolda bir pet bile bırakılmadı yerlere. O gün hangi belediye görev aldıysa temizlik görevini yerine getirdi. Doğaya da adaletli ve sağduyulu davranmalısın.
Çünkü yürüyüşün amacı adalet. İnsanlarımız gerçekten duyarlıydı. Zaten sloganımız da herkes oturduğu yeri temizleyecek demiştik.

Adalet Yürüyüşü ’nün son gününde o kalabalığı gördüğünüz de neler hissettiniz?

YILMAZ: 25 gün yürüdük ayaklarımız su tuttu. Bedenimiz yoruldu ama alana indiğimiz andan itibaren o yorgunluk gitti. O kalabalığı gördüğümde evet dedim. Çünkü kurtuluş savaşı gibi, yeni bir ruh, yeni bir yapı için en önemlisi adalet isteyen milyonları gördüm. Bu beni gerçekten duygusallaştırdı ve ilerisi için umutlandırdı.