Eğitim günümüzün en önemli konusu haline geldi. TEOG kalktı, Üniversite giriş sınav sistemi değişiyor.

Bunları eğitimciler tartışa dursunlar, siyasiler, “ben yaptım” oldu desinler ama ben size farklı bir bakış ile gerçek hayattaki fiili durumu anlatayım.
Yılda 4 bine yakın mezun veren iletişim fakülteleri başta olmak üzere birçok üniversite işsiz yetiştiriyor.
Diplomalar hiçbir işe yaramıyor.
Geçen gün televizyonda vardı 2 ayrı fakülte mezunu genç sokakta kağıt topluyordu.
Geçen hafta polise işim düştü, kapıdaki polis memuru üstümü aradı, gideceğim yeri tarif ederken, ”nerelisin delikanlı, ne mezunusun” diye sordum.
“Bilgisayar ve elektronik öğretmeniyim, Balıkesirliyim efendim” dedi.
Mesleğe ve yaptığı işe bakar mısınız?
Elbette polislik de çok önemli ve kıymetli bir meslek.
Ama bu devletin yeni nesil gençleri bilgisayar ve elektronik alanında yetiştirmesi için okuttuğu bu gencin bu görevde işi ne?
Türkiye’nin en büyük sorunu uzmanlık eğitimi alan üniversite mezunlarının hem işsiz kalması hem de başka mesleklerde iş bulmalıdır.
Bu eğitim sistemi Atatürk ilke ve inkılaplarının müfredat programlarından, ders kitaplarından çıkarılması ile asla düzelmez.
Bill Gates’in, “Yeniden eğitim alsam bu üç alandan birini tercih ederdim” dediği üç alan şöyle… Yapay zeka, enerji ve biyolojik bilimler. Üniversitelerimizin bu üç konuda mezunlarının istihdam edileceği iş alanları var mı?
Günümüzde teknolojik gelişmeler ile birlikte geleceği belirleyen en önemli unsurların başında “yaratıcılık” gelmektedir.
Sürekli değişen ve gelişen teknolojik aletler, günlük hayatımızda kullandığımız araç-gereçler ve daha nicelerinin tasarımını ise günümüzün ve geleceğin mesleği olarak gösterilen “Endüstri Ürünleri Tasarımı” bölümleri hangi üniversitelerde var?
“Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri” olarak geçen ve geleceğe yön veren mesleklerden bazıları ise; “Sistem Tasarımcı ve Yöneticisi”, “Ağ Yöneticisi”, “Web Tasarımcısı”, “Programcı ve Yazılım Geliştiricisi.”
Bu mesleklerde eğitim gören gençler inanın bir gün bile işsiz kalmazlar.
Kalp pilleri, yapay organlar, diyaliz makinesi gibi tıbbi cihazların tasarımı ve üretilmesi üzerine çalışan “Biyomedikal Mühendisliği” gelecekte de önemini arttıracak bölümlerden biri.
Yemek yapmanın hayata lezzet katmaktan çok sanata dönüştüğü “Şef”, “Degustatör” ve “Gastronomi Uzmanlığı” meslekleri genel adıyla “Gastronomi ve Mutfak Sanatları” olarak anılıyor.
Türk mutfağının birbirinden lezzetli yemeklerini eğitimli aşçılarla dünyaya tanıtmak zamanı değil mi?
Eğitim sorunlarına bir de bu gözlükle bakmak ve gerekli önlemleri almak şarttır.