Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin, “3 bin 400 teröristi etkisiz hale getirdik. Afrin’e girdik giriyoruz çok bir şey kalmadı. Kara propagandaya aldırmadan buraları katil sürülerinden temizleyeceğiz.

Siz varil bomları ile Doğu Guta’da binlerce çocuk, yaşlı ölürken, Suriye genelinde 1 milyona yakın insanı öldüren insana sahip çıkarken biz mağdura el uzatıyoruz. Sivilleri hiçbir zaman hedef almadık alsaydık çoktan Arin düşmüştü. Birileri terör örgütüne yardıma giderken Diyanet Vakfımız gibi askerimiz orada yaraları sarıyor” dedi.

Erdoğan, “Hocalarımız alanı boş bırakmayacaklar. Vazifenin doğru yapılması lazım ki birileri gelip oraları işgal etmesin. Cep telefonları ile menfi haber yorum ifadeler hızlı yayılıyor. İlgili ilgisiz kişiler bunları İslam’a zarar vermek için kullanıyor. Safları sıklaştırıp dayanışma içinde olmalıyız” dedi.

Türkiye Diyanet Vakfı’nın iyiliğin yaygınlaşması ve iyilik konusunda toplumda farkındalık oluşturulması amacıyla bu yıl 4’ncüsü düzenlenen ‘Uluslararası İyilik Ödülleri’ sahipleri düzenlenen programla ödüllerini aldı. 4. Uluslararası İyilik Ödülleri Programı, Türkiye Diyanet Vakfı’nın kuruluş yıldönümünde Beştepe Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşti. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Genelkurmay Başkanı Hulisi Akar, Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ile birlikte çok sayıda davetli katıldı. İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan program da daha sonra Kuran’ı Kerim Tilaveti okundu. Ardından hazırlanan ‘iyilik filmi’ izlendi.

‘İYİLİK EMEK, DEĞER, YÜREK VE İNANÇ İSTER’

Programda ilk olarak Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş konuştu. Erbaş İslam dininin iyiliği, yardımlaşmayı, paylaşmayı öğrettiğini söyleyerek, “İslam medeniyeti bir iyilik medeniyetidir. Müslümanlar iyilik ahlakını, hayır işleme bilincini gittikleri her yere taşımışlardır. Zira iyilik hakikatla güzellik adına merhabeti kuşatarak yola reva olmaktır. İyilik yetime kardeş, yoksula sevinç olmaktır. İyilik yeryüzüne emanet bilinci ile yaklaşıp bütün insanlar için canı, aklı ve malı muhafaza etmek gayesi ile çalışmaktır. Bilgiyi, alın terini, zamanı, duayı, sevgiyi, hüznü ve derdi paylaşmaktır. İyilik toprağa düşen yeşeren, yeşerip serpildikçe yeniden topağa düşüp binlerce fidan olarak hayatı yeşerten bir tohum gibidir. İnsana düşen iyiliğin dünyayı değiştirme gücüne inanmak ve iyilik tohumlarını gönüllere serpmektir. Bizler hayatı güzelleştirecek en büyük imkanın iyiliğin gücü olduğuna inanıyoruz. Ancak iyilik emek ister, değer ister, yürek ister, inanç ister” dedi.

‘VATANDAŞLARIMIZA HİZMET ETMEKTEN GURUR DUYUYORUZ’

Törende konuşan Başbakan Binali Yıldırım, çok anlamlı bir programda bir araya geldiklerini söyledi. Yıldırım, “İyi insanların merhabeti, sevgisi olmasa ne bu toplum ne de bu insanlık ayakta durabilir. Ancak üzülerek ifade etmek gerekir ki, bugün iyilerin sesini bastıran bir anlayış gittikçe dünyada hakim oluyor. Bizim bu anlayışa esasen itirazımız var. Biz insanın haysiyetini herşeyden daha önemli görüyoruz. Yaratılanı yaradandan ötürü seviyoruz. Halka hizmeti hakka hizmet olarak biliyor ve vatandaşlarımıza hizmet etmekten büyük bir gurur duyuyoruz. Dinimizle ilgili yalan yalnış konuşan, milleti inancımızdan soğutmaya çalışanlara geçit vermemek nasıl Diyanet İşleri Başkanlığımızın asli görevi ise gönül gözünü kapatmayan, ruhunu karartmayan nesillerin yetişmesinde mukaddes dinimiz İslam’ın doğru anlaşılmasında, doğru anlatılmasında da Diyanet İşleri Başkanlığımızın büyük görev ve sorumlulukları vardır” diye konuştu.

‘TÜRKİYE İNSANI YARDIMLARDA EN CÖMERT ÜLKE ÜNVANINA SAHİP’

‘Hamd olsun ki iyilikle, hayırseverlikle dünyaya ün salan bir neslin evlatlarıyız’ diyen Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu: “TİKA, Yunus Emre Vakfı, Kızılay, AFAD ve benzeri kurumlarımız dünaynın her yerinde Türkiye’nin iyilik elçileri olarak görev ifade ediyor. Yeryüzünün her köşesinde ihtiyacı olana el uzatıyoruz. Suriye’de yaşanan iç savaş sebebiyle yurtlarını terk etmek zorunda kalan 3.5 milyon kardeşimize yedi yıldır ev sahipliği yapıyoruz. Bugün Türkiye insanı yardımlarda en cömert ülke ünvanına sahip. Rakamların söylediği gerçek bu. Kalkınma yardımı ile dünya genelinde ihtiyaç sahiplerine, mazlumlara 3.9 Milyar Dolar yardım yapan bir Türkiye var. 2016 yılında bu yardımlar yüzde 65 artarak 6.5 Milyar Dolara ulaştı. 2017 yılının ilk verilerine göre Türkiye 8 milyar dolara yaklaşan resmi kalkınma yardımıyla pek çok gelişmiş ülkeyi geride bırakmıştır. Yardımsever bir milletin bir ferdi olmaktan ne kadar gurur duysak azdır.”

Programda, Türkiye’nin ve dünyanın farklı noktalarında topluma örnek teşkil eden, çevresine ve dünyaya umut olan 7 iyilik öncüsüne ödül takdim edildi.

2018 yılında Uluslararası İyilik Ödülü verilmesi kararlaştırılan isimler şöyle:

HASAN KIZIL- MARDİN

İyilik kahramanlarından biri Hasan Kızıl. Hasan, 22 yaşında Mardin Derik’te yaşayan genç bir iyiliksever. Ona hayat tamircisi diyorlar. Hasan Kızıl, engelli hayvanlara kendi imkânlarıyla yürüteç ve protez yapıyor. İlk zamanlar oyuncaklardan, hurdacılardan bulduğu malzemelerden yürüteçler yapmaya çalışan Hasan, kendini hayvanlara adıyor ve onlara gönüllü olarak hizmet veriyor. Bugüne kadar Türkiye’nin her yerinden 200 hayvana protez yapmış, iki tane ise yurt dışına göndermiş. Genç tasarımcının en büyük hedefi 4 ayağını kullanamayan hayvanlar için biyosensör teknolojisini kullanarak biyonik ayaklar geliştirmek. Üniversite sınavına hazırlanan Hasan Kızıl, hayvanlarla daha yakından ilgilenebilmek için veteriner olmak istiyor.

 

 

Kanada’nın Montreal kentinde Müslüman lokantasında parası olmadığını söyleyen herkese ücretsiz yemek verilmekte. Bu küçük lokantanın sahibi Yahya Hashemi ve ortağı Ala Abdelrazaq işletmelerinin kapısına İngilizce ve Fransızca astıkları notla; parası olmayanlara ücretsiz yemek vereceğini duyurmuş. Bu lokanta sahipleri “Aç olanı doyurmak inancımızın gereği. Ayrıca bu ülke bize çok şey verdi, biz de Kanada’ya bir şeyler vermek istedik. Bir insan parası olmadığını ve yemek istediğini söylerse, neden ve sebep sorulmadan güler yüzle ona yemek verilir.” diyor. Bu yardım halkasına müşteriler bile katkıda bulunuyor ve bir sonraki parasız müşterinin hesabını ödüyorlar.