Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ankara’da Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği’nin (ELDER) 8’inci Genel Kurulu’na katıldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak,

“Türkiye Cumhuriyeti’nin diplomatik anlamda üst düzey bir bakanı, bir ülkeye, o ülkedeki kendi toprağına girmek noktasında adım atacak; ama siz her türlü hukuksuzluğu, demokrasiyi ayaklar altına alacaksınız. Bunu kendinize göre, deli saçması şeylerle açıklamaya çalışacaksınız. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Hala aynı istikamette devam ettikleri sürece bir yere yol almamız mümkün değil”

dedi.

Burada bir konuşma yapan Albayrak, Türkiye ve Hollanda arasında yaşanan diplomatik krize ilişkin açıklamalarda bulundu. İfade özgürlüğü hakkının ayaklar altına alındığını söyleyen Bakan Albayrak, “Dost bildiğimiz, hukukumuzun olduğu, medeniyet, gelişmişlik, küreselleşme, ifade özgürlüğü, uluslararası hukuk noktasında uzun yıllardır ilişkimizin olduğu; yüzlerce yıldır aynı coğrafyada komşuluk ilişkisi içerisinde olduğumuz ülkelerle bile bu yaşananlar noktasında önemli bir resimle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bugün Avrupa’da yaşananlar kabul edilebilir bir şey değil. Kendinizi ‘Medeniyetin, ifade özgürlüğünün, demokrasinin beşiği’ diye adlandıracaksınız ama en basit bir ifade özgürlüğü hakkını ayaklar altına alıp, çiğneyeceksiniz. Bütün dünyanın gözü önünde utanç vesilesi bir tablo ortaya koyacaksınız. Kimse bunu 2-3 gün sonra ‘Şu ülkede seçim var, iç siyasetin malzemesi’ ucuzluğuyla açıklamaya kalkmasın” diye konuştu.

“DELİ SAÇMASI ŞEYLERLE AÇIKLAMAYA ÇALIŞACAKSINIZ, KABUL EDİLEBİLİR TARAFI YOK”

Avrupa’daki siyasetçileri aklıselim söyleme davet eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, şöyle devam etti: “Bunun çok net bir şekilde açıklaması varsa ‘İslamofobi bu seçimlerden sonra iktidara geliyor’ denilemez. İslamofobi, bugün itibariyle zaten iktidardadır. Bu resim, bunu göstermektedir. Faşizm, iktidarda son sürat, hızla yol almaktadır. Nazizm, bunu nasıl açıklayacağız? Kimse kusura bakmasın. Türkiye Cumhuriyeti’nin diplomatik anlamda üst düzey bir bakanı, bir ülkeye, o ülkedeki kendi toprağına girmek noktasında adım atacak; ama siz her türlü hukuksuzluğu, her türlü demokrasiyi ayaklar altına alacaksınız. Bunu kendinize göre, deli saçması şeylerle açıklamaya çalışacaksınız. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Bu çerçevede aklıselim kaldıysa Avrupa’da siyasetçileri gündem noktasında inisiyatif almaya, aklıselim söyleme davet etmekten başka yapacağımız bir şey yok. Ama hala aynı istikamette devam ettikleri sürece bir yere yol almamız mümkün değil”