Ana Sayfa Politika Benim için önemli olan petrol değil, insan

Benim için önemli olan petrol değil, insan

170
PAYLAŞ
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bursa’da düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti. (Kayhan Özer - Anadolu Ajansı)

Cumhurbaşkanı Recep , “Benim için önemli olan petrol değil, benim için birinci derece önemli olan insandır. İnsan olmadıktan sonra petrolün ne anlamı var? İnsan varsa petrolün suyun değeri var. 21. yüzyılda bu acımasız sistemin devam edemeyeceğini tüm dünyanın idrak edilmesi gerekiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenlenen Dünya Enerji Düzenleme Forumu’nda konuştu. Yüzyılın en önemli gündem maddelerinden birini enerjinin oluşturduğunu söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Enerji, ekonomiden siyasete, güvenlikten dış politikaya kadar hayatın her alanında ağırlığını hissettiriyor, ilişkileri ve gelişmeleri yönlendiriyor. Artan nüfus ve büyüyen küresel ekonomi neticesinde enerjinin çok ciddi bir küresel mesele olarak önümüzde bulunduğunu hepimiz biliyoruz. Sorunların küreselleştiği bir dünyada, dayanışmayı ve işbirliğini küreselleştiremezsek başarılı olamayız. Asya’nın en uzağındaki bir ülkede yaşanan sorunlar, artık zincirleme olarak Avrupa’nın en batısını da etkileyebiliyor. Günümüzün ihtiyaçlarını karşılama sorumluluğu yanında, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya emanet etmek zorundayız. Öyleyse, insan onuruna yaraşır bir yolla sorunları aşmak, imkanları geliştirmek, işbirliği halinde ortak bir gelecek vizyonu belirlemek durumundayız.”
Filistin, Libya, Mısır, Irak ve Suriye’de bugün yaşanan olayların önemli dersler verdiğine dikkat çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ülkelere ve halklara sadece yeraltı kaynaklarının değeriyle bakanlar, tarifi mümkün olmayan acıların yaşanmasına zemin hazırlıyorlar. Bu bölgede, küresel barış ve huzurun teminatı olan ilkeler ayaklar altına alınırken, uluslararası toplum iyi bir imtihan verememiştir. Bugün karşımızda 300 bin sivilin hayatını kaybettiği, ülkenin tüm altyapısının yok olduğu, bin yıllık kültürel mirasın talan edildiği bir Suriye var. 2 milyonu bizde olmak üzere, 5 milyon Suriyeli ve Iraklı başka ülkelere sığınmak zorunda kaldı.
20. yüzyıl bize çok acı bir miras bıraktı. Geçtiğimiz yüzyıl, diktatörler eliyle enerji arz güvenliğinin garantiye alındığı, insan unsurunun ihmal edildiği bir dönemdir. Ne diyorlardı, ‘Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir.’ Bu anlayışla hareket eden politikacılardan, tüccarlardan bize adalet yoksulu bir dünya kaldı. Tabi diyebilirsiniz, biz bu enerji politikaları görüştüğümüz böyle bir günde şimdi Suriye ile Irak ile Filistin ile ne işimiz var? Kusura bakmayın, benim işim var; çünkü benim için önemli olan petrol değil, benim için birinci derece önemli olan insandır. İnsan olmadıktan sonra petrolün ne anlamı var? İnsan varsa petrolün suyun değeri var. 21. yüzyılda bu acımasız sistemin devam edemeyeceğini tüm dünyanın idrak edilmesi gerekiyor. Şu an petrol kuyuları DEAŞ’ın elinde. DEAŞ, bu petrol kuyularını acaba kim için kullanıyor? Bu petrol kuyularından elde ettiği imkanlar ki, rekabet diye bir şey tanımıyor, her şeyi alt üst ediyor, elde ettiği imkanlarla silahları elde edip insan kıyımını acımasızca sürdürüyor. Tek tek ülkeler, halklar ve insanlar dikkate alınmadan, insana insan olduğu için değer verilmeden, küresel ekonominin refaha ulaşamayacağı görülmelidir. Aynı şekilde adaleti, işbirliğini ve evrensel prensipleri merkeze almadan ne küresel barış ne de enerji kaynaklarının güvenliği tesis edilebilir. DEAŞ terörü, işte bunun en açık ve acı ispatıdır.
Enerji yeraltındayken savaşın, yerüstündeyken barışın kaynağı haline gelmiştir. Enerjinin yerüstüne çıkarıldıktan sonraki pazarlanma, tüketici ülkelere ulaştırılma süreci, uluslararası anlaşmalar ve işbirliğini zorunlu kılan yanıyla barışa hizmet eder.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam