Ana Sayfa Yazarlar Ben seçkin olamadım; varsın onlar olsun…!

Ben seçkin olamadım; varsın onlar olsun…!

258
PAYLAŞ

Uzun yıllar yaklaşık 30 yıldır  başta olmaz üzere Hürriyet Gazetesi’nin İsveç Temsilcisi olarak çalıştım. Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi olarak görev yapmış Oktay Aksoy, rahmetli Solmaz Ünaydın, Selim Kuneralp, Necip Egüz, Tomur Bayer ve Zergün Korutürk ile çok seviyeli  bir Gazeteci-Büyükelçi  ilişkim oldu.

Türkiye çapında yankı yapan haberlere birlikte imza attık. İsveç’ten yaptığım haberleri bugün yan yana koysanız, herhalde Türkiye bir asma köprü olacak uzunluktadır. Büyükelçiliğe kimsenin giremediği zamanlar   da tek giren gazeteci idim
Anadolu Ajansı’ndan ayrıldığımda, Büyükelçiliğin yolladığı resepsiyonlara bizzat kendi isteğim ile katılmama kararı aldım. Çünkü gazetecilik mesleğim sona erdiği için o tip davetlere katılmamın gereksiz olduğunun bilincinde olduğum için  davetlere katılmayı etik bulmadım.
Büyükelçi’nin sekreteri Ayfer Uçkan’ı da arayarak, bu görüşümü ilettim. Sonra Büyükelçi rahmetli Solmaz Ünaydın’ın ısrarlarına rağmen katılmadım. Yaklaşık 6 ay sonra Hürriyet Gazetesi’ne başladım.
Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği ile ilişkiye geçerek gazeteciliğe başladığımı ilettim. Hürriyet ile ilişkimin bittiği 2 yıl öncesine kadar, Büyükelçiliği’nde vazgeçemediği davetlileri arasındaydım. Onların bugünkü tarifi ile ’’SEÇKİNLER’’ arasındaydım.
Hürriyet’siz geçen 2,5 yıl içerisinde ise Büyükelçilik sağ olsun, Cumhuriyet Bayramı resepsiyonları için evime davetiye gönderdiler. Anadolu Ajansı dönemi kapandığı zaman gibi gazeteciliği bıraktığım zaman da ki ilke ile yine bu davetlere katılmadım. Yine Büyükelçiliği arayarak görüşümü belirttim. Onlar  da yine de davet ettiler.
’de İsveç Penceresi olarak yazmaya başladığımı artık sağır sultan duydu. İlerleyen teknoloji ile  facebook ve Twitter hesabıma kayıtlı kişiler arasında Stockholm Büyükelçiliği Basın Müşavirliği de mevcuttur. Son 3 hafta içerisinde de Stockholm Büyükelçisi Sayın Kaya Türkmen ile de facebook da arkadaş olduk. Yani İsveç’ten diye bir gazeteye yazı yazdığımı herkes biliyor.
AZİZ SANCAR’I 2 GÜN YAZDIM
Dünyanın en prestijli ödülleri arasında yer alan Nobel Kimya ödülünü Türkiye’ye kazandıran Aziz Sancar’ın bu ödülü almak için İsveç’e geldiğini dönünce yine kameramı alıp muhabirlik dönemi yani haberciliğe  için geri döndüm. İsveç Akademisine giderek Sayın Aziz Sancar Bey ile röportaj ve fotoğrafını çekerek, köşemde kullandım. Bu haberleri Facebook ve Twitter hesaplarından da dağıtarak, Türkiye’ye ikinci Nobel’i getiren kişinin bu güzelliğini karınca, karınca geniş kitlelere ulaştırmaya çalıştım. Aynı Orhan Pamuk’un 2006’da Nobel Ödülü’ndeki günlerdeki gibi
BÜYÜKELÇİLİK’TE SEÇKİNLER İÇİN RESEPSİYON VARMIŞ
Bu haberleri izlerken, diğer yerel gazetecilerden ve Danimarka’dan gelen Milliyet temsilcisi gazeteci dostum İrfan Kurtulmuş’dan çarşamba günü Büyükelçilik rezidansında Aziz Sancar ve eşi şerefine bir resepsiyon verildiğini öğrendim. Bana Cumhuriyet resepsiyonları ve İsveç’te basın da çıkan haber özetlerini yollayan Basın Müşavirliği’nden bu konuda bir davet almamıştım. Bunun üzerine Büyükelçi Sekreterini arayarak katılmak istediğini ilettim.
O da çok az sayıda SEÇKİN davetlinin bu davete katılacağını söyleyerek, kibarca teklifi ret etti. İşte işin özeti bu. Türkiye’de artık her şey keyfi işlemeye başlamış.  Belki köşemde sürekli Parti’yi eleştirdiğim için AK Parti kadrolarının kara listesindeyim. Ancak orasının partiler üstü devletin evi olduğunu sanıyordum. Ancak yanılmışım. Buna şaşırmadım da.
PEKİ, BU SEÇKİNLER KİMMİŞ?
Milliyet Gazetesi’nin Danimarka temsilcisi, yıllardır dostluğum olan meslektaşım İrfan Kurtulmuş’un yolladığı fotoğraflarda çok az sayıda ’’SEÇKİN’’ davetlilerin kim olduğuna baktım. Hürriyet Gazetesi’nden eski müdürüm Ertuğrul Özkök, Cumhuriyet Gazetesi’nde Orhan Bursalı, Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu, Türk asıllı İsveç Konut Bakanı Mehmet Kaplan.
Ötekiler de İsveç’teki tanıdığım yerel dernek başkanları, yerel gazeteci meslektaşlarım. Büyükelçiliğe gitmediğim 2,5 yıl içerisinde AK parti ruhu tamamen yerleşmiş. Eğer AK Parti’ye yandaş değilsen, devletin kapıları da sana kapanır diyorlar.
Elbet bir gün o kapılar bana da bir ardına kadar açılır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam