TOKAT’ta yaşayan Nihal Mert (30), 8 yıl önce izlediği belgeselden etkilenerek, su kabağı işlemeye başladı. Üzerinde Tokat yazan ve çeşitli motiflerin yer aldığı su kabaklarının ilgi gördüğünü Mert, “Gurbetçiler, çok ilgi gösteriyor. Tokat’tan yaşadıkları memlekete giderken, kabaklarımdan alıyorlar. Şu anda Güneydoğu’da çok fazla müşterim var” dedi.

Kent merkezinde çiçekçi dükkanı işleten Nihal Mert, 2010 yılında, belgeselde izlediği su kabağı işlemeciliğine merak sardı. Araştırarak, bu işi öğrenmeye başlayan Mert, Muğla Üniversitesi Peyzaj Uygulama ve Süs Bitkileri Üretimi Teknikerliği Bölümü’nde okumaya karar verdi. İstediği bölümü kazanan Mert, öğrencilik hayatı boyunca araştırmaya ve kendisini geliştirmeye devam etti. Okulu bitiren Mert, memleketi Tokat’a gelerek, 1 yıl önce çiçekçi dükkanı açtı.

Belgeselde gördükten sonra bu işe merak sardığını dile getiren Nihal Mert, şunları söyledi:

“8 yıl önce su kabakları ile tanıştım, bir belgesel vasıtasıyla. Çok ilgimi çekti, araştırma yaptım ve ben de bu sanatı icra etmeye karar verdim. Üniversiteye gitmeden önce su kabağı lambası yapıyordum; ancak o zaman sadece çivi ile yapıyordum. Bir makinesi olduğunu bilmiyordum. İzlediğim belgeselde de aynı şekilde çivi ile çalışılıyordu. 1 sene boyunca sadece çivi ile çalıştım, işlemeler yaptım. Üniversiteyi Muğla’da okuduğum için ve su kabaklarının asıl vatanı Muğla olduğu için orada da aynı şekilde merakımın peşine düştüm ve bu işi yapan ustalarla tanıştım. Onları izledim, bilgiler aldım. Üniversite hayatım boyunca boş kaldığım zamanlarda, ders aralarında aynı şekilde su kabağı işleyerek, hem harçlığımı çıkarttım hem de bu işi daha iyi öğrenmiş oldum. Üniversite bittikten sonra kendi memleketim Tokat’a döndüm. 1 yıl önce kendi iş yerimi açtım. Şu anda hala su kabağından lambalar, bahçe aksesuarları üretimi yapıyorum.”

‘İLGİDEN MEMNUNUM’

İşini keyifle yaptığını ve müşterilerinden ilgi gördüğünü belirten Mert, “Yaptığım kabakları kendim üretiyorum. İşlemesini yaptığım kabakların şubat ayında tohumunun ekimini yapıyorum. 5- 6 ay sonra kabakların hasat zamanı oluyor. Hasadımı yapıyorum. 2 sene boyunca kabakların kurumasını bekliyorum. Yaş iken işleme yapılmıyor. 2 sene sonra işlemeye başlıyorum. Su kabaklarına ilgi çok güzel, gurbetçi vatandaşlarımız çok ilgi gösteriyorlar. Tokat’tan yaşadıkları memlekete giderken yapraklarını alıyorlar, çemenlerini alıyorlar. Artık bunun yanı sıra benim kabaklarımdan da alıp, gidiyorlar; çünkü her kabağımın üzerinde yöreye özgü Tokat yazmasından esinlendiğim işlemeler var. Üzerinde Tokat yazan işlemelerim ve ak zambak lambalarım var. Çok hoşlarına gidiyor. Giderken götürüyorlar. Şu anda Güneydoğu’da çok fazla müşterim var. Yani Urfa’da bir balkonda benim kabaklarımın sallanması beni çok mutlu ediyor. Onur verici, gurur verici” diye konuştu.