Tatlıcılıkta 3.kuşak olduğunu söyleyen Hacı Ahmet Morboncuk, “Artık insanlar sırtımı devlete dayayım anlayışıyla yaklaşıyor. Az kazanayım ama sabit bir gelirim olsun istiyorlar. Bu yüzden artık çırak yetişmiyor baklava ustalarında son nesil bizleriz” dedi.

Yaklaşan bayramla birlikte birçok sektörde hareketlenmeler gözlemleniyor. Bu sektörlerden bir tanesi de tatlıcılar. Ramazan Bayramı’nın değişmez geleneklerinden olan ve ziyaretlerde ikram edilen tatlılar bu bayramda oldukça revaçta.
Ankara Erciyes İş Merkezleri Sitesi’nde yer alan imalatçıları öncesi oldukça hareketli günler geçiriyor. için tatlı almak isteyen vatandaşlar dükkânlarda kuyruk oluşturuyor.

Dükkânlarda ucuzundan pahalısına, birçok çeşit bulunuyor. Ancak tatlı alırken dikkat etmemiz gereken unsurlar var. Her tatlı kaliteli midir? İşte bu sorunun cevabını 3.kuşak tatlıcılıkla uğraşan Hacı Ahmet Morboncuk veriyor. Hacı Ahmet Bey çıraklıktan yetişmiş bir tatlıcı. Aynı zamanda Gaziantepli olan Hacı Ahmet Bey meşhur Gaziantep tatlılarıyla büyümüş. Bir aile şirketi olan Melekoğlu Baklava’nın hem sahiplerinden hem de ustalarından.
Oğlunun da bu işe ilgi duyduğunu ancak onun okumasını istediğini söyleyen Hacı Ahmet Bey, ” O okuyacak diplomasını alacak sonra isterse yine bu işi yapabilir” diyor.
Tatlı dükkânında 7’si akraba olmak üzere 10 kişi çalışıyor ve imalatından, dağıtımına tam manasıyla işin her alanında yer alıyorlar.
2007’de Melekoğlu Baklava olarak bir çatının altında toplandıklarını söyleyen Hacı Ahmet Bey, “ Biz bu işin içinden geliyoruz, ilk kurulduğumuzda tabi ki sıkıntılar çektik ancak kendimize güvenimiz sonsuzdu, ürünümüzü her daim kaliteli yaptık bir anda isim yapamadık ama tavsiyeler üzerine Ankara’da tanınır hale geldik” dedi.

İŞLER GEÇEN YILA ORANLA DÜŞÜK

İmalattan dağıtıma tatlıcılığın her alanında yer aldıklarını söyleyen Hacı Ahmet Bey, “ Ramazan ayı dolayısıyla işlerimiz düşüktü ancak geçen yılla kıyaslayacak olursak genel manada da işlerimiz düştü. Sadece bizim başka işlerle uğraşan esnaf arkadaşlarım da aynı düşüncedeler. Öte yandan da bayramda şuan ki satışlarımıza oranla yüzde 300 artış bekliyoruz” dedi.

BU İŞİ YAPAN SON USTALARIZ

Daha önce çeşitli meslek gruplarıyla yaptığımız söyleşilerde ortak bir şikâyet dikkatimizi çekmişti. Bakırcılar, kalaycılar, sepetçiler, elektronikçiler, sanayi esnafı ve son olaraktan tatlıcı esnafı da çırak yetişmediğinden şikâyetçi ve tıpkı diğer meslek gruplarında ki ustalar gibi Hacı Ahmet Bey’de çırak yetişmediğinden dolayı bu işi yapan son nesil olduklarını dile getiriyor.
Hacı Ahmet Bey, “ Artık insanlar sırtımı devlete dayayım anlayışıyla yaklaşıyor. Az kazanayım ama sabit bir gelirim olsun istiyorlar. Bu yüzden artık çırak yetişmiyor son nesil biziz” dedi.

MALZEMELER TEK ELDE

Piyasada özellikle marketlerde ucuz fiyatlara satılan baklavalara da değinen Hacı Ahmet Bey,” Ürünlerimizde kullandığımız fıstık, tereyağı, ceviz şuan çok pahalı marketlerde ucuz fiyatlara satılan tatlılara aldanmamak gerek çünkü markette satılan fiyatlara tatlıların maliyetleri kurtarmıyor. Ucuza mal ettikleri ürünleri gıda boyasıyla fıstık diye satıyorlar, devlet bu durumu denetlemeli ve bu işin önüne geçmeli.
Bu konuda diğer bir sıkıntı ise ürünleri aldığımız firmalar tek elde ve piyasayı istedikleri gibi yönetiyorlar. İsterlerse ürünlerin fiyatını arttırıyorlar, isterlerse ürünleri piyasadan çekiyorlar ya da ikinci üçüncü kalite ürün veriyorlar. Bizim esnaf olarak bu duruma yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Tatlılar için kullandığımız fıstığı, fındığı tepki gösterip bir iki gün almadık diyelim ne kadar dayanabileceğiz. Devlet bu işe de mutlaka el atmalı. Çünkü malzemeler pahalandığında biz bu zamları satışını yaptığımız ürünlere yansıtamıyoruz ve kar yapmadan sadece işletmeyi döndürüyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.
Hacı Ahmet Bey, “ Basında çıkan sağlıklı tatlı haberlerine de katılmıyorum. Hadi diyelim ki şekeri tatlandırıcıyla hallettiler, baklavanın en temel malzemesi unu ne yapacaklar? Mesela bize maddi gücü iyi ancak tatlı yememesi gereken insanlar geliyor, tatlı yemek için tepsisi 50 lira olan tatlıya 500 lira vermeyi bile göze alıyorlar ama sağlık önemli, kimsenin sağlığını riske atamam. Ne kadar para verirlerse versinler o tatlıyı vermem.”
“10 yıldır buradayız ve müşterilerimizle ilişkilerimiz ağabey, kardeş muhabbeti gibi oldu. Buraya sadece tatlı almaya değil, tatlı alırken sohbet etmeye de geliyorlar. Kendimize has bir sürü tatlımız var bu ürünleri tescilleyemiyoruz çünkü ürünün şeklini değiştirip aynı tatlıyı başka bir isimle satmaları mümkün. O nedenle kendimize has ürünleri tescilleme gibi bir durum söz konusu olmuyor.

İYİ TATLI NASIL OLUR?

İyi tatlının bakıldığında bile anlaşılabileceğini dile getiren Hacı Ahmet Bey, “ İyi tatlı hemen kendini belli eder, kötü tatlının yüzü soluk olur, şekerlenmiş olur. İyi tatlının ise bakıldığında bile taze olduğunu anlayabilirsiniz. Ağzınızda tel tel dağılır, şerbeti ne rahatsız edecek kadar fazladır, ne de kuru hamur yiyecek kadar azdır”
“Son olarak tatlı güzeldir ancak her şey de olduğu gibi tatlının da fazlası zararlı, gazeteniz aracılığıyla söylemek isterim ki Ramazan Bayramı’nda tatlıyı fazla kaçırmayın ve ucuz gıda boyalı tatlılardan da uzak durun”