Cumhurbaşkanlığı armasındaki 16 yıldız, 16 Türk İmparatorluğunu simgeler. Bu imparatorluklar şöyle sıralanmaktadır:


Bu 16 Türk İmparatorluğunun içerisinde yer alan, şu dört imparatorluğu ele alacak olursak:
1- ALTINORDU:
Kurucusu Baturhan’dır (bir diğer adı Batu). Önce şu “” kelimesi nereden geliyor onu yazalım; Altınordu hakanı, Cengiz Han’ın torunu Toktamış’ın çadırının kubbe kısmını altınla kaplatmasından dolayıdır. Olmuş adı ALTINORDU…
Altınordu, bir Moğol olan Cengiz Han’ın çocuklarının ve torunlarının devletidir. Bu devletin uzaktan, yakından Türklükle hiç ilgisi yoktur. Armadada yer alması Türklüğü hiç mi hiç yüceltmez. Bu imparatorluk içerisinde Türk oymakları da vardır. Ordunun bir kesimi de Türk’tür, ancak bir Türk devleti demek yanlıştır. Ey tarihçilerimiz sesimi duyuyorsanız? Duyduk deyiniz!
Toktamış’ı yenen Tatar Timur, bu devleti ortadan kaldırarak, Timur İmparatorluğu’na katmıştır. Bu devlet, Moğollar’dan Tatarlar’a geçmiştir. Soru – yorum: 16 Türk Devleti Armasında da ne işi var?
2- BABÜR İMPARATORLUĞU:
Kurucusu Babür’dür. Annesi, Cengiz Han’ın torunlarından Yunus Han’ın kızı Kutluğ Nigar’dır. Babası, Ömer Şeyh Mirza’dır. Ömer Şeyh Mirza, Timur’un oğlu Miran Şah’ın torunudur.
Babür İmparatorluğu 1526 yılında kurulmuş olup, bizde (1526’da Mohaç’ta savaş etmekteydik. S.T.) İmparatorluğun esas adı “Hint – Moğol” diye geçer. Bu ibare de yanlıştır. Hint – Tatar diye geçmesi gerekir. Babür İmparatorluğu bünyesinde, bizim Türkler de vardır. Bu varoluş Türk Babür İmparatorluğu diye anılmasına, yazılmasına sebep olamaz. Bu imparatorluk Tatarlarındır. Babür İmparatorluğu’nun bir Türk İmparatorluğu olmaması Türk’ün şanından hiçbir şey eksiltmez…
Ey tarihçilerimiz, sesimizi duyuyorsanız üç defa tık sesi verin…
3- AVARLAR:
Bu topluluğun bir adı da Juanlardır. Cücenler diye de anılırlar. Türk olmayan, Türkleşen bir topluluktur. Tipik melez, derleme bir devlettir. Avarlar homojen bir etnik grup değildirler. Asya’da uzun müddet Göktürkler’in boyunduruğu altında kalmışlar, sonrasında Avrupa’ya göç etmişlerdir. Bir Türk devleti, imparatorluğu demek yanlıştır.
4- TATAR – TİMUR İMPARATORLUĞU
Timur İmparatorluğu’nun, bir Türk imparatorluğu olduğunu yazan tarihçileri, tarihçi kabul etmediğim gibi, onları Allah’a havale ediyorum… Barlaslardan Turagay’ın oğlu Timur tüm zorlamalarına rağmen, Moğollardan kız alarak Moğollarla akrabalık kurabilmiştir. Barlaslar, Türkleşmiş Tatarlardır. Şimdi ortaya kocaman bir soru bırakıyorum: TATARLAR TÜRK MÜ? Tatar Timur’un akıttığı Türk kanı deryaları doldurur da taşar… Bir zamanlar, tarihçilerimiz! armada yer alan Cengiz İmparatorluğu’na da ses çıkartmamışlardı da, Cengizhan İmparatorluğu uzun müddet hem armadada kalmaya devam etmiş hem de Türk devleti! diye anılmıştır.
* * *
Gelelim sadede; Türk tarihi yeniden yazılmalıdır. Çin, Moğol, İran, Rus ve Özbek tarih kaynakları bir akademisyen kurulunca incelenmelidir.
16 Türk İmparatorluğu içerisinde, Altınordu’ya, Timur İmparatorluğu’na, Avarlar’a, Babürlere yer olmadığı görülecektir.
Ey tarihçilerimiz, bırakın hamaseti, hikâyeleri de birazcık araştırmaya yönelin. Göreceksiniz tarihte ne Türk devletleri boy göstermiştir, 16 yıldızın dışında onlarca Türk devleti vardır.
Yine son sorum olacak, kıymetli tarihçilerimize;
Armada da, Oğuzlar, Kıpçaklar (Kumanlar), Kırgızlar, Karluklar neden yoklardır. İskitler (Sakalar) ve Sümerlerle ilgili bir çalışmanız var mıdır?
Tarih roman değildir, hikâye hiç değildir. Tarih, belgedir. Biz, zamanında ve bir söyleşide, Türk bayrağının Niğbolu’da doğduğunu! söyleyen Türk Tarih Kurumu Başkanı da görmüşüzdür…
1389’da yapılan 1.Kosova Meydan Muharebesi ile 1396’da yapılan Niğbolu Savaşı arasında 7 yıl vardır. Bayrak, 1.Murad’ın şehit edildiği 1389’daki 1.Kosova Meydan Muharebesi’nde doğmuştur. Niğbolu Savaşı (1396), Yıldırım Bayezid dönemindedir. Onun için buradan, Sayın Cumhurbaşkanımıza, Başkanımıza, Millî Savunma Bakanımıza ve Türk Tarih Kurumu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Refik Turan’a, “Türk Tarihi yeniden yazılmalıdır”, teklifimi arz ediyorum.

PAYLAŞ
Önceki İçerikİslâm’da Fazilet ve âdab
Sonraki İçerikKent kütüphanesi ve okuma evi açıldı
Salim Taşçı
Yozgat Sorgun’da, kargaların nohutları telef ettiğinde, güzün 18 Eylül 1945’de doğdu… 57 yıldır Ankaralı… 1962 yılında gazeteciliğe başladı. Milliyet, Tercüman, Adalet ve Tasvir’de çalıştı. 9 öyküsü sinema filmi yapıldı. Şimdi Sonsöz’de yazıyor.