Ana Sayfa Yazarlar Başkan’lık ve İngiltere

Başkan’lık ve İngiltere

65
PAYLAŞ

Kıbrıs’taki üslerden havalanmış olan İngiliz uçakları IŞİD hedeflerini vuruyor. Bu askeri operasyonun nelere yol açacağını da hep beraber izleyeceğiz.
Ancak meselenin bir başka boyutunu irdelemek istiyorum.
Malum ülkemizde yeni bir Anayasa yapılması tartışmaları sürüp gitmektedir. Yazılı bir anayasası bulunmayan birkaç ülkeden birinin İngiltere olduğunu söylesem (diğerleri Yeni Zelanda ile İsrail) ne dersiniz?
1215 yılında Kilise, İngiltere Kralı ve o ülkedeki Baronlar arasındaki mücadelenin barışçıl bir sonuca varması için geliştirilen Magna Carta (Büyük Ferman) adlı belge İngiliz demokrasisinin temelini oluşturmaktadır.
Kralın bazı yetkilerinden feragat etmesini, kanunlara uygun davranmasını ve hukukun kralın arzu ve isteklerinden daha üstün olduğunu kabul etmesini zorunlu kılan bu belge, vatandaşların özgürlüklerini belirlemekten çok, toplum güçleri arasında bir denge kurmayı amaçlamıştır.
Kısacası, bir mutabakat belgesidir ve günümüz anlayışıyla bir anayasa belgesi değildir.
Peki, yazılı bir anayasası bulunmayan İngiltere neyle yönetilmektedir?
Tabii ki yüzyıllar içinde parlamentonun kabul etmiş bulunduğu yasalarla!
İngiltere Başbakanı Cameron’un IŞİD’e karşı İngiliz silahlı kuvvetlerini kullanmak üzere Avam Kamarası’ndan (halk tarafından seçilen milletvekillerinden oluşan. Diğeri Lordlar Kamarası’dır) onay ve yetki alarak bu operasyona başladı.
Esasen, Kraliçe adına yetki kullanan hükümet niye bu izni istemiştir acaba?
Her ne kadar bir bağlayıcılığı bulunmasa dahi, daha önceki İngiliz hükümetlerince görüşüne başvurulan Avam Kamarası’nda başta Irak’ın işgali konusunda 2003 yılında alınan olumlu karar vardır.
Ancak daha sonra 2013 ve 2014 yıllarında, ve Suriye’ye müdahaleyi ilgilendiren olumsuz kararların ışığında, Cameron Hükümeti tekrar bu meclisten izin istemeye mecbur bırakılmış durumdadır.
Cameron Hükümeti’nin bu son izin talebi üzerine İngiliz milletvekilleri, Başsavcılık makamını çağırarak görüşünü sormuşlardır. Başsavcı Jeremy Wright ise Avam Kamarası’na, IŞİD’in bombalanmasının yararlı; ancak çok da gerekmediği yanıtını vermiştir.
Anlaşılacağı üzere, yazılı bir anayasası dahi bulunmayan bir ülkede kanunların, mevcut uygulamalarla tesis edilebileceği yönünde bir anlayış mevcuttur.
Acaba bu ilerici demokratik anlayış ülkemizde geçerli kılınabilir mi?
Özellikle Başkan’lık isteyen siyasilere ve bu fikri destekleyen hukukçulara soruyorum ne dersiniz?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam