CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Cumhurbaşkanı ve hükümet, referandumdan ‘hayır’ çıkacağı korkusuyla, tek silah olarak terör tehdidi ve şantaj silahına sarılıyor” dedi.

Toprak yaptığı açıklamada, AK Parti iktidarının, referanduma giderken, enflasyonu düşürmek için enflasyon sepetinde “endeks oyunlarıyla” değişikliğe gittiğini belirtti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2017 yılı için, enflasyon sepetindeki kalemlerin ağırlıklarında yaptığı değişikliklerin içeriğine ve zamanlamasına dikkat çeken Toprak, referandum öncesi, halkı ‘evet’e ikna etmek için, AK Parti’nin ekonomiden, teröre kadar her alanda ayrı bir senaryo yazdığını ifade etti.

“HESAP OYUNUYLA ENFLASYON KAĞIT ÜZERİNDE DÜŞÜK GÖSTERİLECEK”-

Merkez Bankası’nın sürekli olarak enflasyon hedefini tutturamamasını gıda enflasyonuna bağladığını ve TÜİK’in de durumdan vazife çıkartarak, enflasyon sepetindeki kalemlerin ağırlığını 2017 yılı için yeniden değiştirdiğini ve gıda ağırlığını 23’ten 21’e indirirken konut, elektrik, doğal gaz, sağlık, giyim gibi temel tüketim kalemlerinin ağırlıklarını da düşürdüğünü belirten Toprak, şunları kaydetti:
“Buna karşılık,  alkollü içkilerin, sigara ve tütün mamullerinin yanı sıra, sanki halkın lokantada yemek yiyecek, lüks otellerde konaklayacak takati kalmış gibi, bu kalemlerin endeksteki ağırlıkları artırıldı. Hesap oyunu ve senaryo gayet açık. Tıpkı milli gelir hesap yöntemini bir günde değiştirip, kağıt üzerinde kişi başına 2 bin dolar artırdıkları gibi, şimdi de referanduma giderken, 2016’da hedefin 1,5 puan üzerine çıkan, çift haneli rakamlara doğru tırmanan enflasyonu, kağıt üzerinde düşük gösterecekler.”

-“BAŞKANLIĞI PAZARLIYORLAR”-

Başbakan tarafından açıklanan kalkınma paketlerini de eleştiren Toprak, “Daha 4 ay önce, Eylül’de Güneydoğu için kağıt üzerinde 23 ile 140 milyarlık kalkınma paketi açıklayan Başbakan Yıldırım,  tek çivi bile çakmadan, ikinci Güneydoğu kalkınma paketini açıkladı. Bu defa 23 ile 19,6 milyar yatırım, 2027’ye kadar 65 bin ev yapacaklar, 255 milyon liralık ev eşyası dağıtacaklar. 23 ilin 10 tanesi sözde cazibe merkezi ve her birine yılda 8 fabrika, 10 ilde yılda 80 fabrika… Referanduma giderken 4 ayda bir tekrarlanan kağıt üzerindeki bu vaatlerle, demokrasiyi, özgürlükleri satın alma peşinde, başkanlığı pazarlıyorlar” dedi.

-“HER YOLA BAŞVURUYORLAR”-

Toprak, Cumhurbaşkanı ve iktidarın referandumda istediklerini elde etmek için terör tehdidi ve şantaj dahil her yola başvurduklarını ifade ederek, şöyle devam etti:
“Aynısını 1 Kasım’da da yaptılar. O zaman tek parti iktidarı olursa, terörün sona ereceğini, ekonomik istikrarın geleceğini, işsizliğin biteceğini, yatırımların artacağını, ‘aksi halde beyaz Toros’ların geri geleceğini’ söyleyerek, halka, seçmene şantaj yaptılar. Sur’u, Toledo yapacaklardı. Şimdi de aynısını söylüyorlar, başkanlık gelecek, terör bitecek tehdidini savuruyorlar. Başbakan işadamlarına, kredi, bedava arsa, bina vaat ederek yatırım yapın derken,  Cumhurbaşkanı işadamlarını ‘risk almazsanız,  her şeyinizi kaybedersiniz’ diye tehdit ediyor. Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırım tutarı, yüzde 43 düşmüş durumda. Açıklanan tüm teşviklere, desteklere, vaatlere rağmen, yatırımcı bu senaryolara kanmıyor. Ekonomide güven endeksleri, sanayinin tüm sektörlerinde kapasite kullanımı hızla geriliyor. Merkez Bankası rezervleri bir haftada 3 milyar dolar eridi.  Siyasi baskılar ve Beştepe’nin gölgesi, Merkez Bankası’nın üzerinde olduğu için de kimse Merkez Bankası’nın bağımsızlığına, aldığı kararlara, para, kur ve faiz politikalarına inanmıyor, güvenmiyor. Cumhurbaşkanı ve hükümet, referandumdan ‘hayır’ çıkacağı korkusuyla, tek silah olarak terör tehdidi ve şantaj silahına sarılıyor.”