Başbakan Binali Yıldırım, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde terör örgütü PKK mensuplarınca düzenlenen saldırıda 2’si 8 kişi hayatını kaybettiğini açıkladı. Yıldırım, HDP’li milletvekillerinin gözaltına alınmasına ilişkin, “Türkiye bir hukuk devleti. Hukukun önünde hiç kimsenin geçiş üstünlüğü yoktur. Bütün vatandaşlarımız hukuk önünde eşittir. Yapılan işlem hukuk içerisinde bir işlemdir” dedi.

Yapılan işlemin tamamen yargısal bir faaliyet olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Seçilmiş olmasına rağmen terörle birlikte hareket eden, terörü teşvik eden ve terörü cesaretlendiren, lojistik destek verenler ve bu tutumları nedeniyle de dokunulmazlıkları Anayasa değişikliği sona erdirilen milletvekilleri hakkında hukuki bir işlemdir” ifadesini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Denizcilik Örgütü Dünya Denizcilik Günü programına katıldı. Program sonrasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Yıldırım, Diyarbakır’da meydana gelen bombalı saldırı hakkında bilgi verdi.

Yıldırım, çevik kuvvetin konuşlandığı, vatandaşların işine, çocukların okula gittiği bir noktada, bir bomba yüklü aracın patlatıldığını belirterek, “Şu ana kadar 8 vefat var. 2 polisimiz, bir teknisyen ve 5 vatandaşımız hayatını kaybetmiş durumdadır. Bir teröristte ölü ele geçirilmiştir. Hastanede tedavileri süren 100’ün üzerinde yaralıdan 93’ü taburcu olmuş, 7’si hala tedavi altındadır. Sayılar değişebilir şu an itibariyle bu durumdadır” dedi. Diyarbakır’da hiçbir şeyden haberi olmayan masum vatandaşlara ve şehrin güvenliğini huzurunu sağlayan polise karşı yapılan, insanlık dışı ve alçakça saldırıyı lanetlediklerini ifade eden Yıldırım, şehitlere Allahtan rahmet, yaralılara da acil şifalar diledi.

-HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ TANIMAMIŞLARDIR-

Başbakan Binali Yıldırım,  HDP’li milletvekillerinin gözaltına alınmasıyla ilgili, “Türkiye bir hukuk devleti. Hukukun önünde hiç kimsenin geçiş üstünlüğü yoktur. Bütün vatandaşlarımız hukuk önünde eşittir. Yapılan işlem hukuk içerisinde bir işlemdir. Yani daha önce mahkemeler dokunulmazlıkları kaldırılan toplam 154 milletvekili hakkında çağrı yapmışlar, bunlardan HDP milletvekilleri dışında tamamı gitmiş ifadesini vermiş ve yasal süreç devam etmektedir. HDP milletvekillerinden sadece 1 tanesi gitmiş, 54’ü bu çağrıya uymamıştır. Yani hukukun üstünlüğünü tanımamışlardır. Dolayısıyla yapılan işlem mahkemelerin yaptığı çağrıyı yerine getirmemesi üzerine gerçekleşen bir işlemdir” dedi.

-TERÖRLE İÇ İÇE GİRENLER BUNUN HESABINI VERMELİDİR-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP’li gözaltına alınmasına ilişkin “seçimle gelen seçimle gider” değerlendirmesinin anımsatılması üzerine Yıldırım, seçimle gelip seçimle gidilmesine kimsenin itirazı olamayacağını ancak, seçimle gelip terörle iç içe girenlerin de bunun hesabını vermek zorunda olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, “Orada işi birbirine karıştırmamamız lazım. Eğer kastettiği bugünkü savcılığın yaptığı tasarrufsa, işlemse Sayın Kılıçdaroğlu iki şeyi birbirine karıştırıyor. Terörle siyaseti, milli iradeyi birbirine karıştırmamak lazım. Seçimle geldiniz, vatandaşlara hizmet ettiniz, vatandaşın hayatını kolaylaştırdınız, bir dahaki seçimde ya devam edersiniz ya da göreviniz sona erer. Buradaki olay farklıdır. Buradaki iş tamamen yargısal bir faaliyettir. Seçilmiş olmasına rağmen terörle birlikte hareket eden, terörü teşvik eden ve terörü cesaretlendiren, lojistik destek verenler ve bu tutumları nedeniyle de dokunulmazlıkları Anayasa değişikliği sona erdirilen milletvekilleri hakkında hukuki bir işlemdir. Bu konunun net olarak ortaya konması lazım. Vatandaşın kafasını karıştırmaya hacet yok” dedi.

-BÖLGE HALKI BU TÜR ÇAĞRILARA KULAK VERMİYOR-

HDP’li vekillerin gözaltına alınmasının ardından KCK’dan “ayağa kalkma” çağrısında bulunduğunun anımsatılması üzerine ise Başbakan Yıldırım, “KCK veya diğerleri, bölücü örgütün birçok kısaltılmış isimde temsilcileri var. Bunlar her gün çağrı yapıyorlar, bizim için yabancı olan bir şey değil. Ama onlar bu çağrıyı yapmaktan önce bugün Diyarbakır’da masum insanların ve vatandaşın güvenliğini korumaya çalışan polislerin üzerine tonlarca bombayı patlatan kendi yandaşlarına elemanlarına bu çağrıyı yapsınlar ondan sonra görelim” dedi.
Bölge halkının artık bu tür çağrılara kulak vermediğini belirten Yıldırım, terörle gidilecek hiçbir yerin bulunmadığını ifade etti. Türkiye’nin terörle olan mücadelesini amansız bir şekilde sürdüreceğine dikkat çeken Yıldırım, “Kaçtıkları yere kadar kovalayacak ve bütün vatandaşlarımız 780 bin kilometre vatan toprağımızın her köşesinde rahatça seyahat edebilecek, iş, güç sahibi olabilecek. Can ve mal güvenliğini yüzde 100 temin edilinceye kadar güvelik güçlerimize yönelik her türlü silahlı mücadelenin sonuna erinceye kadar terörle ilgili operasyonlarımızı hız kesmeden kırsalda, şehirde var gücüyle devam edecek” dedi.

-SİYASET SUÇ İŞLEMENİN KALKANI OLAMAZ-

Siyasetin suç işlemenin bir kalkanı olmayacağını kaydeden Başbakan Yıldırım, “Eğer siz siyaseti suç işlemek için kendinize bir güvence olarak görürseniz, büyük yanlış içerisinde olursunuz. Türkiye bir hukuk devleti. Eğer Sayın Bahçeli gidip ifade veriyorsa, Sayın Baykal ifade veriyorsa, Sayın Kılıçdaroğlu ifade veriyorsa milletvekillerini birçoğu gidip ifadelerini veriyorlarsa HDP’lilerde gidip ifadelerini verecekler. Bundan kaçındığınız zaman doğacak sonuçtan da şikayet etmemeniz gerekir. Hukukun üstünlüğü esastır üstünlerin hukuku geçersizdir” diye konuştu.
Whatsapp, Twitter ve Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerine erişim sorunu ile ilgili de Başbakan Binali Yıldırım, “Güvenlik açısından zaman zaman bu tip tedbirlere başvurulabilir. Bunlar geçici tedbirlerdir, tehlike bertaraf edildikten sonra her şey normale döner” değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin sorulması üzerine ise “Sayın Cumhurbaşkanımızın burada programları var, bizimde var, bu vesile ile planlanan bir görüşme değil, sadece burada olduğu için uğradım, kendisine selam verdim, gelişmeler hakkında da bilgi arz ettim” dedi.  (ANKA) (YE/ORH)