Başbakan, Fonculara maaş bağlamamış

0
286

Cumhuriyet döneminde sayısız ekonomi kuruluşu kuruldu. Kimi çok başarılı oldu, kimi zarardan kurtulamadı, tasfiye edildi, kimisi de özelleştirildi, satıldı.

Ama bugüne kadar böylesine başarısız olanına, atıl durana, içi, dışı tam anlaşılmayana ilk defa tanıklık ediliyor. Hem de milyarca liralık kaynağa sahipken.
Memleketin her bir derdine deva olarak gösterilen Türkiye Varlık Fonu, (TVF), sakladığı yerden çıktı. İnternet sitesinde “sıkça sorulan sorulara” bölümü açan Fon, bugüne kadar olup bitenlerle ilgili, bizim de değişik tarihlerde bu sütunlardan gündeme getirdiğimiz konulara açıklık getirmeye çalışıyor.

Görülen; Fonunun durumu ve yönetimi içler acısı. Öncelikle; Başbakan, ne yönetim kurulu üyelerine maaş bağlamış, ne beş kuruş huzur hakkı ödemiş, ne bir makam arabası vermiş, ne lojman almış, ne bir kaynak kullanımı için imza attırmış. Sadece birkaç makam aracı kiralamalarına izin çıkmış.

“Koca bir yıl makam aracı kiralama dışında ne yaptınız?” diye soranlara, cevap olarak Başbakanlığı gösteriyorlar. Fon, “biz Başbakana bağlıyız, planımız, programımız Bakanlar Kurulu’ndan geçer” diyor. İyi de, Fon Başkanın görevden alınmasını Cumhurbaşkanı bizzat kendisi açıkladı. Başbakan net bir şey söylemedi. Zaten, bugün, MİT ve Genelkurmay Başkanlığı dışında tüm kurum ve kuruluşlar doğrudan Başbakanlığa bağlı. Niye Bakanlar Kurulu’nun huzuruna çıkılamadı? Bir gecede TEOG sınavını kaldıran, OHAL kararnameleri yayınlayan, 20 günde dağları delen, üç ayda 200 milyar kredi dağıtan bakanlar, size ayıracak vakit mi bulamadı? Bazı dedikodular bizi ilgilendirmez ama böyle “boş boş” oturursanız, tâbii ki Başbakan size maaş bağlamaz, makam aracı tahsis etmez!

Bu durum ayrıntılarda daha da net görüyor: Kendilerine devredilen kuruluşları, satmamışlar, Hazine arazilerine ipotek koymamışlar, üstelik böyle bir plan da yok. Herhangi bir şekilde kredi almamışlar. Döviz piyasalarına girip alım satım da olmamış. Kurdukları alt fonların da sadece isimleri var, içleri bomboş. Bu arada üç aylığına emanet aldıkları Savunma Sanayi Fonu’ndan gelen bir milyar iade etmişler.
Bir de şu denetleme konusu. “Bizi Sayıştay, TBMM denetleyecek” diye bu konudaki endişelere de vurgu yapmışlar. Bunlar Fon kuruluş sözleşmesinde var. Neden böylesine yeniden bir tekrar? Bir sıkıntı mı var?

“Fon’a yabancıların ilgisi ne?” diye de kendileri sormuşlar, kendileri cevaplamışlar:“Hem yurt içi hem de yurt dışı yatırımcıların ilgisi oldukça yüksek. Yatırımcılar arasındaki genel kanı TVF’nin Türkiye’ye yatırım fırsatları anlamında önemli bir platform olabileceği ve geç kalınmış ancak iyi düşünülmüş bir yapı olduğu yönünde”.
Peki kardeşim, bu soru cevapları niye İngilizceye çevirmediniz? Senin ana hedef kitlen Türkiye mi yoksa dış dünya mı? Kendi vatandaşını ikna etmekte zorlanıyorsun, derdini el aleme nasıl anlatacaksın? Maaş bağlanmayan bir yönetime yabancılar hangi gözle bakar?

Her şeye rağmen bu soru cevaplar bir anlamda denetimdir, kamuoyuna açılmak ve şeffaflık için atılmış bir adımdır. Ancak kendisine devredilen varlıkların üzerinde oturan bir anlayışıyla kaynaklar heba edilmiyor mu? Ekonominin çarklarının dönmesi için her bir kuruş gözü kapalı kullandırılırken, milyarca liranın öyle bomboş durması nasıl bir çelişki? Madem ileride bu tür sorulara sıcak bakılıyor, soralım:
Fon, nerede sıkıştı, kaldı? Doğmadan ölmesine kim, neden izin veriyor?