Birileri 15 Temmuz’u “başarısız darbe girişimi” olarak tanımlıyor. Özellikle televizyon haber kanallarında giriş cümlesi hep bu oluyor. Ne demek başarısız darbe girişim? Başarılı olsaydı ne diyecektik? “Paralelcilerin, FETÖ’cülerin başarılı darbesi” diye mi söze başlayacaktık?

Yabancı medya böyle yazıyor, bizim medyamıza da yerleşti, iki de bir “başarısız darbe girişimi” deniliyor. Hele bazen öyle cümlelere kuruluyor ki en anlaşılmazı “başarısız darbe girişimi önlendi” şeklinde başlayanlar. “Başarılı darbe girişimi önlendi” denilirse ne anlamış olacağız?
Gelelim geçen sürede unutulan konulardan bazılarına. En başta idam konusu. Herkes “önümüze gelsin bakarız” dedi, “referandum yapalım” bile önerildi. “Kem küm” derken unutuldu. Herkes biliyor ki ve suçlar işlendiği gündeki yasalara göre cezalandırır, cezalar geriye işlemez. Bugünlerde yine gündeme getirilir ama “ver coşkuyu” boyutundan öte geçmeyeceğini biliyoruz.

Amerika Birleşik Devletlerine giden dosyalar da unutuldu. Yüzlerce “işte suçları iade edin, sizin için Bin Ladin neyse bu şahıs bizim için de o” içerikli dosya gönderildi. Yazılanlar yetmedi, gidip yüzlerine anlatıldı, sonuç yok. En son açıklamalarda “inceliyoruz” dediler. Ya çevirileri berbat, Amerikalılar anlamıyor, ya da belgeler, bilgiler yetersiz, hiç anlamıyorlar. Gerçek olan işlerine gelmiyor. Amerikan iç ve dış istihbarat servisleri yıllardır FETÖ okullarını inceliyor. Bir aralar yolsuzluk iddiaları ortaya atıldı ama bunun da arkası gelmedi. Bir avukatlık bürosu ile anlaşıldı, dava üzerine davalar açıldı, tık yok.
Diğer ülkelerdeki okullar, FETÖ örgütlenmeleri de unutuldu. Bildiğimiz kadar Azerbaycan, Somali, Ürdün ve Pakistan yasak koydu, faaliyetleri durdurdu. Başta Afrika ülkeleri olmak üzere Kırgızistan, Endonezya gibi ülkeler bu okulları kapatmayacaklarını açıkladılar. Gerekçe Türkiye’nin “içişlerine karışması” gösterildi. Bu konuda da ilerleme kaydedilemedi.

Bir aralar “ABD bu “şizofren kâinat liderini” vermez ama başka ülkeye gitmesini zorlayabilir, Mısır’a, Güney Afrika’ya veya Kanada’ya gidebilir” iddiaları da gündemde tutuldu. Bunun da gerisi gelmedi.
Şunu da belirtelim. Her gün FETÖ’cü operasyonu şu kadar gözaltı haberleriyle karşılaşıyoruz. Vatandaş soruyor, neden hepsi aynı anda gözaltına alınmıyor, tutuklanmıyor diye. Bunun cevabı ortada. Neredeyse ülkedeki her emniyet biriminin depoları 15 Temmuz öncesi ve sonrasında ele geçirilen yüzlerce bilgisayar ve cep telefonu ile dolu. Bunlar teker teker incelenmeyi bekliyor. Son günlerde ortaya atılan “bylock” yazılımından sonra benzeri kriptolu, şifreli başka haberleşme yazılımlarının ortaya çıkmasının nedeni bu. Bu incelemelere bağlı olarak operasyonlar daha yıllarca sürebilir.
Tekrar ısrarla belirtelim. Bu hainlerle mücadele kesintisiz yurt içinde ve dışında sürmeli. Yoksa güzel ülkemiz bunların varlıklarıyla hep tehdit altında kalacak.