Ana Sayfa Yazarlar Başarının kriteri nedir?

Başarının kriteri nedir?

123
PAYLAŞ

Başarı nedir, neyle ölçümlenir, kriterleri nelerdir? Bu soru dizinine verilecek ilk akla gelen yanıt sanırım, şampiyonluk ve kupa olacaktır. Eğer genel anlamda başarının kriteri olarak şampiyonluk ve kupa diyebiliyorsak, bu sezon Fenerbahçe için başarılı demek mümkün değil.
Çok değil, şurada çok kısa zaman önce Galatasaray’dan bahsederken, bu sezonun hayal kırıklığı demekten kendimizi alamadık. İşte o Galatasaray, genel anlamda başarılı sayılan Fenerbahçe’yi Ziraat Türkiye Kupası’nın finalinde yendi ve sezonu kupasız kapatmayarak sevenlerine mutlu etti.
Peki Fenerbahçe ne yaptı? Spor Toto Süper Lig’de şampiyonluğu Beşiktaş’a verdi. Avrupa macerasına son 16 turunda Braga’ya elenerek veda etti.
Sarı Lacivertli takım için son umut Ziraat Türkiye Kupası’ydı. Ve onda da durum diğerleri gibi oldu ve finaline kadar geldikleri kupada son maçta Galatasaray’a kaybederek, sezonu kupasız ve şampiyonluk elde etmeden tamamlamak durumunda kaldılar.
Şimdi burada durup sormak gerekmiyor mu? Eğer başarı kriteri şampiyonluk ve kupaysa, Fenerbahçe için sezon başarısızlık demek oluyor.
En başata da vurgulamaya çalıştığım gibi, başarı tanımlaması buysa veriler doğrultusunda ortaya çıkan sonuç işte bu.
Neyse başarıyı, ya da başarısızlığı bir tarafa bırakıp, yarışma kulvarlarının hepsinin tamamlandığı şu noktada şu gerçeği vurgulamakta yarar görüyorum. Fenerbahçe’nin Vitor Pareira ile başarılı olma ihtimali neredeyse yok gibi. Ben Portekizli teknik adam kadar çelişkili bir teknek adam görmedim.
Bakın Galatasaray karşısında Gökhan Gönül’ü yedek soyundurup, Şener’le sahaya çıkıyorsun. Tamam teknik adam tercihidir saygı duyalım. Peki, sahada 1-0 yeniksin oyuna son oyuncu değişikliği olarak Şener’i çıkarıp Gökhan’ı sokuyorsun. Yenik takım savunma oyuncusunu neden değiştirir? O oyuncu hatalı işler yapıyorsa yapar. Peki, sen tek maçlık bir mücadelede yenik durumdayken defans oyuncusu mu değiştirirsin, yoksa ofansını mı güçlendirirsin?
Ayrıca, sakatlık nedeniyle üç ayı aşkın süredir forma giymeyen bir Markoviç’i oyuna almanın mantığı nedir? Senin böylesine önemli bir final mücadelesinde, senin hamle oyuncun, vurucu silahın Markoviç mi olur?
Allah aşkına bana bu sorunun cevabını ver…
Bakın asla amacı aşmayı, insanların kariyerlerine laf söylemeyi sevmem. Ancak çok net bir biçimde bir kez daha altını çizeyim; Bu adamla başarı im-kan-sız…
Ne Pereira’nın maç sonrası söyledikleri, ne de başkan Aziz Yıldırım’ın her zamanki gibi, alınan önemli yenilgiler sonrası yaptığı, gündemi kaydırmaya yönelik açıklamaları bu gerçeği gizlemeye yeterli.
Gerçek gerçektir. O gerçek te şudur. Pereira Fenerbahçe’nin ağırlığını taşıyacak bir teknik adamdır…
Hoşçakalın…

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam