Yılbaşından buyana ekonomide canlanma yaratmak için uçana kaçana para verme, ödenmeyen, ödenemeyen her türlü kamu alacağını yeniden yapılandırma adıyla öteleme, erteleme dönemi kapandı. Bir anlamda, gülücüklerle, sırt okşayarak “al gülüm parayı” ile yaşanan “balayı” sona erdi.

Balayı bitse iyi, arkasından maliyenin ünlü sopası geliyor. Maliye Bakanı Naci Ağbal diyor ki, “bu kadar kolaylık yaptık, krediler verdik, aflar getirdik, şimdi vergileri ödeme zamanı”. Son tarih 31 Mayıs 2017. Taksitini, şunu bunu ödemeyen kim varsa borçları af öncesi rakamlara dönecek. Ne ödemede son gün uzatılacak, ne yeni bir düzenleme yapılacak.
Bakan Bey kararlı! Ödeme yapmayanlara karşı iş bu defa hacize, icraya kadar götürecek. Maliyeciler, vergisini ödemekten imtina eden, nazlanan, kaçan olursa bunları tespit edecek, hesaplarını inceleyecek ve elektronik sistem üzerinden paralara, hesaplara bloke koyacaklar. Belki de buradan doğrudan tahsilât bile yaparlar, ruhunuz duymaz. Bu defa da bloke kalksın diye uğraşıp durursunuz.
Bakan Bey sopayı gösteriyor da şöyle bir sürecin kapısını da aralıyor. Vergisini ödeyemeyen, ödemek istemeyen, parasal açıdan daha fazla önceliği olanlar, banka hesaplarını boşaltabilirler. Adam gider, tüm parasını çeker, kasasına koyar, hatta dövize çevirir, iş fiili icraya dönene kadar bekler.
Bu eğilimi gelecek günlerde parasal verilerde, döviz piyasalarında anî oynamalarla görebiliriz. Bizim iş dünyası “sopalara karşı işini bilir” cinsten çözümler üretme kültürüne sahiptir.
Bu arada özel sektör de balayının bittiğini düşük perdeden “KDV alacaklarını” gündeme getirerek belli etti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin 73. Genel Kurulu’nda konuşan Başkan Rıfat Hisarcıklıoğlu bu konuyu “özel sektör olarak Maliye’den yüz milyarlarca lira alacağımız var. Malımızı vadeli satıyoruz ama parasını almadığımız malın KDV’sini peşinen ödüyoruz. Biriken ve alamadığımız KDV yüzünden kredi kullanmaya mecbur kalıp, banka kapılarında bekliyoruz” sözleriyle seslendirmeye başladı.
Zaten balayının biteceği daha bir hafta öncesine kadar asılı duran “istihdama teşvik” içerikli afişlerin yerini adamın gözünün içine sokarcasına “vergini öde” olanlar almasıyla ilk sinyallerini vermişti.
Dedik ya, balayı bitti, şimdi herkes parasının, peşine düştü, herkes alacağını istiyor. Bundan sonra olacakları ünlü “maliyeci” fıkrasıyla özetleyelim:
“Maliyeciler ormana girmişler. Bunu gören tilki, “eyvah yandık, bende kürk, hanımda kürk, çocuklarda kürk, çok vergi yazarlar”, kaplumbağa sırtını göstererek “biz de herkesin evi var, şimdi çok vergi çıkarılar”, leylek de “bizde de herkesin yazlığı var, bize de çok vergi gelir” diyerek kaçışmışlar. Konuşmaları duyan maymun da ağaçtan ağaca atlayarak kaçmaya başlayınca hayvanlar sormuşlar:
“Maymun kardeş, sende baş açık, sırt açık, k.ç açık. Sen niye kaçıyorsun?
Maymun “doğru diyorsunuz da, alacak bir şey bulamazlarsa bu maliyecilerin ne yapacağı belli olmaz, demiş”.
Siz iyisi mi kaçmadan, zıplamadan, Maliye ile aranızı bozmadan ve Bakan Beyi üzmeden gidin verginizi yatırın. Sonrasını merak etmeyin, yeni aflar, kolaylıklar gelir, bir hal çaresine bakılır.
Şurada bir yıl daha sıkın dişinizi, ucunda seçimler var ne de olsa.